Bir kızı elde

Elde etmek istediğiniz bir kız olabilir. Ne yaptıysanız bu kızı aşık edemediyseniz eğer son işlem olarak aşık etme büyülerine başvurabilirsiniz. Çok farklı yöntemlerle elde edilebilen ve uygulandığı zaman tesirini ve etkisini hızlı bir şekilde gösteren aşık etme büyüleri insanlık tarihi kadar eski olmasıyla ... bir kızı elde etmenin yolları ... sadece bi kızı elde etmekle yetinmeyin en güzel elma dalda duran elmadır, en mutlu kişi daldaki bütün elmalırın tadına bakandır. poligam olun. allah poligamı sever. 27.12.1999 02:41 otisabi. Hayır hiç bir kızı elde etmeye çalışmam çünkü onun da benim gibi annesi babası vardır... Onu düşünen birileri vardır bu kafayla yaşadım ve yaşamaya da devam edicem ne kadar pislikler olursa olsun... Peki, bakire olan bir kızı elde etmek isteyen birisi, onu nasıl tahrik etmelidir? İlk olarak bakire olan bir kızın bu konularda tecrübesiz olduğunu ve bunun sizler için bir avantaj oluşturduğunu unutmamak gerekir. Lakin şunu da vurgulamakta fayda var, tecrübesiz diye de her şeyden bihaber olmasını beklemeyiniz. Bir kızı kendine aşık etme yollarını ve yöntemlerini öğrenirsen elde edeceğin şey şu olacak: Hoşlandığın bir kızı kendine AŞIK ETMEN oldukça KOLAYLAŞACAK ve böylece sevdiğin kızlarla İSTEDİĞİN GİBİ görüşebileceksin. Bir kızı kendine aşık etme yolları konusunda bilmen gereken genel kural şudur: Bir Kızı Aşık Etmek İçin Yapılan Büyüler Aşk büyüleri genel olarak bir erkeği elde etmek ya da bir kızı elde etmek size gönül vermesini sağlamak için yapılmaktadır. Aşk büyüsü ile samimi olan insanlar koyu bir muhabbet içerisinde olurlar ve birbirlerine bağlanırlar.

Clock Tower: The First Fear İnceleme

2020.09.20 02:13 bglfpig Clock Tower: The First Fear İnceleme

Seri Katilden kaçma Temasını sever misiniz?

Yani Slasher Diyorum Ben Bayılırım evet
Ne Kadar Klişeler ile dolu olsa bile ergenlerin ya da direkten yetişkinlerin ya da bir kişinin yenilemez bir katil tarafından kovalanmasını izlemek bana hep zevk verdi
bu türü harika veren filmler mevcuttu
Friday the 13th
Halloween
Peeping Tom
Child's play
Scream
Cabin in the woods
Nightmare on Elm Street
Teksas da katliam
Falan Filan say say bitmez
oyunlar açısından da neler var bakalım
popüler olanları sayalım en azıdan evet bir sürü Slasher Türü oyun var ama biz çok bilinenleri sayalım
Until Dawn
Nightcry
remothered tormented fathers
Haunting Grounds
AMA ÖZELLİKLE BUNLARA DOĞUŞ KAYNAĞI OLMUŞ OLAN
Clock Tower: The First Fear
bu oyun hakkın da ne diyebilirim ki? bir sanat esiri mi? yoksa sanat esiri olmaya yaklaşan oyunlardan birisi mi?
hala bile emin değilim ama bunun sebebi ne diye sorar isen Clock Tower bir şeyi başarıyor ki zamanına göre kesinlikle taktir edilmeli
Oyun Size Bir Sürü Ending sunuyor ve çoğu farklı mesela birisini kurtarıyorsunuz ama bir ending de birisi ölüyor ya da bir ending de baya kişiyi kurtarabiliyorsunuz ama bir ending de o olmuyor ya da bir ending de bir villain ekstradan öldürebiliyorsunuz ya da bir kaç ending de ana karakteriniz ölüyor
saydıklarımın hepsini yapıyoruz
ve 1992 de çıkmış bir oyun için bu gerçekten takdir edilebilir ve türünün en iyi örneği bile sayılabilir
Clock Tower: The First Fear sanat esiri mi değil mi? hadi gelin soruyu öğrenelim
Öncellikle bu İnceleme de Tüm Endingler göze alınacaktır güzel uzun bir inceleme olacak arkanıza rastlanın ve okumaya başlayın
Spoiler uyarısı tabi ki oyunu oynamadıysanız gidin oynayın ve gelin öyle okuyun
3
2
1
BAŞLADI

Konu:

Clock Tower: The First Fear oyunu Jennifer Simpson isimli Kızımızın ve Ana Karakterimizin Ahem bir Malikaneye ''Mary Barrows'' isimli Hatun Tarafından götürülmesini anlatıyordur yani tek değil tabi ki yanın da arkadaşları var bunlar ise Anne Lotte Laura Harrington isimli kişilerdir Malikaneye geldikleri zaman önce tatlı tatlı yerleşme yapmışlardır güzel bir güzel kız sohbeti ediyorlardır Sonra Ana Karakter Jennifer arkadaşlarının isteği ile Mary bulmaya gider fakat gider iken Elektrik kesilir Jennifer arkadaşlarının olduğu odaya hemen geri döner ama onların yok olduklarını fark eder bunun bir şaka olduğunu düşünür ama olmadığını bir kaç dakika sonra fark edecektir Çünkü Kendisi Elin de Büyük bir Makas Tutan bir Seri Katil Tarafından Kovalanmaya başlar
Evet senaryo bu
ne kadar iyi sorgulanabilir ama kesinlikle iyi işlendiğine söyleyebilirim ve bazı hikayelerin acayip iyi olması gerekmez arkadaşlar karakterlerinin atmosferinin iyi işlenmesi olması onu kurtarabilir
Clock Tower ise bunun en güzel örneklerinden birisi öncellikle Clock Tower öyle 1 tane Katilden kaçtığınız bir oyun değil için de bir Sürü Villain barındıran bir oyun eğer bir ana Villain mevcut değil hatta sizi makas ile kovalayan ana villain gibi gözüken kişi ana villain bile değil ana villain kim diye sorar iseniz mevcut mu onu bile bilmem ama bir seçim yapmak gerekseydi Bayan Mary olurdu evet kendisi Ana Villain neden der iseniz Hikaye Göre doğurduğu iki tane oğlunun annesi oydu ve onları öldürmeye teşvik eden de oydu anlattıklarımın hepsini oyun da hikaye ilerledikçe öğreniyorsunuz ve oyun da öğrenilecek çok şey var ana karakteriniz kişiliği oyun da yaptığınız eylemler ile açığa çıkıyor ve fark ediyorsunuz ki Clock Tower seri katilden kaçan ergen bir kızı anlatmıyor karakterlerin kişiliği ve gerçekten de çözülmeyi bekleyen bir Hikayesi mevcut
Öncellikle her karakterin ayrı bir kişiliği olduğunu söylemek kolay
oyun da yaptığınız eylemlere göre çoğu karakterin kişiliği değişiyor
Mesela en güzel Örneği Mary
Kendisi Oyunun gidişatına göre siz nasıl seçimler yapar iseniz ona göre davranıyor ve kişiliği de ona göre değişiyor
bazen masum gibi davranan bir kadın gibi görünebiliyor iken başka bir oynayış şeklin de sizi öldürmeye çalışan deli bir anne ya da başka bir oynanış şeklin de size ihanet ederek öldüren bir anne ya da başka bir ending de ise size uyku ilacı vererek sonra ise sizi öldüren deli bir anne
değişiyor da değişiyor be
demeye çalıştığım Clock Tower kesinlikle hikayesi bol sürprizler ile dolu her karakterin kişiliğinin davranışlarının size göre değiştiği hikaye temalı bir oyun
çıktığı zamana göre ise de başardığı iş ''sanat esiri'' sayılabilecek kadar da iyi tekrardan dediğim gibi belirli bir kişiliğe ya da davranışa sahip karakterler mevcut değil bu oyun da çoğu karakterin kişiliğini nasıl hayatta kalacağını nasıl davranışlar da bulunacağını falan siz beliriyorsunuz arkadaşlar Clock Tower hikaye açısından acayip başarılı bir oyun
şimdi Hikaye en azıdan Şimdilik bir kenara koyalım ve Gameplay geçelim

Oynanış:

Clock Tower: The First Fear Click and point temalı bir hayatta kalma oyunu evet basit bir Gameplay sahip ama gameplay küçümsemeyin hatta küçümsemeyeceğiniz son şey olsun bu oyunun Gameplay detaylar ve harika keşfedilmeyi bekleyen şeyler ile dolu açıklamama izin verin Clock tower oynayabileceğiniz en iyi detaylı oyunlardan birisi öncellikle hikaye gibi yaptığınız oynanış şekli durmadan değişiyor şöyle açıklayayım bir kere oyun da öldüm ve oyunu tamamen resetledim
bir baktım hayda odaların yeri değişmiş odaların yeri farklı yerler de
bir zaman ise oyun da gezinir iken kutudan katil çıkıyordu bir zaman ise kutudan katil yerine bir kedi çıkıyor
bir zaman ise de oyunun size ilk başlar da kutu da almanızı istediğiniz anahtar tamamen başka yerlere taşınıyor
bir zaman ise yerler tamamen random kırılabiliyor ve ani ölüme sebep olabiliyor
bir zaman ise katil hiç beklenmedik yerlerden çıkabiliyor ve size saklanacak yer bırakmayabiliyor
bir zaman ise aynaya baktığınız da bir el sizi tutuyor ve daha oyunun ilk başların da ölebiliyorsunuz
neler var neler
demeye çalıştığım şey Clock tower kesinlikle harika tekrar oynanmaya değer bir Gameplay sunuyor ne yapar iseniz yapın değişik sonuçlar alacaksınız
ve bu da oyunu tekrar oynamanız için o farklı tüm sonları almak için bir sebep yaratıyor
90lar da ve 80ler de bu kadar detaylı bir gameplay görmek zor o yüzden yaptığı işi sonuna kadar taktir ediyorum
arkadaşlar ben oyunlara tekrar zor bakarım oyun bana gerçekten o oyunu tekrar oynamak için bir sebep sunmuyor ise
Eee Clock tower bunu harika bir şekil de sunuyor
öpün başınızı üstüne koyun
bilmenizi isteyeceğim şey Clock tower da sıkılmanız tekrar oynadığınız da bile zor bir sonra ki oynayışınıza kıyasla acayip garip ve değişik şeyler olacaktır hatta bazen Random ölümlere bile sebep açabilir
bu yüzden hazırlanın aynı zaman da oyun da kurtarabileceğiniz kişiler falan filan yaptığınız seçimlere doğru değiştiğini de belirteyim
bu da işte tekrar oynamanız için farklı harika bir sebep daha
neler var lan neler lan
helal olsun ve bu elde bahsetmeden de geçemeyeceğim bu oyun da bir çan doldurma sistemi var ve bu da Dark Souls da ki gibi oyun da oturmanız ve bir süre beklemeniz lazım bunu yapar iken makaslı katil abinin ya da mary ablanın gelmediğinden emin ol ve evet baya bir süre istiyor
oyun bunu size söylemediği için Kesinlikle söylemem lazımdı
şimdi oyunun zorluğundan biraz bahsedeyim ve Zorluk Kategorisine geçelim

Zorluk:

evet Clock Tower: The First Fear baya bir rage quit geçirmeniz gereken bir oyun
Katile karşı yakalanır iseniz kaçmanız öncellikle mümkün ama bu hiç de hiç kolay olmayacaktır tuşlara abanmaya elinizden geldikçe hazır olun
çünkü abanmaz iseniz abartmıyorum %90 katil sizi yakalayacak demektir
ben bir ara o kadar basıyorum niye hala beni yakalıyor dedim ve fark ettim ki baya baya abanmam lazımmış tuşa
valla en ufak bir yavaşlama da gidersiniz söyleyeyim
aynı zaman da oyunun pc portun da bir save sistemi de yok onu da söyleyeyim
evet şu an da ''NE?'' diye kalıyor olabilirsiniz ama bildiğim kadarıyla save sistemi sadece konsol portların da var
Yani oyunu Emulator ile oynamanızı tercih ederim
ha rage quit geçiririm olur biter diyor iseniz karışamam tabi bu oyun rage quit geçirmek için ideal
aynı zaman da oyunun ilk başların da çok fazla ölür iseniz şaşırmayın çünkü Makaslı katil abimiz emin olun ki hiç beklemediğiniz yerlerden çıkacaktır
saklanıp kendisinin bir süre çıkmasını falan engellemeniz mümkün gerçi
ama her şekil de geri dönecektir ve bazen oyun size kurtarma şansını %3 gibi bir şekil de sunuyor
o yüzden hazırlanın çok kez öleceksiniz
baya baya öleceksiniz
kesinlikle daha zor eski oyunlar oynadım
ama Clock Tower hafife alınacak bir oyun da kesinlikle değil özellikle ilk oynaşınız ise
he bu elde oyunun zorluğunun yine oyunu oynama şeklinize göre değiştiğini söyleyeyim cidden cidden de öyle
helal olsun harbi lan
HELAL OLSUN
HELAL LAN
Ahem
Şimdi ise oyunun Korkunç olup olmadığı kısmına geçelim!

Ne Kadar Korkunç Bilader?:

Evet Clock tower bir korku oyunu tabi ki
slasher türü korlu oyunu ve başarıyor abi başarıyor zamanını aldırmayın Clock Tower sizleri Jumpscare ile korkutmayı bırakın Jumpscare yapmıyor bile Clock tower sizleri gerilim havasını atmosferi ile korkutmaya çalışıyor Özellikle Müzikleri ile
oyunu son ses kulaklık ile oynar iseniz ki öyle oynayın atmosferin ne kadar iyi olduğunu fark etmeniz için fark edeceksiniz ki Clock Tower gerçekten atmosferi ve müzikleri o kadar da iyi yapıyor ki 2020 de bile hafife asla alınmayacak atmosfere ve müziklere sahip
katillerin çıkıp çıkmaması dediğim gibi sizin oynayış şekliniz de bağlı olduğu için katil buradan çıkacak mı düşüncesine kaptırıp çıktığı zaman da gerilimi acayip iyi yaşarsınız
hatta bazen öyle beklenmedik anda çıkar ki gerilimi ve korkuyu damarlarınız da hissedersiniz
Clock Tower korku gerilim atmosfer müzikler hepsini yeterli ve fazla şekil de veriyor,
kesinlikle oyunu oynamanız için farklı sebeplerden birisi
şimdi en önemli ve Son Kategoriye geçelim Tüm Sonlar
hadi bakalım

Sonlar Nasıl?:

öncellikle oyun da dokuz tane ending var
Bunlar harfler ile şöyle sıralanmış oyun da ve hepsini size anlatayım
Ending S: Ana Karakterimiz yaptığı bir ses sayesin de Makaslı seri katil abimizin ölmesine sebep açıyor ve Mary ise kargalar tarafından saldırıya uğradığı zaman Ana karakterimiz onu kurtarmaya çalışsa bile Mary de düşüp ölüyor artık Anne mi Laura mı seçersiniz bilmiyorum ama ikisinden birisi Ana karakterimiz ile birlikte kurtuluyor ve kaçıp gidiyorlar
Ending A: Bu ending de neredeyse aynı olaylar oluyor ana karakterimiz makaslı seri katili öldürüyor fakat bu sefer Anne ile Laura kimi kurtarır iseniz fark etmez Mary tarafından aşağı yitilerek öldürüyor Ana Karakterimiz Mary ile bir savaş veriyor Mary Ana karakterimiz tarafından yeniliyor ve aşağı düşerek ölüyor Ana karakterimiz hayatta kalan tek kişi olmuş oluyor
Ending B: herkes ölmüş halde Ana karakterimiz Seri katili tekrar öldürüyor ve bu sefer Mary ise tam ana karakterimizi başarılı şekil de öldürmeye başaracak iken Mary onu Elektrik sayesin de öldürüyor ve Ana karakterimiz tek başına kaçıyor
Ending C: Ana Karakterimizi Çıkışa yakın bir yer de Mary karşılıyor herkes yine ölmüş durum da Ana karakterimiz Mary ile bir savaşa giriyor ve yenilip yere düşüyor Ana karakterimiz merdivenlerden tırmanıyor fakat Mary de onun peşin de geliyor ana karakterimiz Mary aşağı atıyor ve Mary ölüyor daha sonra seri katili tekrardan düşürerek öldürüyor
Ending D: ana karakterimiz bu sefer bayan Mary seri katil olduğunun farkın da değil ve kurtulduğunu sanarak herkes ölmüş durum da ona sarılmaya gidiyor Mary bıçak çıkartıyor ve ana karakterimizi başarılı şekil de öldürüyor VİLLAİN KAZANDI HAHAHAHAHA.... Villain kazandığı zaman sevinirim hani.... bu ending de baya iyi... NE VAR LAN İŞTE VİLLAİNLAR DA KAZANMAYI HAK EDİYOR
Ending E: Ana karakterimiz bu sefer asansör de üçüncü düğmeye basıyor fakat Asansör başka tarafa gidiyor ışıklar kapanıyor ve makaslı abimiz Mary öldürüyor VE VİLLAİNLAR YİNE KAZANIYOR
Ending F: ana karakterimiz bir tane mağaraya giriyor ve mağara yıkılmaya başladığı zaman asansöre biniyor fakat asansör de onu seri katilin beklediğini fark etmiyor ve asansör de ne yapar ise yapsın seri katil tarafından yeniliyor ve öldürülüyor YİNE VİLLAİN KAZANIYOR İŞTE BU!
Ending G: Ana Karakterimiz araba ile herkesin öldüğüne tanık olduktan sonra kaçıyor ve üç gün sonra evin de ''nedeni'' belirtilmeyen bir şekil de ölü bulunuyor Yine Villianlar kazanıyor (Doğrulandığı Üzere Mary tarafından öldürülmüş kendisi)
Ending H: Yine aynısı fakat bu sefer arabanın arkasından MAKASLI SERİ KATİL ABİMİZ ÇIKIYOR VE BU SEFER ÖLDÜRÜLME SEBEBİ BELLİ OLUYOR
Evet tamamen Farklı Endingler
Şimdi Sonuç Kısmına Gelelim

Sonuç:

Çıktığı yıla göre acayip iyi bir iş çıkartan ve benim çok sevdiğim seri katil temasını acayip iyi yansıtmayı başaran çok iyi hikaye sahip olan oyunu oynamam için üst de bahsettiğim üzere bir sürü sebep sunan bir sürü sonu olması ve acayip korkunç olmasını sayar isek Clock Tower: The First Fear benim için bir sanat esiridir

10

Okuduğunuz için Teşekkürler

submitted by bglfpig to veYakinEvren [link] [comments]


2020.09.20 01:48 bglfpig Clock Tower: The First Fear İnceleme

Seri Katilden kaçma Temasını sever misiniz?
Yani Slasher Diyorum Ben Bayılırım evet
Ne Kadar Klişeler ile dolu olsa bile ergenlerin ya da direkten yetişkinlerin ya da bir kişinin yenilemez bir katil tarafından kovalanmasını izlemek bana hep zevk verdi
bu türü harika veren filmler mevcuttu
Friday the 13th
Halloween
Peeping Tom
Child's play
Scream
Cabin in the woods
Nightmare on Elm Street
Teksas da katliam
Falan Filan say say bitmez
oyunlar açısından da neler var bakalım
popüler olanları sayalım en azıdan evet bir sürü Slasher Türü oyun var ama biz çok bilinenleri sayalım
Until Dawn
Nightcry
remothered tormented fathers
Haunting Grounds
AMA ÖZELLİKLE BUNLARA DOĞUŞ KAYNAĞI OLMUŞ OLAN
Clock Tower: The First Fear
bu oyun hakkın da ne diyebilirim ki? bir sanat esiri mi? yoksa sanat esiri olmaya yaklaşan oyunlardan birisi mi?
hala bile emin değilim ama bunun sebebi ne diye sorar isen Clock Tower bir şeyi başarıyor ki zamanına göre kesinlikle taktir edilmeli
Oyun Size Bir Sürü Ending sunuyor ve çoğu farklı mesela birisini kurtarıyorsunuz ama bir ending de birisi ölüyor ya da bir ending de baya kişiyi kurtarabiliyorsunuz ama bir ending de o olmuyor ya da bir ending de bir villain ekstradan öldürebiliyorsunuz ya da bir kaç ending de ana karakteriniz ölüyor
saydıklarımın hepsini yapıyoruz
ve 1992 de çıkmış bir oyun için bu gerçekten takdir edilebilir ve türünün en iyi örneği bile sayılabilir
Clock Tower: The First Fear sanat esiri mi değil mi? hadi gelin soruyu öğrenelim
Öncellikle bu İnceleme de Tüm Endingler göze alınacaktır güzel uzun bir inceleme olacak arkanıza rastlanın ve okumaya başlayın
Spoiler uyarısı tabi ki oyunu oynamadıysanız gidin oynayın ve gelin öyle okuyun
3
2
1
BAŞLADI

Konu:

Clock Tower: The First Fear oyunu Jennifer Simpson isimli Kızımızın ve Ana Karakterimizin Ahem bir Malikaneye ''Mary Barrows'' isimli Hatun Tarafından götürülmesini anlatıyordur yani tek değil tabi ki yanın da arkadaşları var bunlar ise Anne Lotte Laura Harrington isimli kişilerdir Malikaneye geldikleri zaman önce tatlı tatlı yerleşme yapmışlardır güzel bir güzel kız sohbeti ediyorlardır Sonra Ana Karakter Jennifer arkadaşlarının isteği ile Mary bulmaya gider fakat gider iken Elektrik kesilir Jennifer arkadaşlarının olduğu odaya hemen geri döner ama onların yok olduklarını fark eder bunun bir şaka olduğunu düşünür ama olmadığını bir kaç dakika sonra fark edecektir Çünkü Kendisi Elin de Büyük bir Makas Tutan bir Seri Katil Tarafından Kovalanmaya başlar
Evet senaryo bu
ne kadar iyi sorgulanabilir ama kesinlikle iyi işlendiğine söyleyebilirim ve bazı hikayelerin acayip iyi olması gerekmez arkadaşlar karakterlerinin atmosferinin iyi işlenmesi olması onu kurtarabilir
Clock Tower ise bunun en güzel örneklerinden birisi öncellikle Clock Tower öyle 1 tane Katilden kaçtığınız bir oyun değil için de bir Sürü Villain barındıran bir oyun eğer bir ana Villain mevcut değil hatta sizi makas ile kovalayan ana villain gibi gözüken kişi ana villain bile değil ana villain kim diye sorar iseniz mevcut mu onu bile bilmem ama bir seçim yapmak gerekseydi Bayan Mary olurdu evet kendisi Ana Villain neden der iseniz Hikaye Göre doğurduğu iki tane oğlunun annesi oydu ve onları öldürmeye teşvik eden de oydu anlattıklarımın hepsini oyun da hikaye ilerledikçe öğreniyorsunuz ve oyun da öğrenilecek çok şey var ana karakteriniz kişiliği oyun da yaptığınız eylemler ile açığa çıkıyor ve fark ediyorsunuz ki Clock Tower seri katilden kaçan ergen bir kızı anlatmıyor karakterlerin kişiliği ve gerçekten de çözülmeyi bekleyen bir Hikayesi mevcut
Öncellikle her karakterin ayrı bir kişiliği olduğunu söylemek kolay
oyun da yaptığınız eylemlere göre çoğu karakterin kişiliği değişiyor
Mesela en güzel Örneği Mary
Kendisi Oyunun gidişatına göre siz nasıl seçimler yapar iseniz ona göre davranıyor ve kişiliği de ona göre değişiyor
bazen masum gibi davranan bir kadın gibi görünebiliyor iken başka bir oynayış şeklin de sizi öldürmeye çalışan deli bir anne ya da başka bir oynanış şeklin de size ihanet ederek öldüren bir anne ya da başka bir ending de ise size uyku ilacı vererek sonra ise sizi öldüren deli bir anne
değişiyor da değişiyor be
demeye çalıştığım Clock Tower kesinlikle hikayesi bol sürprizler ile dolu her karakterin kişiliğinin davranışlarının size göre değiştiği hikaye temalı bir oyun
çıktığı zamana göre ise de başardığı iş ''sanat esiri'' sayılabilecek kadar da iyi tekrardan dediğim gibi belirli bir kişiliğe ya da davranışa sahip karakterler mevcut değil bu oyun da çoğu karakterin kişiliğini nasıl hayatta kalacağını nasıl davranışlar da bulunacağını falan siz beliriyorsunuz arkadaşlar Clock Tower hikaye açısından acayip başarılı bir oyun
şimdi Hikaye en azıdan Şimdilik bir kenara koyalım ve Gameplay geçelim

Oynanış:

Clock Tower: The First Fear Click and point temalı bir hayatta kalma oyunu evet basit bir Gameplay sahip ama gameplay küçümsemeyin hatta küçümsemeyeceğiniz son şey olsun bu oyunun Gameplay detaylar ve harika keşfedilmeyi bekleyen şeyler ile dolu açıklamama izin verin Clock tower oynayabileceğiniz en iyi detaylı oyunlardan birisi öncellikle hikaye gibi yaptığınız oynanış şekli durmadan değişiyor şöyle açıklayayım bir kere oyun da öldüm ve oyunu tamamen resetledim
bir baktım hayda odaların yeri değişmiş odaların yeri farklı yerler de
bir zaman ise oyun da gezinir iken kutudan katil çıkıyordu bir zaman ise kutudan katil yerine bir kedi çıkıyor
bir zaman ise de oyunun size ilk başlar da kutu da almanızı istediğiniz anahtar tamamen başka yerlere taşınıyor
bir zaman ise yerler tamamen random kırılabiliyor ve ani ölüme sebep olabiliyor
bir zaman ise katil hiç beklenmedik yerlerden çıkabiliyor ve size saklanacak yer bırakmayabiliyor
bir zaman ise aynaya baktığınız da bir el sizi tutuyor ve daha oyunun ilk başların da ölebiliyorsunuz
neler var neler
demeye çalıştığım şey Clock tower kesinlikle harika tekrar oynanmaya değer bir Gameplay sunuyor ne yapar iseniz yapın değişik sonuçlar alacaksınız
ve bu da oyunu tekrar oynamanız için o farklı tüm sonları almak için bir sebep yaratıyor
90lar da ve 80ler de bu kadar detaylı bir gameplay görmek zor o yüzden yaptığı işi sonuna kadar taktir ediyorum
arkadaşlar ben oyunlara tekrar zor bakarım oyun bana gerçekten o oyunu tekrar oynamak için bir sebep sunmuyor ise
Eee Clock tower bunu harika bir şekil de sunuyor
öpün başınızı üstüne koyun
bilmenizi isteyeceğim şey Clock tower da sıkılmanız tekrar oynadığınız da bile zor bir sonra ki oynayışınıza kıyasla acayip garip ve değişik şeyler olacaktır hatta bazen Random ölümlere bile sebep açabilir
bu yüzden hazırlanın aynı zaman da oyun da kurtarabileceğiniz kişiler falan filan yaptığınız seçimlere doğru değiştiğini de belirteyim
bu da işte tekrar oynamanız için farklı harika bir sebep daha
neler var lan neler lan
helal olsun ve bu elde bahsetmeden de geçemeyeceğim bu oyun da bir çan doldurma sistemi var ve bu da Dark Souls da ki gibi oyun da oturmanız ve bir süre beklemeniz lazım bunu yapar iken makaslı katil abinin ya da mary ablanın gelmediğinden emin ol ve evet baya bir süre istiyor
oyun bunu size söylemediği için Kesinlikle söylemem lazımdı
şimdi oyunun zorluğundan biraz bahsedeyim ve Zorluk Kategorisine geçelim

Zorluk:

evet Clock Tower: The First Fear baya bir rage quit geçirmeniz gereken bir oyun
Katile karşı yakalanır iseniz kaçmanız öncellikle mümkün ama bu hiç de hiç kolay olmayacaktır tuşlara abanmaya elinizden geldikçe hazır olun
çünkü abanmaz iseniz abartmıyorum %90 katil sizi yakalayacak demektir
ben bir ara o kadar basıyorum niye hala beni yakalıyor dedim ve fark ettim ki baya baya abanmam lazımmış tuşa
valla en ufak bir yavaşlama da gidersiniz söyleyeyim
aynı zaman da oyunun pc portun da bir save sistemi de yok onu da söyleyeyim
evet şu an da ''NE?'' diye kalıyor olabilirsiniz ama bildiğim kadarıyla save sistemi sadece konsol portların da var
Yani oyunu Emulator ile oynamanızı tercih ederim
ha rage quit geçiririm olur biter diyor iseniz karışamam tabi bu oyun rage quit geçirmek için ideal
aynı zaman da oyunun ilk başların da çok fazla ölür iseniz şaşırmayın çünkü Makaslı katil abimiz emin olun ki hiç beklemediğiniz yerlerden çıkacaktır
saklanıp kendisinin bir süre çıkmasını falan engellemeniz mümkün gerçi
ama her şekil de geri dönecektir ve bazen oyun size kurtarma şansını %3 gibi bir şekil de sunuyor
o yüzden hazırlanın çok kez öleceksiniz
baya baya öleceksiniz
kesinlikle daha zor eski oyunlar oynadım
ama Clock Tower hafife alınacak bir oyun da kesinlikle değil özellikle ilk oynaşınız ise
he bu elde oyunun zorluğunun yine oyunu oynama şeklinize göre değiştiğini söyleyeyim cidden cidden de öyle
helal olsun harbi lan
HELAL OLSUN
HELAL LAN
Ahem
Şimdi ise oyunun Korkunç olup olmadığı kısmına geçelim!

Ne Kadar Korkunç Bilader?:

Evet Clock tower bir korku oyunu tabi ki
slasher türü korlu oyunu ve başarıyor abi başarıyor zamanını aldırmayın Clock Tower sizleri Jumpscare ile korkutmayı bırakın Jumpscare yapmıyor bile Clock tower sizleri gerilim havasını atmosferi ile korkutmaya çalışıyor Özellikle Müzikleri ile
oyunu son ses kulaklık ile oynar iseniz ki öyle oynayın atmosferin ne kadar iyi olduğunu fark etmeniz için fark edeceksiniz ki Clock Tower gerçekten atmosferi ve müzikleri o kadar da iyi yapıyor ki 2020 de bile hafife asla alınmayacak atmosfere ve müziklere sahip
katillerin çıkıp çıkmaması dediğim gibi sizin oynayış şekliniz de bağlı olduğu için katil buradan çıkacak mı düşüncesine kaptırıp çıktığı zaman da gerilimi acayip iyi yaşarsınız
hatta bazen öyle beklenmedik anda çıkar ki gerilimi ve korkuyu damarlarınız da hissedersiniz
Clock Tower korku gerilim atmosfer müzikler hepsini yeterli ve fazla şekil de veriyor,
kesinlikle oyunu oynamanız için farklı sebeplerden birisi
şimdi en önemli ve Son Kategoriye geçelim Tüm Sonlar
hadi bakalım

Sonlar Nasıl?:

öncellikle oyun da dokuz tane ending var
Bunlar harfler ile şöyle sıralanmış oyun da ve hepsini size anlatayım
Ending S: Ana Karakterimiz yaptığı bir ses sayesin de Makaslı seri katil abimizin ölmesine sebep açıyor ve Mary ise kargalar tarafından saldırıya uğradığı zaman Ana karakterimiz onu kurtarmaya çalışsa bile Mary de düşüp ölüyor artık Anne mi Laura mı seçersiniz bilmiyorum ama ikisinden birisi Ana karakterimiz ile birlikte kurtuluyor ve kaçıp gidiyorlar
Ending A: Bu ending de neredeyse aynı olaylar oluyor ana karakterimiz makaslı seri katili öldürüyor fakat bu sefer Anne ile Laura kimi kurtarır iseniz fark etmez Mary tarafından aşağı yitilerek öldürüyor Ana Karakterimiz Mary ile bir savaş veriyor Mary Ana karakterimiz tarafından yeniliyor ve aşağı düşerek ölüyor Ana karakterimiz hayatta kalan tek kişi olmuş oluyor
Ending B: herkes ölmüş halde Ana karakterimiz Seri katili tekrar öldürüyor ve bu sefer Mary ise tam ana karakterimizi başarılı şekil de öldürmeye başaracak iken Mary onu Elektrik sayesin de öldürüyor ve Ana karakterimiz tek başına kaçıyor
Ending C: Ana Karakterimizi Çıkışa yakın bir yer de Mary karşılıyor herkes yine ölmüş durum da Ana karakterimiz Mary ile bir savaşa giriyor ve yenilip yere düşüyor Ana karakterimiz merdivenlerden tırmanıyor fakat Mary de onun peşin de geliyor ana karakterimiz Mary aşağı atıyor ve Mary ölüyor daha sonra seri katili tekrardan düşürerek öldürüyor
Ending D: ana karakterimiz bu sefer bayan Mary seri katil olduğunun farkın da değil ve kurtulduğunu sanarak herkes ölmüş durum da ona sarılmaya gidiyor Mary bıçak çıkartıyor ve ana karakterimizi başarılı şekil de öldürüyor VİLLAİN KAZANDI HAHAHAHAHA.... Villain kazandığı zaman sevinirim hani.... bu ending de baya iyi... NE VAR LAN İŞTE VİLLAİNLAR DA KAZANMAYI HAK EDİYOR
Ending E: Ana karakterimiz bu sefer asansör de üçüncü düğmeye basıyor fakat Asansör başka tarafa gidiyor ışıklar kapanıyor ve makaslı abimiz Mary öldürüyor VE VİLLAİNLAR YİNE KAZANIYOR
Ending F: ana karakterimiz bir tane mağaraya giriyor ve mağara yıkılmaya başladığı zaman asansöre biniyor fakat asansör de onu seri katilin beklediğini fark etmiyor ve asansör de ne yapar ise yapsın seri katil tarafından yeniliyor ve öldürülüyor YİNE VİLLAİN KAZANIYOR İŞTE BU!
Ending G: Ana Karakterimiz araba ile herkesin öldüğüne tanık olduktan sonra kaçıyor ve üç gün sonra evin de ''nedeni'' belirtilmeyen bir şekil de ölü bulunuyor Yine Villianlar kazanıyor (Doğrulandığı Üzere Mary tarafından öldürülmüş kendisi)
Ending H: Yine aynısı fakat bu sefer arabanın arkasından MAKASLI SERİ KATİL ABİMİZ ÇIKIYOR VE BU SEFER ÖLDÜRÜLME SEBEBİ BELLİ OLUYOR
Evet tamamen Farklı Endingler
Şimdi Sonuç Kısmına Gelelim

Sonuç:

Çıktığı yıla göre acayip iyi bir iş çıkartan ve benim çok sevdiğim seri katil temasını acayip iyi yansıtmayı başaran çok iyi hikaye sahip olan oyunu oynamam için üst de bahsettiğim üzere bir sürü sebep sunan bir sürü sonu olması ve acayip korkunç olmasını sayar isek Clock Tower: The First Fear benim için bir sanat esiridir

10

Okuduğunuz için Teşekkürler
submitted by bglfpig to kiziliksir [link] [comments]


2020.09.17 02:37 LairdLion İLİŞKİ, HAYAT, KİŞİLİK SORUNLARI HAKKINDA

Selam beyler, umarım iyi gidiyordur her şey. Öncelikle bu post uzun olacak, vakti olmayan dostların uğraşmasına gerek yok. Tercihim hayat tecrübesi çok olan abilerimin cevap vermesi aslında. Troll davranacaklar da postu okuduktan sonra zaten ciddi şekilde cevap verirler diye umuyorum, pek taşşak geçmelik bir havada değilim. Şimdiden teşekkür ederim.

Genel olarak sorunlarım çok küçük yaşlarda başladı. Maddi anlamda ailem tamamen dipteydi diyebilirim. Orta okulun yarılarına kadar da aynı şekilde devam etti; okula haftalık bir kaç lirayla giderdim, o şekilde bir durum. Tabii bu durumda pek fazla bir şey alınarak, mutlu mesut yetiştiğimi söyleyemem. İki halam, yatalak bir babaannem ve ebeveynlerim ile büyüdüm. Anne ve babam sinir hastalıklarından dolayı yıllardır bir psikiyatri doktoru ile yakınlar, küçük yaşlarda çoklu kişilik bozukluğu ile tanıştım; o doktor sağ olsun ilerleyen yaşlarıma kadar ağır ilaçlar kullanmamı engelledi. Lakin zaman geçtikçe ben bozukluğa alıştım, dışarıya bunu yansıtmayı kestim. Beni tanıyan çoğu kişi bu bozukluğu bilmez bile, o derece kapattım kendi içime. (Bilmeyenler için çoklu kişilik bozukluğu birden fazla kişiliğiniz olmasına sebep oluyor. Çoğu vakada kişilikler birbirinden bağımsız, hatta anıları bölünmüş halde oluyorlar. Benim durumum bundan bir nebze farklıydı, tamamını açıklayacak enerjim yok maalesef :) .) Neyse, orta okulda görebileceğiniz en itici tiptim, erken ergenliğe girmemden kaynaklı boyum çok erken attı, tüm yüzüm sivilcelerle doldu ve daha kötüsü büyük bir burnum vardı. Ama nasıl bir burun, yüzümün yarısını kaplıyordu neredeyse. E bu durumlardan dolayı çoğu kişinin dalga geçtiği bir tiptim; tüm bunlar birleşince bir zaman sonra pasif agresiflik tanısı da konuldu. Orta okul benim için en boktan dönemlerimdi belkide. Ama önemli olan kısım bu değil, sadece fikriniz oluşsun diye açıkladım.

Orta okulda, gittiğim dershanede bir kız ile tanıştım. O dönemde çoğu kişinin ağzının suyu akardı kızı görse ama hem bozukluğum sebebi ile hem de o dönemler hiçbir şey umurumda olmadığından yakın birer arkadaş olduk. Cidden söylüyorum, hayatımda gerçekten güvendiğim tek insan oldu. Ve aklımdan bir kez bile sevgili mevzuları, cinsellik falan geçmedi. Dediğim gibi bütün erkeklerin bir ortamda gözünü alamayacağı bir tipti ama benim için öz kardeşim oldu. Zaten tek çocuk olduğumdan her zaman yalnız büyümüştüm, kafamda dönen sesler ve gördüğüm şeyler yüzünden hiç kimseye değer verecek enerjim olmazdı. Neyse, bir ortamımız vardı bizim. Bu kız da normale göre fiziği daha göze çarpan ve crop-top gibi açık şeyler giymekten çekinmeyen biriydi. Normalde bu arkadaş grubum ile bir alakası yoktu bile, aynı kursta idik ama kursta toplasan 40-50 kişi olduğundan millet tanışıyor eninde sonunda. Zamanla o kız da bu gruba girdi ve herkes toplu muhabbet etmeye başladı, yakınlaştı derken adına D diyeceğim bir arkadaş ve ortamdaki neredeyse çoğu erkek kızın arkasından ileri geri konuşmaya başladı. Bir süre sonra kızın yüzüne bile sekreter, orospu falan dediler. Ben de D'yi bir köşeye çekip bu konuyu konuştum. Yaptığını açıkladım, yanlış olduğunu söyledim. Ve açıkça bir daha yaparsa belasını sikeceğimi de ekledim. Neyse, gülüp geçti falan, konu kapandı. Aradan bir kaç gün geçti, yine kıza kaşar dedi ben de çıkışta bunu bir marangoza sokup yumrukladım. Çenesi yerinden çıkıyordu neredeyse, o derece bir durum. Sonra kıza da olayları anlattım ve böyle tiplerle konuşmasını istemediğimi, ya beni ya da ortamı seçeceğini söyledim. O da ''Bana kimse kimin yanında olacağımı söyleyemez diye bir cevap verdi. Ben de pekala dedim, siktirip gittim. Sonraki bir ay hayatımın en boktan dönemiydi. Bu durum benim hayata bakış açımı tamamen bozdu. Gerçekten, bu olaydan sonra bir daha kimseye güvenemedim ve güvenmeyeceğim. Aynı zamanda oldukça kötü bir kriz geçirip sabah çarşafım kanlı, sırtım tırnak izleriyle uyanmama da sebep oldu; bundan sonra çoklu kişilik bozukluğum iyice hayatımı sikti.

Anlattığım olaydan sonra dediğim gibi kimseye bir güvenim kalmadı. Okuldaki ortam bok gibiydi, ailem maddi olarak çöküyordu, bundan dolayı manevi olarak da sorunlar ortaya çıkıyordu. En sonunda halam babama, babam halama saldırdı; çok fazla detaya girmek içimden gelmiyor bu konuda, kusuruma bakmayın. Tipim desen zaten iğrençti, bunalmıştım her şeyden. Hayatımın en ağır dönemini geçirdim, kafama silah dayayıp uyuduğum geceler oldu. Lakin zaman her acıyı bastırıyor bir şekilde işte. İşin sonunda lise başladı, ben de tamamen değiştim. Yüz yapım, vücudum da aynı şekilde çok abartı bir duruma geldi. Küçüklüğümle şu anımı yan yana koysam benzetemezsiniz, o derece. O dönemden sonra hayatımda isteyip elde demediğim kimse olmadı. Bundan sonra da olacağını düşünmüyorum açıkçası. Lakin, lisede bir sevgilim oldu. Yaklaşık 1,5 yıl devam etti ilişkim. Görebileceğiniz en doğal ilişkiydi belki de. Altı ay boyunca mükemmel ilerledi, lakin zaman geçtikçe sorunlar beni boğmaya başladı. Lakin onun üzerine yine devam ettim. Altı ayın üzerine sekiz, dokuz aydan fazla işkence çektim ama bırakamadım. Her şeyimi verdim. Zaten lise başlangıcı benim hayatımın ters döndüğü bir dönemdi. Maddi olarak muazzam bir hale geldim, manevi sorunlar umurumda olmadı, notlarım zaten her zaman çok yukarıdaydı vs. Bu kız benim belki de gerçekten sevip değer verdiğim tek sevgilim oldu. İşin sonunda dayanamayacak noktaya gelmiştim, psikolojim iyice bok yolundaydı ve kızın benim ona verdiğim değerin bir gramını geri vermediğini düşünmeye başlamıştım. En sonunda uyarmama rağmen bir kaç şey daha yaptı ve o anda kesip attım. O ana kadar o kadar fazla kez ayrılacağımı söylerdim yakınlarıma ki, bilemiyorum yani... O noktadan sonra kıza karşı hiçbir şey hissetmedim, ne öfke, ne kin, ne umut. Kesip attım sadece. İlerleyen altı ayda kız acı çekti, sonunda unuttu gitti. Kıza da E diyeceğim buradan itibaren.

Bunun üzerine kardeşim dediğim bir çocuk altı, yedi ayın sonrasında bu E ile ilişkiye başladı. O da koymadı, sonuçta kızın hayatını siktiğimi hissediyordum/hissediyorum hala. Onun üzerine yine ciddi bir ilişki yapmayı denedim ve yanı şey ile sonuçlandı. Ben kızı sıktım, her şey rayına oturana kadar her şeyimi ortaya koydum ve düzeldiğinde ben de tükenmiştim, sıkılmıştım. O da ufak bir şey yaptı ve ondan da ayrıldım.

Şu an yine aynı boku yiyorum. Ciddi ilerleyen bir ilişkim var ama bunaldım. Her şeyi yoluna sokmuş olsam da yine tükendim. Lakin fark etmeye başlıyor insan; ben tükenip dursam da işin sonunda kıza yine üzülüyorum. Doğru düzgün konuşsam anlamayacağına yine eminim. Lakin artık bu tarz ilişkiler yürütecek bir kişi olduğumu düşünmüyorum. Her anlamda dengesiz birisiyim. Kafamın içinde bir milyon şey dönüyor. Gece üzgünüm, sabah sikimde değil, akşam çöküyorum. Böyle bir döngünün içindeyim. Artık aynaya baktığımda kim olduğumu anlayamıyorum. O kadar fazla harcadım ki kendimden, o kadar ödün verdim ki aslında kim olduğumu bilemiyorum. Yoruldum ben dostlar. Gerçekten bunaldım. Hem bu durumdan; nasıl kendime tekrar döneceğimden hem de bu ilişki konularını ne yapacağımdan bihaberim. Bu anlamda benzer şeyler yaşamış olanlarınız vardır eminim. Fikirleriniz, yorumlarınız önemli benim için.

Burada anlatmadığım bir çok şey de var, hala beni etkileyen. Namaz kıldıran birinden bir anda inancını kaybetmiş bir insana dönüşmemden tut, egoist birinden kendine saygısız birine dönmeme kadar binbir konu var daha. Her şeyi yazamadım, yazamam da. Şimdiden yardımcı olan, fikir veren herkese teşekkür ederim. Esenlikler.
submitted by LairdLion to KGBTR [link] [comments]


2020.09.12 02:15 fragmanlife sans kapiyi calincada flas degisiklik

Yarışma tutkunlarını ekrana kilitleyen Şans Kapıyı Çalınca'da yapılan flaş değişiklik izleyiciyi meraklandırdı. Yarışmada neler değişti?
Yarışma tutkunlarını ekrana kilitleyen Şans Kapıyı Çalınca'da yapılan flaş değişiklik izleyiciyi meraklandırdı. Yarışma programlarının altın çağını yaşadığı televizyon dünyasında ATV’nin ben de varım dediği Şans Kapıyı Çalınca yepyeni bir formata kavuştu. Ferit Aktuğ'un sunuculuğundaki yarışma programındaki değişiklikler neler, haberimizde. İşte detaylar
Şans Kapıyı Çalınca'da flaş değişiklik! Ferit Aktuğ’un özgün sunumla ekrana gelen ATV’nin yarışma programı Şans Kapıyı Çalınca’da format değişikliği yapıldı. Salı akşamları izleyiciyi kendine bağlayan yarışmada oyunların heyecanına bir de rekabet eklenecek ve oyun hırsı ikiye katlanacak.
Şans Kapıyı Çalınca’da neler değişti? Yapılan format değişikliğine göre bundan sonra Şans kapıyı çalınca yarışmasına iki değil üç aile katılacak. Üç yarışmacı evlerine götürülen oyunlarda olsun gerekse stüdyoda ilk kez görecekleri sürpriz oyunlarda birbirlerine karşı inanılmaz mücadele verecekler. Yarışmanın ilk oyunu olan 'Avantaj Oyunu'nda üç yarışmacı da aynı anda yarışacak ve en başarılı olan aile, başka bir uygulama olmadan direkt olarak finale kalma avantajı elde edecek. Avantaj oyununda başarısız olan diğer iki yarışmacıya bir şans daha verilecek ve iki yarışmacı aile, büyük finalde 50.000 lira için yarışmadan önce, yarı finalde kendileri için hazırlanan üç oyuna çıkacak. Eğer bu üç oyundan iki tanesini kazanarak rakibini elerse finale kalma avantajına sahip olacak.
50.000 liralık ödül! Üçüncü gelen aile elendikten sonra yarı finalin ve avantaj oyununun galibi iki yarışmacı final turuna katılacak. Finalde büyük ödül 50.000 lirayı kazanmak için üç oyun oynayacak iki aile, eğer üç oyundan ikisini kazanırsa büyük ödül olan 50.000 liranın da sahibi olacak. Ferit Aktuğ’un sunduğu Şans Kapıyı Çalınca her Salı akşamı saat 20.00’de ATV’de! Keyifli seyirler!
Ferit Aktuğ Kimdir? 1978 Adana doğumlu oyuncu ve sunucu Ferit Aktuğ, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Bölümü mezunudur. 2002 yılında TRT’de yayınlanan gençlik dizisi “Koçum Benim” ile sektöre adım atan Aktuğ, bir gençlik dizisi olan “Kampüsistan” ile adını duyurdu. Ona asıl şöhreti getiren yapım ise yayınlandığı dönemde büyük beğeni toplayan “Kavak Yelleri” dizisi oldu. Dizi, sinema ve tiyatro projelerinde yer alan Ferit Aktuğ, “Geleceğin Starı” adlı yarışmada oyuncu koçu olarak yer aldı ve sunuculuk yapmaya başladı. Canlitv platformu olarak şans kapıyı çalınca programında sunucu Ferit Aktuğ’a başarılar diliyoruz. Yasak Elma Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Yeni Fragmanlar Sesli Chat Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Sefirin Kızı Fragman Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz Fragman Baraj Fragman Ramo Fragman Doğduğun Ev Kaderindir Fragman Babil Fragman Zümrüdüanka Fragman Savaşçı Fragman Survivor Fragman Bay Yanlış Fragman Sen Çal Kapımı Fragman İyi Günde Kötü Günde Fragman Arıza Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2020.09.04 17:17 Incelmiyim Tipim yüzünden mi red yedim?

Eğer öyleyse over. Utangaçım. Hayatımda sadece bir kıza yürüdüm ve red yedim. Ama o zamanlar ağır beta idim. Red pill ile bile daha tanışmamıştım. Kıza yaklaşımım çok kötüydü yani kız olsam ben bile kendimi reddederim o derece. Neyse sizce bu yaklaşımımdan dolayı mı red yedim yoksa tipim sebebiyle mi? Red pilled şekilde yaklaşsam kızı elde edebilir miydim? Boy 1.82 ama ağır ektomorfum. Eğer yaklaşımıma bağlıysa şansım devam eder başka dişilerde. Fakat beni tipim yüzümden reddeydiyse diğer etkenler hikaye.
submitted by Incelmiyim to turkincel [link] [comments]


2020.09.02 03:07 Huseyin1453tr Ülkedeki Sikilmesi gereken insan tipleri

Ben 4 tane ekliyorum siz uzatabilirsiniz
  1. Radikal islamcılar : Amına koduğumun arap fantikleri hep arap kültürüne taparlar arap kültüründe ne varsa türk kültürüne sokmaya çalışırlar hep din'i kullanıp istediklerini elde etmeye çalışırlar. Arapları kardeş bilirler fakat arapların türklerden nefret etiği gerçeğini kabul edemezler.
  2. Aşırı miliyetçiler ve Türkiye'nin kendi başına güçlü olabileceğini sananlar : milliyetçilik vatan sevgisi iyi bir şeydir ama aşırı kaçan bir grup var onları genelikle şu sözlerden bulabilirsiniz : 1 türk askeri 5 milyon gavur askerinden daha güçlüdür, başka bir örnek Kardeşim türkiye 2023 züper güç olujak almanya sen kimsin ya! yada Altay tankı en iyi tonk!!!. bende isterim ki kendi ülkemin mili tankı uçağı olsun ama görünen köy kılavuz istemez ingiltere ilk kez 1916 yılında tank üretebilmişken türk tank sanayisi sadece modifiyede kaldı (oda çoğu israil ile ortak) realistik olarak bakılırsa bir bebeğin emeklemeden yürümesi imkansıza yakında türkiyenin üretiği ilk tankın en iyi tank olması imkansıza yakındır. aynı zamanda bunların erkek abaza türevlerinde : "aga şu rus kızları fena yav" derler fakat sonra kendi ırklarından kadınları akılarına gelince: ama aslında türk kızı en ahlaklı en namusludur diye geçinirler.
  3. Ülkedeki adalet sistemini (artık yönetenlerde mi sorun var yoksa direk hakim yada savcılar'da mı bilmem ama) : İnsanımız adaleti artık mahkeme yerine sosyal medyada aramaya başladı bu sayfada gördüğüm bir karikatür vardı girdiği kıyafete göre hakim tecavüzcüye ceza indirimi yapıyordu, bu mentaliteyi anlayabilmiş değilim sanki adam takım elbiseyi giyince kişiliği direk değişiyor mu ha don atlet çıkmış ha 10000 tl değerindeki takım elbise ile adam aynı adam beyin yapısı aynı ne diye ayrıcalık tanınıyor ? boşuna dememişler adalet mülkün yani devletin temelidir diye kendi ülkesinde adalet göremeyen bir insanın niye onu sevip savunması bekleniyor?
  4. Ülkedeki kadın cinayetlerinde kadının payını Örtbas etmeye çalışan kadınlar veya her kimse : burada değinmek istediğim nokta kadının kışkırtıp kışkırtmaması değil yada aldatıp aldatmaması kadınların "Yanlış erkek tercihi" yani bazı türk kızlarında nedense : hehe a 18 yaşına girdim hemen evleneyim evde kalırım yoksa kafası var ulan tek gecelik ilişki seçmiyorsun sen! direk hayatını geri kalanını geçireceğin erkeği seçiyorsun tabi aile tarafından zorla evlendirilenleri saymıyorum bu bir kenara direk koca seçerken nedense : Alfa olsun maganda olsun eli silah tutsun diye seçiliyor birkaç ay önce bir kadın cinayeti vardı bir kadın sosyal medyada elinde silah tutup serseri pozları veren kocası tarafından öldürülmüştü tamam elinde silah olabilir ama ne amaçla tutuyor? başka insanlara kabadayılık yapmak için mi yoksa vatanını korumak için mi? böyle başkasına kabadayılık yapmak için elinde silah tutan bir insanın karısını bile öldürmesini ben kolaylıkla beklerim. Kusura bakmayın ama aile zoru olmadan böyle maganda insanlarla evlenip sonra onlar tarafından öldürülen kadınlara çok az acıyorum sonuçta her koyun kendi bacağından asılır.
4.1 tepkiye gelen edit :
Dediğimi anlamadın burada demek istediğim her öldürülen kadınin tamamen suçsuz olmadığıdır eş seçiminde afedersin ağır konuşucam ama : elinde bile bile baskalarina magandalik yapmak icin silah tutan bir adamla evlenip sonra o tabancanin bir gün sana cevrilmemesini beklemek aptalıktır, başkalarının canına kast eden bir gün senin canına niye kast etmesin?
ha sana kalsa benim eşim seri katil olsun 200 kişiyi öldürsün benim kılıma dokunmasın onun için her şeyi yaparım fakat bir gün beni öldürsün o zaman o suçlu oluyor durumu oluyor
Gece geç oldu 5 tane yapıcaktım 4'te bıraktım yorum sizindir
submitted by Huseyin1453tr to KGBTR [link] [comments]


2020.08.28 18:19 griljedi GRRM - 2014 Söyleşileri

- "Gerçek hayatta iyiyle kötü arasındaki savaşın en zor yanı, hangisinin hangisi olduğunu belirlemektir... Geleneksel mutlu sonlara karşı içgüdüsel bir güvensizliğim var.”
- 1991'de bu fikri ilk aldığınızda, bunun sadece bir roman değil, birçok roman olduğunu biliyor muydunuz?
Bana gelen ilk sahne, ilk kitabın birinci bölümüydü, ulu kurt yavruları buldukları bölüm. Bu bana birdenbire geldi. Aslında farklı bir roman üzerinde çalışıyordum ve birden o sahneyi gördüm. Yazdığım romana ait değildi ama bana o kadar canlı geldi ki oturup yazmak zorunda kaldım ve bunu yaptığımda ikinci bir bölüm oldu ve ikinci bölüm Catelyn'di. Ned'in yeni döndüğü ve kralın öldüğü mesajını aldığı bölüm ve bu da bir tür farkındalıktı çünkü ilk bölümü yazarken gerçekten ne olduğunu bilmiyordum. Bu kısa bir hikaye mi? Bu bir romanın bölümü mü? Hepsi bu Bran denen çocukla mı ilgili olacak?Ama sonra, ikinci bölümü yazdığımda ve bakış açımı değiştirdiğimde - tam orada, tam başında, Temmuz 91'de önemli bir karar verdim. Tek bir bakış açısına sahip olmaktansa ikinci bir bakış açısına gittiğim dakika, kitabı çok daha büyük yaptığımı biliyordum. Şimdi iki bakış açım vardı ve iki tane elde ettiğinizde, üç, beş veya yedi veya her neyse olabilir. Üç ya da dört bölüm içinde olduğumda bile, büyük olacağını biliyordum.
Başlangıçta, bir üçleme düşündüm ve nihayet piyasaya sürdüğümde, bu şekilde sattım.Üç kitap: A Game of Thrones, A Dance With Dragons, Winds of Winter. Bunlar üç orijinal başlıktı ve üç kitap için kafamda bir yapı vardı. O zamanlar, doksanlı yılların ortalarında fanteziye, altmışlardan beri olduğu gibi üçlemelerin egemenliği altındaydı. Yayıncılığın o küçük ironilerinden birinde Tolkien aslında bir üçleme yazmadı. Yüzüklerin Efendisi adlı uzun bir roman yazdı. Ellili yıllardaki yayıncısı, "Bu tek bir roman olarak yayımlanamayacak kadar uzun. Onu üç kitaba ayıracağız" dedi. Böylece üçlemeyi elde etti, Yüzüklerin Efendisi o kadar büyük bir başarıya dönüştü ki yirmi yıldan fazla bir süredir diğer tüm fantezi yazarları üçleme yazıyordu. Bu kalıbı kararlı bir şekilde kıran, sanırım bir üçleme olarak da başlayan, ancak hızla ötesine geçen The Wheel of Time ile Robert Jordan'dı ve insanlar şunu görmeye başladı, "Hayır, daha uzun. Esasen bir mega romanınız olabilir! " Ve nihayetinde ben de aynı farkındalığa ulaştım, ancak '95'e kadar, A Game of Thrones'da zaten bin beş yüz el yazması sayfam olduğu ve sonuna kadar bile yaklaşmadığım ortaya çıktığında... Böylece benim üçlemem o noktada dört kitap oldu. Sonra, daha sonraki bir noktada, altı kitap oldu. Ve şimdi yedi kitapta sabit tutuyor.
İnşallah yedi kitapta bitirebilirim.
Büyük, biliyor musun? Ve gerçek şu ki, bu bir üçleme değil.Uzun bir roman. Gerçekten çok uzun bir roman. Bu bir hikaye ve hepsi bittiğinde, bir kutu setine koyacaklar ve bundan yirmi yıl sonra ya da bundan yüz yıl sonra hala okuyan biri varsa, hepsini birlikte okuyacaklar. Başından sonuna kadar okuyacaklar ve benim yaptığım gibi, hangi kitapta neler olduğunu unutacaklar.
- Kışyarı'nda geçen sahneleri yazarken ve birdenbire tamamen farklı bir konumla Daenerys sahnesine sahip olurken, sizin için büyük bir değişim miydi?
Oldukça erken bir tarihte, 91 yazında Daenerys'e ait şeyler vardı. Onun başka bir kıtada olduğunu biliyordum. Sanırım o zamana kadar zaten bir harita çizmiştim - ve üzerinde değildi. Westeros olarak anılacak tek kıtanın haritasını çizmiştim ama o sürgündeydi ve bunu biliyordum ve bu yapıdan bir nevi ayrılıştı. Kitabın başlangıç ​​yapısı açısından Tolkien'den ödünç aldığım bir şey. Yüzüklerin Efendisine bakarsanShire'da her şey Bilbo'nun doğum günü partisiyle başlar. Çok küçük bir odağınız var. Kitabın hemen başında Shire'ın bir haritası var - bunun tüm dünya olduğunu düşünüyorsunuz. Ve sonra onun dışına çıkarlar. Kendi içinde epik görünen Shire'ı geçerler ve sonra dünya büyüyor, büyüyor ve büyüyor... Ve sonra daha fazla karakter eklerler ve sonra bu karakterler ayrılır. Esasen oradaki ustaya baktım ve aynı yapıyı benimsedim. Taht Oyunları'ndaki her şey Kışyarı'nda başlar. Orada herkes bir aradadır ve sonra daha fazla insanla tanışırsınız ve nihayetinde ayrılırlar ve farklı yönlere giderler. Ancak bundan ilkinden ayrılan, her zaman ayrı olan Daenerys'ti. Sanki Tolkien, Bilbo'ya sahip olmanın yanı sıra, kitabın başından beri ara sıra bir Faramir bölümüne atılmış gibi.
- Aslında Daenerys, Kışyarı’na (sahnelerine) bağlıydı çünkü onun ailesine olanlar hakkında konuşulduğunu okuduk.
Örtüşmeler görüyorsunuz. Daenerys evlenir ve Robert, Daenerys'in yeni evlendiği raporunu alır ve buna ve yarattığı tehdide tepki verir.
- Çok güçlü ters dönüşleriniz var, okuyucunun dengesini bozuyorsunuz. Önceleri Sword in the Stone bölgesinde olduğunuzu düşünebilirsiniz, kitabın dönüşeceği halini düşünebilirsiniz; örneğin kahramanın Bran olduğunu düşünebilirsiniz ama sonra sizinle okuyucu arasında hilekar bir oyuna dönüşmüş gibi...
Sanırım okumak istediğini yazıyorsun. Bayonne'de çocukluğumdan beri okurdum, doymak bilmez bir okurdum. "George, burnu kitapta" diye seslenirlerdi. Bu yüzden hayatımda birçok hikaye okudum ve bazıları beni çok derinden etkiledi; diğerlerini ben onları yere koyduktan beş dakika sonra unuttum. Gerçekten takdir etmeye başladığım şeylerden biri, benim kurgumda bir tür öngörülemezlik. Beni nereye gittiğini gördüğüm bir kitaptan daha çabuk sıkan hiçbir şey yok. Siz de okudunuz. Yeni bir kitap açarsınız ve ilk bölümü, belki ilk iki bölümü okursunuz ve geri kalanını bile okumanıza gerek kalmaz. Tam olarak nereye gittiğini görebilirsiniz. Sanırım ben büyürken ve televizyon seyrederken bunun bir kısmını aldım. Annem olayların nereye gittiğini her zaman tahmin ederdi, ister I Love Lucy ister onun gibi bir şey olsun. "Pekala, bu olacak" derdi. Ve tabii ki, olur! Ve hiçbir şey daha hoş değildi, farklı bir şey olduğunda aniden bir şaşırırdı, twsit haklı olduğu sürece.
Bir anlam ifade etmeyen gelişigüzel dönüşler yapamazsınız. İşlerin takip etmesi gerekiyor. Sonunda "Aman Tanrım, bunun olacağını görmedim ama önceden haber verildi; burada bir ipucu vardı, orada bir ipucu vardı. Onu görmeliydim geliyor. " demelisiniz ve bu benim için çok tatmin edici. Bunu okuduğum kurguda ararım ve kendi kurguma yerleştirmeye çalışırım.
- Bran'ın itilmesi gibi, bunu da önceden haber veriyorsunuz, böylece okuyucu aldatılmış hissetmez. Kızıl Düğün de aynı.
Kurgu ve yaşam arasında her zaman bir gerilim vardır. Kurgu, hayattan daha fazla yapıya sahiptir. Ama yapıyı saklamalıyız. Sanırım yazarı saklamalıyız ve bir hikayeyi gerçekmiş gibi göstermeliyiz. Çok fazla hikaye çok yapılandırılmış ve çok tanıdık. Okuma şeklimiz, televizyon izleme şeklimiz, sinemaya gitme şeklimiz, hepsi bize bir hikayenin nasıl gideceğine dair belirli beklentiler verir. Gerçek hikayeden tamamen bağımsız olan nedenlerle bile. Sinemaya gidiyorsun, büyük yıldız kim? Tamam, Tom Cruise yıldızsa, Tom Cruise ilk sahnede ölmeyecek, biliyor musun? Çünkü o yıldız! Geçmesi gerekiyor. Veya bir TV şovu izliyorsunuz ve adı Castle. Castle karakterinin oldukça güvenli olduğunu biliyorsunuz. Önümüzdeki hafta ve sonraki hafta da orada olacak.
İdeal olarak bunu bilmemelisin. Duygusal katılım, bir şekilde bunu aşabilirsek daha büyük olurdu. Yani yapmaya çalıştığım şey bu, biliyor musun? Bran, önsözden sonra tanıştığınız başlıca karakterlerden ilki. Yani "Oh, tamam, bu Bran'ın hikayesi, Bran burada bir kahraman olacak" diye düşünüyorsunuz. Ve sonra: Hata! Orada Bran'a ne oldu? Hemen kuralları değiştiriyorsunuz. Ve umarım bu noktadan sonra okuyucu biraz belirsizdir. “Bu filmde kimin güvende olduğunu bilmiyorum.” Bunu dedirtmek gerekir. Ve insanlar bana “Kitaplarda kimin güvende olduğunu asla bilemiyorum. Asla rahatlayamam. " dediğinde bunu seviyorum. Bunu kitaplarımda istiyorum. Ve bunu okuduğum kitaplarda da istiyorum. Her şeyin olabileceğini hissetmek istiyorum. Alfred Hitchcock bunu yapan ilk kişilerden biriydi, en ünlüsü Psycho'da. Psycho'yu izlemeye başlıyorsun ve onun kahraman olduğunu düşünüyorsun. Öyle mi? Onu sonuna kadar takip ettin. O duşta ölemez!
- Ned korucunun kafasını kestiğinde belirsizliğe erken işaret edersin ama o yanılıyor. Kesin değil. Ve hatta Jaime Lannister, Bran'ı pencereden dışarı ittiği sahneden sonra Tyrion ile dostça bir ilişki kurar. Onun başka bir yanını görüyorsunuz.
Gerçek insanlar karmaşıktır. Gerçek insanlar bizi şaşırtıyor ve farklı günlerde farklı şeyler yapıyorlar. Santa Fe'de birkaç ay önce satın alıp yeniden açtığım küçük bir tiyatrom var. Bazı yazar etkinlikleri düzenliyoruz. Birkaç hafta önce bir imza için Pat Conroy vardı. Harika yazar, harika Amerikalı yazarlarımızdan biri. Ve kariyerinin çoğunu babası hakkında bu kitapları yazarak geçirdi. Bazen anı olarak, bazen kurgu olarak atılıyor, ancak babasıyla olan sorunlu ilişkisinin, ona farklı bir isim ve farklı bir meslek verdiğinde ve tüm bunlara rağmen baktığını görebilirsiniz. Her ne şekilde olursa olsun, Pat Conroy’un babası Büyük Santini karakteri, modern edebiyatın en büyük karmaşık karakterlerinden biridir. O çirkin bir tacizci, çocuklarını terörize ediyor, karısını dövüyor, ama aynı zamanda bir savaş kahramanı, bir dövüşçü ve tüm bunlar. The Prince of Tides'daki karakter gibi bazı sahnelerde, bir kaplan satın aldığı ve bir benzin istasyonu açmaya çalıştığı ve işler ters gittiği, neredeyse bir Ralph Kramden komik adamıdır. Bunu okuyorsun ve hepsi aynı adam ve bazen ona hayranlık duyuyorsun ve bazen ona karşı nefret ve tiksinme hissediyorsun ve oğlum, bu çok gerçek. Hayatımızdaki gerçek insanlara bazen böyle tepki veririz.
- Kitaplarınızda kadınlar güçlüdür.
Ama ataerkil bir toplumda mücadele ediyorlar, bu yüzden her zaman üstesinden gelmeleri gereken engeller var ki bu gerçek orta çağların hikayesiydi. Aquitane'li Eleanor gibi güçlü bir kadına sahip olabilirsiniz, iki kralın karısı olabilirdi ve yine de kocası, sırf ona kızdığı için onu on yıl hapse atabilirdi. Farklı zamanlardı ve bu bir fantezi dünyası, bu yüzden daha da farklı.
- Sonunda hangi strateji işe yarayacak?
Bu (hikayeyi) söylemek olurdu. Görmek için sonuna kadar gitmelisin.
- Karakterleriniz için, Jaime'nin Brienne of Tarth ile seyahat etmesi gibi harika ters karakterleriniz var. Tazı ile Arya gibi başka eşleşmeler de var. Bilinçli olarak ters karakter mi yaratıyorsunuz?
Drama çatışmadan ortaya çıkıyor, bu yüzden birbirinden çok farklı iki karakteri bir araya getirip geride durup kıvılcımların uçuşunu seyretmeyi seviyorsunuz. Bu size daha iyi diyalog ve daha iyi durumlar kazandırır.
- Tyrion için Joffrey’in ölümü işleri daha iyi yapmaz, işleri daha da kötüleştirir. Tyrion'un başı büyük belada ve tüm seri boyunca bir noktaya değinmeye çalıştığım bir şeyi kanıtlıyor: Kararların sonuçları var. Robb, Frey Hanesi'ne sözünü tutmaz ve Frey’in kızlarından biriyle evlenmezse, bunun onun için korkunç sonuçları olur. Tyrion’un sorunlarından biri de geveze olmasıydı. Serinin başından beri bir şeyler söylüyor, Cersei'ye bu üstü kapalı tehditler - "Bir gün bunun için seni alacağım, bir gün neşen ağzında küle dönecek." Şimdi, tüm bu açıklamalar onu gerçekten suçlu gösteriyor.
Sanırım katilin amacı, bunu başka bir Kızıl Düğün haline getirmek değil - Kızıl Düğün çok açık bir şekilde cinayet ve kasaplıktı. Bence Joffrey’in ölümüyle ilgili fikir, onu bir kaza gibi göstermekti - birisi kutlama yapıyor, Heimlich manevrasını icat etmemişler, bu yüzden birisi boğazına yemek taktığında, bu çok ciddidir. Bunu biraz İngiltere Kralı Stephen'ın oğlu Eustace'in ölümüne dayandırdım. Stephen, tacı kuzeni İmparatoriçe Maude'dan gasp etmişti ve uzun bir iç savaşla savaştılar ve anarşi ile savaş ikinci nesle aktarılacaktı çünkü Maude'un bir oğlu, Henry ve Stephen'ın bir oğlu vardı. Ama Eustace bir ziyafette boğularak öldü. İnsanlar hala bin yıl sonra tartışıyorlar: Boğuldu mu yoksa zehirlendi mi? Çünkü Eustace'i ortadan kaldırarak İngiliz iç savaşını sona erdiren bir barış getirdi. Eustace’ın ölümü [tesadüfi olarak] kabul edildi ve bence buradaki katillerin umduğu şey buydu - tüm krallık Joffrey’in bir parça turta üzerinde boğulup öldüğünü görecek. Ama güvenmedikleri şey, Cersei’nin bunun cinayet olduğuna dair acil varsayımıydı. Cersei bir an bile buna kanmadı. Bunun kaza sonucu bir ölüm olduğuna inanmıyor. Sahnenin çekildiğini gördünüz, boğulma ihtimali olduğu için mi karşımıza çıkıyor yoksa zehirlendiği çok açık mı?
- Neden “Buz ve Ateş Şarkısı” romanlarınıza tecavüz veya cinsel şiddet olaylarını dahil ettiniz? Bu sahnelerle daha büyük hangi temaları ortaya çıkarmaya çalışıyorsunuz?
Bir sanatçının gerçeği söyleme yükümlülüğü vardır. Romanlarım epik fantezi ama tarihten ilhama dayanıyorlar. Tecavüz ve cinsel şiddet, eski Sümerlerden günümüze kadar yapılan her savaşın bir parçası olmuştur. Onları savaşa ve güce odaklanan bir anlatımdan çıkarmak, temelde yanlış ve sahtekârlık olurdu ve kitapların temalarından birini baltalardı: insanlık tarihinin gerçek dehşetinin orklardan ve Kara Lordlardan değil, bizden kaynaklandığı... Biz canavarlarız. (Ve kahramanlar da). Her birimizin kendi içinde büyük iyilik ve büyük kötülük kapasitesi vardır.
- Kitapların bazı eleştirmenleri, bu tür sahnelerin Westeros dünyasının genellikle karanlık ve ahlaksız bir yer olduğunu göstermesi amaçlansa bile, romanların seyri boyunca bu anlara aşırı bir güven duyulduğunu ve belirli bir noktada olduklarını söylediler, artık şok edici değil ve heyecan verici hale geliyor. Bu eleştiriye nasıl yanıt veriyorsunuz?
Westeros'un "karanlık ve ahlaksız bir yer" olduğu fikrine itiraz etmeliyim. Burası Disneyland Orta Çağları değil, hayır ve bu oldukça kasıtlı ... ama kendi dünyamızdan daha karanlık veya ahlaksız da değil. Tarih kanla yazılır. Cinsel veya başka türlü "Buz ve Ateşin Şarkısı" ndaki vahşet, herhangi bir iyi tarih kitabında bulunabileceklerle karşılaştırıldığında soluk kalır.
Bazı cinsel şiddet sahnelerinin heyecan verici olduğu eleştirisine gelince, bana bu eleştirmenler hakkında kitaplarımdan daha çok şey söylüyor gibi geliyor. Belki onlar bazı sahneleri heyecan verici bulmuşlardır. Okuyucularımın çoğu, sanırım onları amaçlandığı gibi okudu.
Yazar olarak kariyerimin en başından beri felsefemin "göster, söyleme" felsefesi olduğunu söyleyeceğim. Kitaplarımda ne olursa olsun, eylemi özetlemek yerine okuyucuyu bunun ortasına koymaya çalışıyorum. Bu, canlı duyusal ayrıntılar gerektirir. Mesafe istemiyorum, seni oraya koymak istiyorum. Söz konusu sahne bir seks sahnesi olduğunda, bazı okuyucular bunu son derece rahatsız buluyor… ve bu cinsel şiddet sahneleri için on kat daha doğru.
Ama olması gerektiği gibi. Bazı sahneler rahatsız edici, rahatsız edici ve okunması zor olabilir.
- Martin, HBO şovunda yapılan küçük değişikliklerin daha sonra oradaki hikaye üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olacağı hakkında biraz konuşuyor. TV yapımcılarının yaptığı seçimleri kontrol etmediğini bize bildirdiğinizden emin oldu.
- Robert’s Rebellion hakkında bir kitap yazacak mısın?
"Muhtemelen değil." Sonraki iki kitapta Robert’s Rebellion’a daha çok geri dönüşler ve imalar olacak. "Bu serinin sonunda olan her şeyi öğreneceksin". Bununla ilgili bir kitap o zaman çok ilginç olmazdı.
- Bize bir warg ejderha binicisi hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Bir ejderhayı warglayan birinin geçmişte emsali yoktur. Ejderha ve binici arasındaki efsanevi bağın zengin bir tarihi var. Çok uzaklardan (hmm) bile sürücülerine yanıt veren ejderhaların gerçek ve çok güçlü bir bağ olduğunu gösteren örnekler olmuştur. Bununla ilgili daha çok şey öğreneceğiz. Okumaya devam edin.
- ASOIAF’taki en favori alıntınız nedir?
Tek bir tane yok ama Septon Meribald’ın savaş hakkında yaptığı konuşmayı seviyorum.
- Kendinizi kitaplarda hangi karakter olarak görüyorsunuz? İçinde en çok hangi karakter var?
Tyrion demek isterdim ama bu gerçekten Samwell Tarly. Tyrion daha çok aksiyon alıyor, daha çok yatıyor (kahkahalar) ama ben daha çok Sam gibiyim.
- Bir kitap okuyucu olarak, şovdaki benzer durumu izlemeden önce bunu okumak çok tatmin ediciydi (Arya, show’da Polliver'ı öldürürken Lommy'den söz ediyor, kitaplarda Raff). Bahsettiğiniz gibi, şov içeriğini kontrol edemezsiniz. Sezon 5'e doğru ilerlerken böyle açıklamaların önünde kalmak için daha fazla bölüm yayınlamayı planlıyor musunuz? Ayrıca Arya, o bölümde beklediğimizden çok daha yaşlı görünüyor. “Mercy”, gelecekte Dans'ın sonundan itibaren bir yıldan fazla mı oluyor yoksa sadece Arya'nın her zaman yaşından büyük görünmesi mi meselesi mi?
- [Martin'den büyük bir sessizlik]. Bu bölüm yaklaşık on yıl önce yazılmıştı ve önce Ziyafet'in sonunda olması gerekiyordu, ardından Dans'ın sonuna dahil edilmişti ama bir sondan çok bir başlangıç ​​gibi görünüyor, bu yüzden epey hareket etti. Çocukların biraz büyüyebilmesi için kitaplarda olması gereken beş yıllık boşluğun da bir parçasıydı. Bu, Arya ve Bran gibi karakterler için işe yaradı, ancak Jon Snow veya diğerleri için hiç işe yaramadı. Beş yıl önce Gece Nöbetçileri'nin Lord Kumandanı oldum. O zamandan beri pek bir şey olmadı… ”(kahkahalar). Arya'yı şimdiki yaşına geri getirmek için o bölümde biraz çalıştım. Orada zaman aralığı yok (hikaye dizisinde tam olarak ne zaman geldiğini söylemiyor). Unutmayın, bu bir önizleme bölümüdür, yine de geri dönüp yayınlanmadan önce üzerinde yeniden çalışabilirim.
[Sorum bu olduğu için tahmin ettiğime eminim ama Martin, Arya'nın yaşının burada bir sorun gibi göründüğünü biraz düşünmüş görünüyor. Bir çeşit, "O lanet bölümü bir daha yeniden yazmayacağım." 5. sezondan önce daha fazla önizleme bölümü yayımlayıp yayımlamayacağına dair gerçek bir yorum ve gösteriye neyin girileceğini kontrol etmediğine dair başka bir hatırlatma yok.]
- Tyrion babasıyla yüzleşmek için gittiğinde, ne yapacağını düşünüyor? Onunla sadece sohbet mi ediyorsun?
O noktada bunu düşündüğünü sanmıyorum. O sırada sefilleri oynuyor. Her şeyini kaybetti. Güvenli bir yere kaçırılacak ama orada ne yapacak? Lannister Hanesi'ndeki yerini kaybetti, saraydaki yerini kaybetti, tüm altınını kaybetti - bu, hayatı boyunca onu ayakta tutan tek şeydi. Cüce olmanın dezavantajları ne olursa olsun, şövalye olmak için gerekli fiziksel yetenekleri yoktu, ancak eski ve güçlü bir ismin ve bir şeyler satın almak isteyebileceği tüm altının büyük avantajına sahipti. Bronn gibi takipçileri ve onu savunmak için diğer insanları... Şimdi tüm bunları kaybetti ve aynı zamanda, kayıtsız şartsız sevdiği ve her zaman onun yanında olduğu tek kan bağı Jamie'nin hayatının bu travmatik olayında, nihai ihanette rol oynadığını öğrendi. O kadar incindi ki diğer insanları incitmek istiyor ve Shae'nin kendisine söylediği hesaptan nerede olduğunu anladığı ve bu merdivenin bir zamanlar onun olan bir oda olduğunu bildiği bir heves anı, şimdi babası ondan gasp etti. Bu yüzden babasını görmek için yukarı çıkıyor ve oraya vardığında ne söyleyeceğini ya da yapacağını bildiğini sanmıyorum ama - bir kısmı bunu yapmaya mecbur hissediyor. Ve tabii ki sonra Shae'yi orada buluyoruz, bu onun için ek bir şok, karnındaki ek bir bıçak.
Bence bazen insanlar çok zorlanıyor, bazen insanlar kırılıyor. Ve bence Tyrion zirve noktasına ulaştı. Cehennemden geçti, defalarca ölümle yüz yüze geldi ve gördüğü gibi bakmaya çalıştığı, onayını kazanmaya çalıştığı tüm insanlar tarafından ihanete uğradı. Hayatı boyunca babasının onayını almaya çalışıyordu. Ve şüphelerine rağmen, Shae'ye aşık oldu, kalbini ona vermesine izin verdi. Artık yapamayacağı bir noktaya ulaşır. Sanırım iki eylem, birbirlerinin anlarında gerçekleşse de oldukça farklı. Lord Tywin'e öfkeliydi çünkü ilk karısı ve ona olanlar hakkındaki gerçeği öğrendi ve Tywin ona fahişe demeye devam ediyor - Lord Tywin'in mantığına göre... Lord Tywin, Tyrion'u sevmediği için kimsenin Tyrion'u sevemeyeceğine inanıyor. Demek ki cüceyi Lannister olduğu için yatağına yatırmaya çalışan alt sınıftan bir kız olduğu açık, böylece leydi olabilir, parası olabilir ve bir şatoda yaşayabilir. Yani temelde bir fahişe olmaya eşdeğer - statüye sahip olduğu için ona bayılıyor ve Tyrion'a bu konuda bir ders vermeye çalışıyor. Ve böylece yarasına tuz dökmeye benzeyen "fahişe" kelimesini kullanmaya devam etti ve Tyrion ona bunu yapmamasını, o kelimeyi bir daha söyleme dedi. Ve o kelimeyi tekrar söyledi ve o anda, Tyrion'un parmağı tetiğe bastı.
Shae ile bu çok daha kasıtlı ve bazı yönlerden daha acımasız bir şey. Bu anlık bir hareket değil, çünkü onu yavaşça boğuyor ve kadın kurtulmaya çalışıyor, kavga ediyor. İstediği zaman bırakabilirdi ama öfkesi ve ihanet duygusu o kadar güçlü ki bitene kadar durmuyor ve bu muhtemelen şimdiye kadar yaptığı en kara eylemdi. Lord Tywin'in yaptığı küçük gösteriden sonra onu terk ederek ilk karısına yaptığı şey ve onun ruhunun büyük suçu bu... Şimdi Westeros standartlarına göre, bu hiç de suç sayılmaz - "Yani bir lord, bir fahişeyi öldürdü, sorun değil." Bunun için, düşük doğumlu kadınlara, fahişelere ve meyhane fahişelerine hor gören, onları kullanan ve atan diğer lordlardan ve şövalyelerden daha fazla cezalandırılması olası değildir. Bu dünya için bir şey değil ama yine ona musallat olacak bir şey olsa da babasını öldürme eylemi sonsuza dek arkasını olmayacak bir şeydi çünkü hiçbir insan bir akraba katili kadar lanetli değildir.
Tywin, Shae'yi biliyordu. Muhtemelen onun, açıkça “o fahişeyi saraya getirmeyeceksin” dediği ve Tyrion'un ona tekrar meydan okuduğunu ve o fahişeyi saraya çıkardığını söylediği aynı kamp takipçisi olduğunu anladı. Burada tam olarak ne olduğuna gelince, bu gerçekten konuşmak istemediğim bir şey çünkü hala açıklayamadığım ve daha sonraki kitaplarda açıklanacak yönleri var. Ancak tüm bunlarda Varys'in rolü de dikkate alınması gereken bir konudur. Kitaplardaki Shae, Tyrion hakkında başka bir john(?) kadar umursamayan, kampı takip eden, manipülatif bir fahişedir ama o, küçük bir genç seks kedisi gibi, tüm fantezilerini besleyen çok uyumludur; o gerçekten sadece para ve statü için yaşıyor. O, Tywin'in Tyrion’un ilk karısının aslında olmadığını düşündüğü her şeydir.
- Ona ilham veren Frost şiiri dünyanın sonu hakkındadır ve bu, Martin'in icat ettiği evrenin yedinci kitabın sonunda sıcak ya da soğuk ya da muhtemelen her ikisi ile yok olması gerektiğini ima ediyor gibi görünüyor.
Yazar kıkırdıyor: "Bu konuda yorum yapmayacağım. Bunun için iki kitap için endişelenebilirsin. Ama tüm insanların ölmesi gerektiği doğru."
- Web sitelerinde görünen birçok hayran teorisi sorulduğunda Martin şunları söyledi: "Bu konuyla boğuştum, çünkü okuyucularımı şaşırtmak istiyorum. Bir okuyucu olarak öngörülebilir kurgudan nefret ediyorum, öngörülebilir kurgu yazmak istemiyorum. "Okuyucumu şaşırtmak ve memnun etmek ve onları geldiğini görmedikleri yönlere götürmek istiyorum ama planları değiştiremem. 90'lı yıllarda ilk fan panolarını okumamın ve durmamın nedenlerinden biri de bu. Birincisi, zamanım yoktu, ancak iki konu tam da bu. O kadar çok okuyucu kitapları o kadar dikkatle okuyordu ki bazı teoriler ortaya atıyorlardı ve bu teorilerin bazıları eğlenceli boğalar ve yaratıcı olsa da, teorilerin bazıları haklı. En az bir veya iki okuyucu, kitaplara yerleştirdiğim ve doğru çözüme ulaştığım son derece ince ve belirsiz ipuçlarını bir araya getirmişti. Öyleyse ne yapmalıyım? Değiştiriyor muyum? Bu konuyla boğuştum ve bunu değiştirmenin bir felaket olacağı sonucuna vardım çünkü ipuçları vardı. Bunu yapamazsın, o yüzden ben devam edeceğim.”
- "Kurtlar, Amerika'nın soyundan gelen ve binlerce yıl öncesine dayanan Avrupa folklorunun bir parçasıdır. Roma, Romulus ve Remus'ta - kurtlar ve insanlar arasında her zaman bu ilişki vardır." Bu ilişki Martin'in dizisinde defalarca görülüyor ve Martin'in son iki kitap sonunda piyasaya sürülürken devam edeceğini söyleyeceği bir şey. Özellikle Arya'nın kurdu Nymeria önemli bir rol oynayacak. "Biliyor musun, bir şeyler hakkında bilgi vermekten hoşlanmam." diyor Martin, yüzüne yayılan bir gülümsemeyle. "Ama kullanmayı düşünmediğiniz sürece dev bir kurt sürüsünü duvara asamazsınız."
- İşinize aşina olmayanlar için dizi hayali bir dünyada geçiyor. Krallığın kontrolü için bir mücadele var. Bu hanedan savaşı, esasen üç ana olay örgüsünden biridir. Bu tür insanüstü karakterleri içeren başka olay örgüsü satırları da var ve sonra eski tahtının geri dönüşünü arayan sürgün Targaryen kızı var. Neden bu üç ana olay örgüsü?
- Tabii ki uzakta olan iki şey var - Sur’un kuzeyindeki şeyler (Diğerleri) ve sonra diğer kıtada ejderhalarıyla Targaryen var - elbette "Buz ve Ateşin Şarkısı" başlığının buz ve ateşi. . " Yedi krallığın başkenti olan King's Landing'de ortada meydana gelen merkezi şeyler, çok daha fazlası tarihi olaylara ve tarihi kurguya dayanıyor. Güllerin Savaşları'ndan ve 100 Yıl Savaşları etrafındaki diğer bazı çatışmalardan gevşek bir şekilde alınmıştır, ancak elbette fantastik bir twist ile. Biliyorsunuz, başladığım dinamiklerden biri, King's Landing'deki yedi krallık içindeki küçük güç mücadeleleri tarafından bu kadar tüketilen insanlardı - kim kral olacak? Küçük Konsey'de kimler olacak? Politikaları kim belirleyecek? - krallıklarının çevresinde çok uzakta meydana gelen çok daha büyük ve daha tehlikeli tehditlere karşı körler...
Ve tabii ki, bunu tarih boyunca görebilirsiniz. Tarihte yer alan ortak bir dinamiktir. Biliyorsunuz, Yunan şehir devletleri, İsa'nın doğumundan önce, biliyorsunuz, Makedonyalı Philip hepsini fethetmek için ordularını oluştursa bile birbirleriyle kavga ediyorlar ama bunu modern zamanlarda bile görüyorsunuz, biliyorsunuz - Fransa'nın Üçüncü Cumhuriyet döneminde, Nazi tehdidi yükselirken siyasi mücadeleleri... Ancak Fransız siyasetçiler neredeyse Nazilerle arkadaş olmayı tercih ediyorlardı. Ve belki modern gündeki derslerimiz de. Kim bilir? Demek istediğim, şu anda dünyamızda iklim değişikliği gibi şeyler oluyor, bu, nihayetinde tüm dünya için bir tehdit. Ama insanlar onu politik bir futbol yerine kullanıyorlar, bilirsiniz… Herkesin bir araya geleceğini düşünürsünüz.
Bu, muhtemelen insan ırkını yok edebilecek bir şey. Bu yüzden, özellikle modern zaman meselesine değil, kitabın yapısıyla ilgili genel bir şey olarak bir analog yapmak istedim.
- Kitapta ( Buz ve Ateşin Dünyası) ipuçları bulmayı uman hayranlar için bir soru kalıyor: Tarih tekerrür eder mi? Martin’in arsız yanıtı: “Yankılanan bir evet ve hayır. Biraz belki. "
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.08.26 19:54 yosooo female posting

beyler uzun zamandır okuyorum burayı ve sonunda post atmanın vakti geldi diye düşünüyorum. subjektif gibi görünse de çoğu kadın için objektif olabilecek sıralama yorumunu paylaşıyorum.
tip > boy > özgüven > para > statü
kadın yaş aldıkça özgüven statü ve para sıralamaları arasında farklılıklar olabilir hatta kimi kadına göre para ilk sıraya bile uplayabilir ama ilk iki genel anlamda bellidir. ha tipi 5-6/10 olup boy ve özgüvenden kazanan adamlar yok mudur? yok değil. vardı hatta böyle bir tanıdığım. çocuk zerre yakışıklı değildi ama iyi espri yeteneği, özgüven ve boy kombinasyonuyla çoğu kızı elde edebiliyordu. bu bahsettiğim adamlar genelde kıvırcık saçlı oluyor bu arada bunu da fark ettim. neyse ne sizi kırmızı haplamayacağım çünkü buradaki tiplerin 1/10 olduklarının farkındayım. sizi diğer iki skill de kurtaramaz maalesef. tavsiye vermeyeceğim. ya da veriyorum, sumo gibi olanların kilo vermesini önerebilirim. bu tavsiye yüzünden küfredecek mal oğlu mallar çıkacaktır eminim ama morbid obez gibiysen ver bir zahmet kilo da. ömür boyu da böyle yaşamazsınız bakacak birileri çıkar diye düşünüyorum, herkesin bir dengi vardır. ayrıca ER güzellemesi yapan mal puştların da acilen kendine gelmesi gerektiğini düşünüyorum. bu kadardı.
submitted by yosooo to turkincel [link] [comments]


2020.08.25 15:27 ALLAHSIZBRUH31 BRUJ MOMENT ÖYLE BİR ANDIR Kİ... 😳😳😳😳😳

Beyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum gene herzamanki gibi girdim sınıfa geçtim arkaya oturuyorum bizimkilerle taşşak muhabbeti yapıyoruz işte sonra bu kız geldi ben tanımıyorum tabi oturdu ön sıralara erkekler bakıyor buna of kanka şuna bak felan diye benimde ilgimi çekti kız şimdi Allah var tombul göt tombul memeSonra hoca girdi sınıfa tanışma faslı felan herkez tanıtıyor gene sonra sıra buna geldi adım elif 15 yaşındayım ankaralıyım şu şu okuldan geliyorum diye başladı tanıtmaya kendini porno izler gibi kızı izliyorum ve dinliyorum sonra işte beyler zil çaldı bizim erkekler dışarı çıktı futbol oynuyak felandiye çağırdılar ben gitmedim kızla sınıfa tekiz oturuyoruz böyle gittim yanına selam dedim oda selam dedi adım sidar tanışalımmı felan dedim sınıfa başkalık çekmesin diye tanıştık işte konuşuyoruz felan zil çaldı derse girdik bu sefer kız önüme oturdu ben de ergenlik tabi sikim kalktı amk bunun ayaklarıyla oynuyorum saçını felan çekiyorum küçüğüz o aralar tabi bunlar anca aq Ondan sonra beyler numarasını istedim kız vermedi bende ümidi kestim kız beni sevmedi beğenmedi uğraşmıyım felan diye sonra işte bizim sınıfın arabulcusu orospu şeyma var herkesin numarasını aldı sınıfın wp grubunu kuralım diye konuştu işte verdi herkez elifde dahil beyler o aradaki olayları geçiyorum bi sik olmadı erkeklerle maç yaptık derste kızı izledim felan işte akşam oldu okul bitti eve gittik ben telefon elimde bekliyorum şu grup açılsada kızın numarasını alıp özelden yazsam diye saatler geçmiyodu amk sonra işte 8 gibi şeyma açtı wp grubunu aldım kızın numarasını bi heyecan yazdım özelden selam ben sidar diyevermedimki dedi wp grubundan aldım dedim oda off felan yaptı ondan sonra mesaj atmadımYARIN OLDU BEYLER İŞTE OKULA GİDİYORUZ YAŞ 13 TABİ QWe:wqe:q NEYSE GİTTİK OKULA DERSLER BOŞ İLK HAFTA DİYE BİZ ARKAYA GEÇTİK KARI KIZ SEKS MUHABBETİ YAPIYORUZ İŞTE KIS KIS GÜLÜYORUZ FELAN HERKESİN ÇAVUŞ UÇUŞA GEÇTİ İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ O AN HOCA DEDİKİ SİDAR KALK TAHTAYA OYUN OYNUYACAZ BİZİM BEBELER GÜLDÜ İŞTE BENDE ÇAVUŞU SOLA YATIRMAYA ÇALIŞIYORUM KALKTIK İŞTE TAHTAYA SESSİZ SİNEMA OYNUYORUZ HOCA KULAĞIMA AŞK LI Bİ FİLM SÖYLEDİ BEN DE TAMAMHOCAM DEDİM TABİ ERGENİZ HAVA YAPACAZ DİYE İLK KELİME Yİ İŞARET ETTİM KIZI GÖSTERDİM BİZİM NURİ VAR ARKADAN BAĞIRDI CONİİİİİİİ DİYE O AN YERİN DİBİNE GÖÇTÜM KIZLADA OLAYA GEÇEMEDEN ZATEN SOĞUKTU ŞİMDİ DAHADA SOĞUK OLACAK DİYE İÇİM İÇİMİ YEDİ YARRAĞI YEDİK DERKEN OROSPU ŞEYMA AŞK DEDİ HEYCANLANDIM O AN SONRA DOĞRU DEDİM KIZDA FİLMİ BİLDİ GEÇTİM YERİME OTURDUM KIZ GÜLDÜ BANA BENİM GENE SİKİM KALKTI AMK Qw:eq:eQ EYSE BEYLER İŞTE BUNLA 1 AY KANKA MUHABBETİ FELAN YAPTIK OKULDA KIZLARDAN ÇOK BENLE TAKILMAYA BAŞLADI KIZ BENDE SEVMEYE BAŞLADIM AMA HALA ÇAVUŞ KALKIYODU GENEDE İŞTE BEYLER 1-2 AY GEÇTİ DERKEN BEN BUNA AÇILMAYA KARAR VERDİM AMA ÖYLE WHATSAPPDAN DEĞİL ÇİÇEK LE FELAN ROMANTİK OLSUN HEMDE HAYIR DİYEMESİN DİYE GİTTİM 3-4 TANE GÜL ALDIM GÜNLÜK HARÇLIĞIMDAN AMK ÇANTAYA ÖZENLE KOYDUM KIRILMASIN DİYE ÖĞLE TENEFÜSÜ OLDU HERKES YEMEĞE GİTTİ BUDA GİDİYODU BİBEKLERMİSİN BİŞEY DİYİCEM DE DEDİM ARKAYA GİTTİM ÇIKARDIM GÜLLERİ GİTTİM ÖNÜNE ELİF SANA İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DUYGULAR HİSSEDİYORUM ARTIK BENİ KANKAN DEĞİLDE SEVGİLİN OLARAK GÖRÜRMÜSÜN DEDİ KIZIN GÖZLERİ PARLADI AMA SİDAR BEN SENİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM DEDİ O AN YIKILDIM BEYLER KABUL ETMEMESİ DEĞİL GÜLE VERDİĞİM PARA KOYDU AKŞAM GİTTİM EVE AHMET KAYA DİNLEDİM ACIKLI ŞARKILAR FELAN DERKEN BAYA DEPRESYONA GİRDİM SONRA BİZİM OROSPU ŞEYMADAN YARDIM İSTEDİM OLAYI ANLATTIM ŞEYMA DEDİKİ BUNLARI BANA YAPSAN SANA VERMİŞTİM FELAN DİYE YOK SAĞOL DEDİM ONDAN SONRA ŞEYMA KIZLA KONUŞMUŞ İŞTE YARIN OLDU OKULA GELDİM KIZ GELDİ YANIMA DÜN İÇİN ÖZÜR DİLERİM KAFAM ÇOK KARIŞIKTI FELAN DEDİ EĞER TEKLİFİN HALA GEÇERLİYSE SANA SARILABİLİRMİYİM DEDİ BENDE ERKEKLİK GURURU ÖNCE HAYIR DİYESİM GELDİ AMA SONRA BU FIRSAT KAÇMAZ SİDAR DİYE EVET DEDİM SARILDIK SEVGİLİ OLDUK BEYLER O GÜN ÇOK GÜZELDİ HEP ELE ELE TUTUŞTUK GEZDİK FELAN SINIFADA AÇIKLADIK BAYA YAKIŞIYODUK DA KIZLA ESMER BEYAZ TENLİ BOMBA GİBİYDİ SONRAGİTTİM OROSPU ŞEYMAYA SORDUM NAPTINDA KIZ KABUL ETTİ FELAN DİYE ŞEYMA ANLATMAYA BAŞLADI FELAN O AN DEDİMKİ BUNU DAHA GÜZEL KIZLARA ANLATSAYDIN KEŞKE FELAN DEDİM BUDA ELİFE SÖYLERİM PEZEVENK FELAN DİYE TEHDİT ETDİ AMA SÖYLEMEDİ OROSPU İŞTE SİZİN SINIFDADA VARDIR BÖYLELERİ ONDAN SONRA BEYLER ELİF GELDİ SARILDIK ÖPEBİLİRMİYİM DEDİ İLK GÜNDENMİ OLMAZ DEDİ BENDE ISRAR ETTİM YANAĞINDA Bİ BUSE KONDURDUM O ARA BENİM ÇAVUŞTA BUNUN BACAĞINI ÖPTÜ AMK QWe:wq NEYSE İŞTE AKŞAM OLDU BUNUN NUMARASINI HAYATIM DİYE KAYDETTİM SS ÇEKİP BUNA YOLLADIM ERİDİ BİTTİ KIZ ODA BENİMKİNİ ERKEĞİM YAPMIŞ İKİ ÜÇ TANEDE FOTO YOLLADI AŞIKOLDUĞUMU O AN ANLADIM KIZA ARTIK AKLIMDA ONU SİKMEYE DAİR Bİ HİS YOKTU AMA BENİM ÇAVUŞ HALA O BACAĞA DEĞMENİN ETKİSİYLE KALKIKTI BEYLER ELİFLE 1 AY GEÇTİ 2 AY GEÇTİ 3 AY GEÇTİ DERKEN 4. AYIMIZIDA DOLDURDUK BUNUNLA HER GÜNÜM MUTLUYDU TAAKİ ELİF 7. SINIFLARDAN AHMET DİYE Bİ OROSPU COCUĞUYLA KONUŞANA KADAR O GÜN ÇOK SİNİRLENMİŞTİM ELİFEDE İLK KEZ TARTIŞMIŞTIM ONA BAYA KÖTÜ LAFLAR SARFETMİŞTİM HİÇ DE BİLİNCİNDE DEĞİLDİM O GECE AYRILDIK BEYLER 4 AYIM O GÜN BİTTİ FAKAT BENİM SEVGİM BİTMEDİ AHMET DENEN 1.50 BOYUNDAKİ OROSPU COCUGUNADA NEFRETİM BAŞLADI O GÜNDEN SONRA ELİFE ASLA MESAJ ATMAIM BEYLER HER GÜNÜM SİGARAYLA VE AĞLAMAKLA GEÇTİ HEP AHMET KAYA MELANKO DİNLEDİM KENDİMİ HARAP ETTİM AMA ASLA SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM BEYLER 1 AY DAHA BÖYLE SİKİMSONİK GEÇTİ DERKEN BUNUNLA 5. AY OLDU AMA AYRIYDIK FAKAT HALA SEVİYORDUM 2-3 DAL ÇİÇEK ALIP MASASINA BIRAKTIM NOTDA YAZDIM 5. AYIMIZ KUTLU OLSUN DİYE KIZ SINIFA GİRDİ BENARKADA UYUYORUM ÇİÇEĞİ ÇÖPE ATMIŞ NOTUDA AHMETE GÖTÜRMÜŞ AHMET GELDİ UYKUDAN UYANDIRDI NOLUYOR AMINA KOYİM DEMEDEN BUNE LAN İT DEDİ BANA 150 BOYUYLA K KISA OROSPU COCUGU UYKULUYUM ÖNÜME BAKIYOM GÖREMİYOM RÜYA DEDİM HERALDE AŞŞAĞIDAN TUTTU BENİ BAKSANA LAN PİÇ DİYE BAĞIRIYO BÜTÜN SINIF BİZİ İZLİYO İŞTE DEDİM SEN KİMSİN YARRAĞIM DİYE ELİFİN SEVGİLİSİYİM DEDİ O AN BİR KERE DAHA PARÇALANDIM BEYLER O GÜN AŞKIN ACI YANINIDA TATTIM AMA AHMETİN ANASINI SİKTİM AHMETİ DÖVDÜKTEN SONRA MÜDÜRÜN ODASINA GİTTİK BEYLER BUNUN BURNU KANAMIŞ SAÇ BAŞ DAĞILMIŞ Bİ ŞEKİLDE DUYGU SÖMRÜSÜYLE MÜDÜRE ANLATIYOR SONRA MÜDÜR BANA SÖZ HAKKI VERDİ BÖYLE BÖYLE ANLATTIM SONRA AHMET ÇIK DIŞARI DEDİ BENDE İÇİMDENAHMETE SÖVÜYORUM MÜDÜR DEDİKİ EVLADIM SENİ TANIRIM İYİ ÇOCUKSUN AMA BUNE LAN DEDİ YAPIŞTIRDI TOKADI CANIM ÇOK YANDI O MÜDÜRÜNDE ADI MUSTAFAYDI ONUNDA AMIAN KOYAYIM AFKJAKFJ SONRA İŞTE YANAĞIM KIPKIRMIZI GÖZLERİM KIRMIZI Bİ ŞEKİLDE SINIFA GİRDİM ELİFE SİNİRLİ BAKIŞLAR ATIYORUM BİZİM ÇOCUKLAR GELDİ YANIMA SORUN ETME SİDAR BİDAHA SİKERİZ FELAN DİYE O AN MUTLU OLDDUM AMA HALA ELİFİN AHMETLE ÇIKMASI İMKANSIZDI BUNU BANA YAPAMAZDI 4 AY BİZ ONLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAŞAMIŞTIK SONRA İŞTE BEYLER AKŞAM OLDU BEN EVE GİTTİM AĞLIYORUM GENE AHMET KAYA FELAN HEP YARIN OLDU OKULA GİDERKEN AHMET VE YANINDA 3 TANE BEBE İRİ YARI BÖYLE KORKTUM BAŞTA SONRADA İŞTE DEDİKİ SENMİYDİN LAN BURNUMU KANATAN DİYE DEDİM NEVRİM DÖNDÜ OROSPU COCUGU DİYE ATLADIM ÇOCUĞUN ÜSTÜNE AMA O 3 KİŞİ BELAMI SİKTİ OKULA YARRAK GİBİ GİTTİM TUVALETTE ÜSTÜMÜ FELAN TEMİZLEDİM SINIFA GİRDİM ELİF YOKTU SINIFDA SORDUM HOCAYA FELAN YAN SINIFA GEÇTİ DEDİLER O AN GENE BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM VE ARKAYA GİDİP BÖYLE HAYATIN KADERİN DİYE SÖVMEYE BAŞLADIM ZİL ÇALDI YAN SINIFA GİTTİM ELİF KIZLARLA OTURUYO YANINA GİTMEYE ÇALIŞIRKEN AHMET KOŞTU BENİ İTTİ SINIFA GİRDİ OROSPU COCUGU KÜÇÜCÜK BİŞEY TUTAMIYONDA ZATEN DEVAM EDİYORUM BEYLER ----------- BU AHMET ELİFLE ÇOK SAMİMİ OLMAYA BAŞLADI BENİMDE ŞARTELLER ATMAYA BAŞLADI Bİ YOLUNU BULUP AYIRMAK İÇİN UĞRAŞICAM DERKEN GÜN GELDİ ÇATTI BUNLAR AYRILDI SEBEPLERİDE AHMET ÇOK SOĞUKMUŞ ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE ŞEYMAYA DEDİM BİDAHA ARAMIZI YAP DİYE ODA BENİ SİKER ŞAKA LAN ŞAKA NEYSE İŞTE ŞEYMA OLUR KANKA DEDİ BİZİM ARAMIZI 2 HAFTA YAPMAYA ÇALIŞTI AMA ELİF KABUL ETMEDİ VE NASUH DİYE BAŞKA BİR GAVATLA ÇIKMAYA BAŞLADI BU VELETDDE 150 İDİ BENİ SE 170 AMK KÜÇÜKLERDEN Mİ HOŞLANIYO DİYE DÜŞÜNMEYE BAŞLAMADIMDA DEĞİL NEYSE İŞTE BEYLER BUNLAR ÇIKMAYA BAŞLADI ONDAN SONRA BENDE BAŞKAKIZLAR ARAMAYA BAŞLADIM AMA HALA ELİF KALBİMDE VE AKLIMDAYDI YAPAMADIM O NASUHLA KONUŞURKEN BEN EVDE AĞLAYARAK 31 ÇEKİYODUM ÇOK ÜZÜLÜYODUM AMA YIKILMAMIŞTIM BU ELİF YENİDEN BENİM OLACAK DİYORUM GÜN GELDİ ÇATTI İLK DÖNEM BİTTİ 15 TATİLİN 2. GÜNÜ SINIFÇA TOPLANALIM DİYE ŞEYMA ETKİNLİK AYARLADI HERKEZ GELİCEM DEDİ ELİF GELEMEME NASUHLA BULUŞCAM DEDİ BEN GENE ÇOK ÜZÜLDÜM AMK SONRA YOĞUN ISRARLARLA GELDİ OTURDUK Bİ PARKTA 18 KİŞİYİZ AQ NASI SIĞDYISAK BİZİMKİLER SÜRPRİZ YAPMIŞ ELİF SİDARI AFFET DİYE BAĞIRIYO HEPSİ DEDİM SUSUN AMINA KOYİM BENİM ONU AFFETMEM LAZIM DER DEMEZ TOKADI YEDİM VE KIZ GİTTİ GALİBA NASUHA SİKTİRMEYE GİTTİ AQ O GÜNDEN SONRA ASLA YÜZÜNE BAKAMADIM BEYLER BAKAMAZDIMDA O TOKATTAN SONRA ELİ ÇOK AĞIRDI ACISINI HİSSETTİM GENEDE NEYSE İŞTE 1,5 AY GEÇTİ BEN HALA SEVİYORUM NASI Bİ MALLIKSA BU SEFER SON KEZ DENİYİCEM DEDİM VE BU SEFER 2 DEMET GÜL ALDIM AMK NOTYAZDIM ÇİKOLATA DOLDURDUM Bİ KUTUYA HEPSİNİ DOLABINA KOYDUM ALTINADA SENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ YAZDIM ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE UYUYORUM HERZAMANKİ GİBİ BU DOLABINA GİTTİ BAKTI KAHKAHA SESLERİ FELAN GELİYOR UYNADIM ELİF ÇOK MUTLU FELAN SONRA ŞEYMA BANA BAKTI GÜLDÜ ELİFE SORDULAR KİM DİYE BENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ DİYE YAZMIŞL DEDİ O AN GÜLDÜM BANA SARILACAK SANDIM ACABA KİM DİYE YARIM SAAT DEDİKODU YAPTILAR SONUNDA ŞEYMA BAĞIRDI SİDAR LAN AMINA KODUMUN KIZI SİDAR DİYE ELİF Bİ UTANDI SONRA ÖZÜR DİLERİM DİYE SARILDI ÖPTÜ BENİM ÇAVUŞ GENE BACAĞINA SÜRTTÜ AKŞAM EVE GİTTİM WP DEN GENE ESKİ GÜNLERE DÖNDÜK ÇOK MUTLUYDUM AMA Bİ KIRGINLIK VARDI İÇİMDE BEYLER HİSSEDİYORDUM TAA Kİ 1 AY GEÇİNCE OKUL ÇIKIŞI ELİFİN ÇIKTIĞI VARMIŞ BEYLER DİYE KONUŞUYO YAN SINIF NASUH DEDİLER YIKILDIM LAN O AN İKİMİZİDE AYNI ANDA YÜRÜTMÜŞTÜ OROSPU EVE AĞLAYARAK GİTTİM AMK DUVARLARA YUMRUKLAR ATTIM KENDİMİ HARAP ETTİM VEAĞLIYARAK 31 ÇEKTİM .. AMA BU SEFER KENDİMİ TOPARLIYADAM NE DERSLERDE İYİYİDİM NEDE HAYATTA PARAMPARÇA OLMUŞTUM EYSE İŞTE BEYLER BEN İNTİKAM ALICAKTIM O ANDAN İTİBAREN BENDEKİ AŞK YERİNİ KİNE DEVRETMİŞTİ ELİFİ ELDE ETİP ONU ASLA MUTLU ETMİYİCEKTİM HAYATINI SİKİCEKTİM ONDAN SONRA BEYLER 2 SINIF TOPLANIP PİKNİĞE GİTTİK ANKARADA MOGAN GÖLÜNE BİLENLER VARIDIR ORAYI İŞTE MANGAL YAPIYORUZ ONDAN SONRA ŞEYMA OROSPUSU AZDI HERALDE SU SAVAŞI YAPALIM DEDİ Bİ ANDA HERKEZ ORTALIĞIN AMINA KOYDU BENDE BIRAKTIM MANGALI SU SAVAŞI İÇİN SU DOLDURMAYA GİTTİM ELİFLE NASUH YİYİŞİYORDU ORDA AMK KOVA VAR ELİMDE KAFALARINA FIRLATTIM SİNİRDEN SONRA İŞTE SU SAVAŞI DEVAM EDİYO BENDEOTURUYORUM MİLLETİN BİRİBİRİNİ ISLATMALARINI İZLİYORUM KIZLARIN MEMELERİNE BAKIYORUM BELLİ HERYER SU OLUNCA ONDAN SONRA BEYLER KIZLAR ÜSTLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE GİTTİ ELİFLE NASUH HALA YİYİŞİYO AMK Bİ BİTİREMEDİLER BENDE KOVAYI ALMAYA GİTTİM YETER LAN OROSPU COCUGU DEDİM İÇİMDEN KOVAYA SU DOLDURUP GİTTİM ELİFİN BÜTÜN EŞYALARINI ISLATTIM IP ISLAK EVİNE GİTTİ KIZ HASTA OLMUŞ SONRA BEYLER NASUHLA AYRILMIŞLAR FIRSAT BU FIRSAT DEDİM TÜM GÜCÜMLE YAVŞADIM ELİFE ÇIKMAYA YENİDEN BAŞLADIK O ÇOK MUTLUYDU BEN İSE SADECE SİKMEYE ODAKLANMIŞTIM MEME İSTİYODUM AM İSTİYODUM ATMIYODU DEKOLTELİ FOTOLAR ATTI BU SEFER GÜLEREK 31 ÇEKTİM ONDAN SONRA BUNU EVİNE BIRAKMAYA GİTTİM YÜRÜYORUZ BUNU ÇEKTİM KÖŞEYE BOYNUNU ÖPMEYE BAŞLADIM ONDAN SONRADUDAĞINI ÖPMEYE BAŞLADIM BENİM ÇAVUŞDA AŞŞAĞIDAN BACAĞINNI ÖPÜYODU ELİF DUR DİYODU AMA DURAMIYORDUM ÇÜNKÜ AZMIŞTIM AMK KIZI NASI DURAYIM ONDAN SONRA BEYLER 10 DAKKA BÖYLE YİYİŞTİK SONRA EVİNE BIRAKTIM SONRA EVİME GİTTİM AKŞAM WPDEN YAZDIM GÜZELMİYDİ FELAN DİYE BAŞLARDA KÖTÜ HİSSETTİM AMA ÇOK GÜZELDİ DEDİ O AN DEDİMKİ AHA SİDAR BU KIZI SİKMEN İÇİN SON ŞANSIN YAP BUNU SİK BUNU BAŞARACAKSIN DİYE KENDİ KENDİME SÖYLENDİM GECEDE UYURKEN O ANI DÜŞÜNÜP 31 ÇEKTİM ... SEKS SİKİŞ POMPA YARRAK AMA GİRME SAHNESİ ------------------------ BEYLER ŞEYMA BEN ELİF BULUŞTUK ŞEYMA EVİNE DAVET ETTİ GİTTİK AMA ŞEYMA EVİNE ALMADI BENDE ELİFLE 2 DAKKALIĞINA ÖPÜŞTÜM FAKAT BANA YETMEMİŞTİ DEDİMKİ ELİFE ASANSÖRE KADAR GELİRMİSİN GELDİO AN ONUN BOYNUNDA BAŞLADIM ÖPMEYE DUDAĞINA KADAR ÇILDIRMIŞ Bİ ŞEKİLDE ÖPÜYORUM ELLERİM GÖTÜNÜ MINCIKLIYOR ASANSÖRLE 14-15 KEZ İN ÇIK YAPTIK BUNUN İÇİN İKİMİZDE AZDIK BU BOYNUMU EMİYOR BENDE ZEVKTEN ÇILDIRIYORUM ŞEYMAYA DEDİMKİ ELİFLE 5 DAKKA İZİN VERİRMİSİN DİYE GİRDİM EVİNE SOKTUM ELİFİ ŞEYMANIN ODASINA KİTLEDİM KAPIYI YATIRDIM YATAĞA ÖPMEYE BAŞLADIK SOYDUM BUNU BAŞTA ZORLASADA BENİ KIZI HÜKMETMEYİ BAŞARDIM GÖBEĞİNİ YALADIM ÖPTÜM SONRA YUKARIYA DOĞRU ÖPEREK ÇIKTIM DUDAĞINI ISIRDIM EMDİM ONDAN SONRA PANTALONUNU ÇIKARDIM ODA BENİM PANTALONUMU ÇIKARDIM BOXERIN İÇİNDE YARRAĞIM ZOR DURUYOR PATLIYACAK BOXER SONRA BUNUN ÜSTÜNE ÇIKTIMHAZIRMISIN DEDİM EVVET DEDİ VE YALAMAYA BAŞLADIM GÖBEĞİNİ ONDAN SONRA AŞŞAĞIYA İNDİM ORAYIDA YALADIM AZMIŞTI BELLİ TUZLU Bİ TAT VARDI AMINDA YALADIM YALADIM DOYAMADIM SONRA YETERR GELİYORUM DEDİ BEKLE AZCIK DEDİM AĞZINA VERDİM BUNUN SANKİ 40 YILLIK SAKSOCU GİBİ SAKSO ÇEKİYO DİŞLERİNİ DEĞDİRMİYOR BEYLER İNANAMAZSINIZ HARİKA BİŞEYDİ ONDAN SONRA ASIL KISMA GELDİK İLK KEZ İÇİNE GİRİCEKTİM BAŞKA SADECE KAFASI GİRSEDE İYİCE SOKTUM KAN GELDİ BAKTI KORKTU SONRA DEDİMKİ BİTİNCE TEMİZLERİZ DİYE DUDAĞINA YAPIŞTIM ÖPTÜM GÜLDÜ ONDAN SONRA GİTGELLERLE 5-10 DAKKA SİKTİM VE BOŞALACAĞIMI HİSSETİM GELİYORUM DEDİM NEREYE YAPAYIM DEDİM ODA OFF Bİ YERE YAP İŞTE YA DEDİ İÇİNE SOKTUM BEYLER SİKİYORUM SONRA TAM BOŞALICAKKEN ÇIKARDIM GÖBEĞİNE ATTIRDIM VE PANTALONUMU GİYİP EVE GİTTİM AKŞAMDA MESAJ ATTIM NASIL SİKTİM AMA OROSPU O 11 AYIN BÖYLE ACISINI ÇIKARDIM DEDİM VE KIZ AĞLIYARAK ARADI ALLAH BELANI VERSİN DİYE BENDE DEDİMKİ İYİ SAKSO ÇEKİYORSUN ALLAH SENİ BİDAHA BANA VERSİN DEDİM VE KAPATTI O GÜNDNE SONRA ASLA KONUŞMADIK BEYLER VE ŞU AN BOŞALDIM AMK

submitted by ALLAHSIZBRUH31 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.08.09 01:08 karanotlar İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ[*]

Sibel ÖZBUDUN ,
AKP’nin ayağı İstanbul Sözleşmesi’ne fena dolandı. İktidarının henüz “demokrasiyle barışık”, “AB hedefinden kopmamış”, seçmen desteğinin yüzde 50’lerde seyrettiği günlerde hazırlanmasına nezaret edip Türkiye’nin ilk imzacısı olmasını sağladığı “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı parti çeperlerinden kopan “Kabakçı Mustafa İsyanı” ile karşı karşıya.
İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ[*]
“burada daha ne kadar öleceğim?
yeryüzüyle gökyüzün aracısı olarak
bulutu haraca kestiğiniz yerde?”[1]
AKP’nin ayağı İstanbul Sözleşmesi’ne fena dolandı. İktidarının henüz “demokrasiyle barışık”, “AB hedefinden kopmamış”, seçmen desteğinin yüzde 50’lerde seyrettiği günlerde hazırlanmasına nezaret edip Türkiye’nin ilk imzacısı olmasını sağladığı “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı parti çeperlerinden kopan “Kabakçı Mustafa İsyanı” ile karşı karşıya.
Şu sıralar bayraktarlığını Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’ın yaptığı “İsyan”, AKP etrafında kümelenen tarikat ve cemaatlerden, Akit ve Yeni Şafak yazarlarına, MÜSİAD erkânından, cep telefonunda Tayyip Erdoğan’ın özel numarası kayıtlı “hatırlı” kişilere, İslâmcı camia içinde yaygın bir destek bulmuş gözüküyor.
Türkiye Düşünce Platformu tarafından hazırlanıp Mayıs 2020’de Cumhurbaşkanına sunulan, imzacıları arasında “ağır toplar” bulunan “İstanbul Sözleşmesi’ne Yönelik Hukuki ve Psikososyal Değerlendirme Raporu” “isyan”ın “Manifesto”su niteliğini taşıyor. Murat Yetkin’in listelediği hâliyle, “Platformun ‘Yüksek İstişare Kurulu’ üyelerinden oluşan imzacılar arasında Cumhurbaşkanının Başdanışmanlarından AKP eski Artvin Milletvekili İsrafil Kışla var örneğin, MÜSİAD’ın kurucu başkanı, ‘İslâmi burjuvazi’ tezinin müellifi Erol Yarar var. Tanıtmaya gerek olmayan bir isim Emine Şenlikoğlu. Abdurrahman Dilipak’ı da tanıtmaya gerek yok, Akit yazarı. Taşkın Koçak da Akit yazarı. Hasan Çetinkaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul İmam Hatip Lisesinden hocası. Yusuf Ziya Kavakçı, hâlen Türkiye’nin Kuala Lumpur Büyükelçisi Merve Kavakçı ve AKP Milletvekili Ravza Kavakçı Kan’ın babaları. Resul Tosun da eski AKP Milletvekili, Yeni Şafak yazarı. Ve Raşit Küçük, Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi Başkanı. Adeta rüya takımı.”[2]
Dediğim gibi, bu “rüya takımı”nın İstanbul Sözleşmesi’ne karşıtlığı, cemaat-tarikat müdavimi tabanda ciddi bir karşıtlık buluyor. “Ne yani, bize serkeşlik eden kadınlarımızı, gözü dışarıda kızlarımızı (Kur’an’da yeri olmasına rağmen) ıslah edemeyecek miyiz?” ya da “Sözleşme eşcinselliği özendiriyor”dan başlayıp, “Bu sözleşmeyi hazırlayan Batılı çevrelerin hedefi, bizim (Müslüman) kültürümüzü, aile yapımızı vb. yok etmektir; alkolizm onlarda, eşcinsellik onlarda; onlar kendilerine baksınlar”a dek uzanan bir homurtular bulamacından beslenen bir zihniyet dünyasından. Ve bununla rezonans içinde.
“İsyancılar”ın itirazları birkaç noktada odaklanıyor:
  1. Sözleşme, feminist bir kategori olan(?) “toplumsal cinsiyet” kavramı üzerine temellenmekle, cinsiyet görüngüsünü “toplumsal/ kültürel olarak belirlenen bir hâle indirgiyor, bir başka deyişle, “fıtrat”ı es geçiyor.
  2. Şiddeti yalnızca erkekler tarafından, yalnızca kadınlara uygulanan bir olgu olarak sunarken, bir yandan da onu “psikolojik, fiziksel, ekonomik, cinsel” veçheleri olan çok geniş kapsamlı bir olgu olarak belirsizleştiriyor.
(“Psikolojik şiddet, kavramı çok geniş bir kavram. Erkeğin sesini yükseltmesi, sinirlenmesi, kızdığı zaman ters ters bakması ya da ağır bir söz söylemesi… hepsi bunun içine dahil. Kadın bunları kocasına yaptığında psikolojik şiddet sayılmıyor fakat erkek kadına yaptığında şiddet oluyor. Dünyanın en ikiyüzlü ve adaletsiz sözleşmesi bu olsa gerek.
Ayrıca özgürlüğünü kısıtlamayı özellikle belirtmişler. Erkek karısına ‘nereye gidiyorsun?’ diye sorsa ya da karısının gitmesini istemediği yer olsa suç oluyor. Erkek karısının gittiği geldiği yere karışamaz bu sözleşmeye göre. Fakat kadın kocasının gittiği geldiği yerleri karışabilir, erkeğin ailesi ile görüşmesine problem çıkarabilir, bunlar suç sayılmaz.”[3])
  1. Öte yandan, kadınların aile içinde şiddet görmesine neden olan etkenler (ki “red cephesi” bu meyanda neredeyse münhasıran “alkolizm”i vurguluyor) üzerinde sözleşmede hiç durulmuyor. Bundan zımnen çıkan sonuç, aile içi şiddet, Sözleşmede tanımlandığı üzere erkek ile kadın arasındaki eşitsizlikten kaynaklanan bir sonuç değil, her seferinde tekil ve özgül bağlamında ele alınarak çözümlenebilecek bir durum. (Akıllardaki “çözüm”, tabii ki kadının alttan alıp erkeğin suyuna giderek onu yatıştırması… Bu bağlamda Çorum Müftülüğü’nün kocasından şiddet görme kaygısını dile getiren kadına “Çok büyük bir sorun değil bu, konuşarak çözersiniz. Akşam sevdiği şeyleri yapın, çayın yanında sakince konuşun”; veya “ ‘Nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. Suçlayıcı dille konuşmayın. ‘Nasıl istiyorsun, bilemedim. Bilsem öyle yapardım’ gibi konuşun” yollu nasihat etmesi, Niğde Müftülüğü’nün ise, “Şiddet göstermesinin sebebi ne? Erkeğin eşinden beklediği nedir? Akşam geldiğinde güler yüz, yemeğinin hazırlanması… Elinden geleni yapmana rağmen yaranamıyorsan farklı şeyler olabilir. Başka ilişkisi olabilir mi?”[4] yollu fişteklemesi boşuna değil…)
  2. Bu bağlamda, Sözleşme’de şiddet gören kadınlara arabuluculuk, hakemlik vb. girişimlerin kesin bir dille reddedilerek kadının korunmasına yönelik önlemleri vurgulanması, gerideki “sinsi” “aile birliğini bozma” niyetini ifşa ediyor. Oysa “bizim” kültürümüzde aile kutsaldır ve her ne pahasına olursa olsun, korunması gerekir. Milli Gazete yazarı Şakir Tarım’a göre, örneğin, İstanbul sözleşmesi “Türkiye’nin bekasına yönelmiş en büyük tehdittir”. Yeni Akit yazarı Ali Erkan Kavaklı ise “İthal kanunlarla aile yaşatılamaz. Sözleşme iptal edilmeli, kendi dinimizi, inançlarımızı, örf ve adetlerimizi esas alan adaleti sağlayacak, ve aileyi yaşatacak düzenleme yapılmalı”dır. Saadet Partisi Konya milletvekili ve Gençlik Kolları Başkanı Abdulkadir Karaduman’a göre de “İstanbul Sözleşmesi adı verilen ucube, adeta aile yapımızı çökertmek için kaleme alınmış bir metindir”, ve “Kim ne diyorsa desin, hangi tarafta durursa dursun, toplumu bir felakete ve uçuruma sürükleyen, haneleri birbirinden ayıran İstanbul Sözleşmesi derhâl feshedilmelidir…”
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan geri kalır mı? O da dünyada aile ve toplum dokusunun en güçlü olduğu ülkelerin başında gelen Türkiye’de, “İstanbul Sözleşmesi ve cinsiyet eşitliği projeleriyle aile yapısı ile sosyal dokunun büyük bir saldırıyla karşı karşıya” olduğu “uyarı”sını yapıyor. Bu nedenledir ki, Kaplan’a göre, “Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden derhâl çıkmalı ve ‘cinsiyet eşitliği’ gibi sinsi projeleri vakit geç olmadan kaldırmalıdır.”[5]
  1. Sözleşmenin “sinsi” amaçlarından biri, erkek ve kadın cinsiyet kimliklerini muğlaklaştırmak, buna koşut olarak eşcinselliği “meşru”, “kabul edilebilir” ve “olağan” göstermektir. “Red cephesi”nin bu mealdeki itirazları en “bilimsel”inden[6] en “maganda”sına,[7] buram buram homofobi kokuyor. İstanbul Sözleşmesi’nin bütün “günah”ı, “ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka görüşe sahip olma, ulusal veya sosyal menşe, bir ulusal azınlıkla bağ, mülkiyet, doğum, cinsel yönelim, cinsel kimlik, yaş, sağlık durumu, engellilik, medeni hâl, göçmen ya da mülteci olma durumu vb. temelinde herhangi bir ayrımcılık” yapılmasına karşı çıkmak iken[8] bu, İslâmcı muterizlerce neredeyse istisnasız, “eşcinselliği normal gösterme/ teşvik” olarak okunuyor.[9] Ve büyük bir yaygarayla karşılanıyor…
  2. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, “Red Cephesi” nezdinde Sözleşme “yerli ve milli”liğin çok uzağındadır. Örf, adet, gelenekler ve hatta dine karşı bir saldırı niteliği taşımaktadır. (Sözleşmenin 12/1. maddesinde tarafların “kadınların daha aşağı düzeyde olduğu düşüncesine veya kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı önyargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınması”na yönelik tedbirler almaya çağrılıyor. Madde 12/5’de ise, “kültür, töre, din, gelenek veya sözde ‘namus’ gibi kavramların (…) herhangi bir şiddet eylemine gerekçe olarak kullanılmaması” isteniyor.) Bu ifadeler, “kültürümüz”e ve “dinimiz”e doğrudan bir saldırı olarak görülüyor:
“Proje, Türkiye’nin insanlığa örnek olan sağlam aile yapısını yıkmayı, İslâm’ın aile anlayışını devre dışı bırakmayı amaçlamaktadır.”[10]
“Kabul edilenler gayet açık. ‘Din, gelenek, örf ve tüm diğer uygulamaları ortadan kaldırmak’…”[11]
“… ‘Taraflar, kadın erkek için kalıp rollere dayanan ön yargıları, örf ve âdetleri, gelenekleri ve tüm diğer uygulamaları ortadan kaldırmak amacıyla kadın ve erkeklere ilişkin toplumsal ve kültürel davranış modellerinde değişim sağlamak için gerekli tedbirleri alır. M.12/1’ hükmüyle, Müslüman toplumun inanç, örf, adet ve geleneklerinden gelen her tür kalıp (kadın – erkek cinsiyet) rollerde değişimin teminatı devlet olacaktır. Bir başka ifade ile 3 ve + cinslerin teminatı olacaktır devlet.”[12]
Bunlar “kadınları şiddetten korumak” gibi saf ve masum bir gerekçeden kaynaklanamaz. Geride “sinsi” bir plan, bir “Büyük Akıl” vardır. Dinimizi, kültürümüzü, aile yapımızı tarumar ederek bizi yutmak isteyen AB ve Batı emperyalizmi:
“İstanbul Sözleşmesi Batı’nın toplum yapısı ve hayat anlayışıyla şekillenmiştir. Türkiye toplumu Batı’dan farklıdır. Huzur ve barışımız için bazı konularda Batılılarla işbirliği yapılabilir; fakat kimliğimizden taviz veremeyiz. Biz, Batı’dakinden daha özgün, insanî değerlerle iç içe, manevî zenginliği olan bir aile ve toplum anlayışına sahibiz. (…) Her işimize burnunu sokan AB’ye haddi bildirilmeli; özellikle aile ve sosyal konulardaki müdahalesi önlenmelidir. Bunlar milletimize özgü özelliklerdir. Bu konudaki kararları bu ülkede yaşayanlar vermeli; mahremiyetimize leke sürülmemelidir.”[13]
“Bu ‘Aileye karşı açılan savaş’ta, BM, AB, herkes vardı. İnanılmaz paralar harcıyorlar. İçeride, MEB, Aile Bakanlığı, DİB, YÖK, bir sürü vakıf, dernek, herkes var! Yeşil Feministler bu işi çok sevdiler. Mecliste bu işler hiçbir sorun yaşanmadan, engellemeyle karşılaşmadan, yönetim yanlısı ya da karşıtı fark etmiyor, el birliği ile hemen yasalaşıyor.”[14]
“Toplumsal cinsiyet eşitliği savunan derneklere ki ülkemizde bunların çoğu din ve devlet düşmanı ve LBGT destekçisidir, sözleşme ile taraflar bunları maddi olarak besleyeceklerine söz vermişler. Anlaşıldığına göre bu din ve devlet düşmanı derneklere sadece Avrupa fonundan değil, bizim cebimizden de para akıtılıyor. Bizim paramızla bize küfrediyorlar. (…) Muhafazakâr ve dindar görünen hükumetimiz de bu sözleşmeye imza atmış. Bu sözleşme iptal olmazsa Avrupa Konseyi belki kadın haklarına aykırı diye Kur’an-ı Kerimden bazı âyetleri çıkarmamızı isteyebilir, sonuçta kabul etmişiz, isteyebilirler.”[15] “Toplumu ifsad etmek için Avrupa Birliğinden fon alan sözde kadın derneklerinin sözleri dinlendi.”[16]
“Toplumsal cinsiyet merkezli inşa edilen İstanbul Sözleşmesi, toplumsal tabanı dikkate alan eleştirilere duyarsız, tek taraflı bir metin görünümündedir. Metin bu hâliyle bir toplumu ayakta tutan kültürel değerlerin belirlediği toplumsal rol beklentisini değersizleştiren, küçük bir grubun değerden arınık rol beklentisini temel değer hâline getiren yeni bir emperyalizm türüdür.”[17]
Son örnek de Diyanet’le bağlantılı olsun. Diyanet Hak ve Adalet Sen’in zinanın suç olması için yasal düzenleme yapılması ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi için bir imza kampanyası başlattı. İmza metninde, “AB uyum yasaları çerçevesinde zinanın suç olmaktan çıkarılması ve Avrupa Konseyi’nin hazırladığı kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla imzalanan İstanbul Sözleşmesi toplum da manevi yıkıma neden olmuştur. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi ve zinanın suç sayılması hususunda yasal düzenleme yapılması için Sayın Cumhurbaşkanı’nı ve Meclis’i göreve davet ediyoruz” deniliyor.[18]
“Red cephesi”nin AKP içinden bir kadın direnciyle karşılaşması, üslubun giderek bozulmasına yol açtı. Malum, iktidar partisinin sözleşmenin kotarılıp imzalanmasına katılan ya da destek veren tarafının başında kurucu ve başkan yardımcılığını yürüten Sümeyye Erdoğan’ın patronajı altındaki KADEM var. Yanısıra, grup başkanvekili Özlem Zengin, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Canan Kalsın, Dilekçe Komisyonu Başkanı Belma Satır gibi AKP’li kadın milletvekilleri,[19] kimi AKP yandaşı kadın yazarlar…
Bu kesim, utangaç bir dille de olsa, Sözleşme’ye sahip çıkan, tabanda yanlış anlaşıldığını savunan açıklamalar yaptılar. Sözleşme yalnıza kadınları değil, aile içinde şiddet gören tüm bireyleri korumayı hedefliyordu; kesinlikle eşcinselliğin meşrulaştırılması gibi bir amacı yoktu, “milli kültürümüz”e, “örf ve adetlerimiz”e ters düşen yönleri varsa, bunlar düzeltilebilirdi…
Bu “maruzatlar” dahi Red’cilerin büyük tepkisiyle karşılaştı, Sözleşme’nin İslâmcı savunucuları “yeşil feministler” olarak damgalanmaktan ve Abdurrahman Dilipak’ın ağzından Sözleşme savunucularına yönelen “Fahişeler” salvosundan nasiplerini almaktan kurtulamadılar. İşin içinde bizzat Cumhurbaşkanı’nın kızı olmasına karşın… İşin ilginç yanı, Berat Albayrak’ın “mahremiyet”ine yönelik bir ‘taciz’i tüm sosyal medyayı cendereye alan bir yasal düzenlemeyle cezalandıran mercilerin, bu salvolar karşısında büyük ölçüde suskun kalması. En azından kamuoyu önünde…
Hatta AKP’nin Meclis grubu, Red’cilerin basıncına dayanamayarak, Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un ağzından, “Nasıl girmişsek, usulüne göre çıkarız,” açıklamasını yapacaktı. Bunun üzerine gözler “en tepe”ye dikildi. Beklenen işmar, gecikmedi: “Bizim için ölçü değildir. İstanbul sözleşmesi nass değildir.”[20]
“Parti içi kavga” ya da değil; “gelenekçi İslâmcılar ile modernist İslâmcılar”ın kapışması, ya da değil; tarikatların-cemaatlerin AKP’yi köşeye sıkıştırması ya da değil… Bunlar önemli değil.
Önemli olan, hergün birkaç kadının eril şiddete kurban gittiği, kadın dövmenin bir çeşit “maço sporuna” dönüştüğü ve vahşetin ölü bedenleri parçalayıp yakarak bidona doldurduğu, üstüne de beton döktüğü bir ortamda, kadın cesetlerinin bu kayıkçı dövüşüne nasıl meze yapılabildiği… Can havliyle polise sığınan kadınların “kocandır, döver de sever de” diye evlerine yollandığı, birkaç gün sonra da yollandıkları evden ölülerinin çıktığı bir iklimde, Sözleşme’ye karşı “toplumsal cinsiyet ibaresiyle insanları cinsiyetsizleştiriyor, eşcinselliği meşrulaştırıyor” gibi “sudan” gerekçelerle savaş açmanın pervasızlığı… “Ailenin birliği, kutsallığı” adına kadınları gözden çıkartan zihniyetin özel yaşamlarımızın derinliklerine sızması… Hoyrat bir efelenmeyle önüne çıkan her engele, hatta engel algısına diş göstermesi…
AKP MYK’sının sözleşmenin kaderini görüşeceği toplantısı ertelendi. Sözleşmenin akıbeti, ölü ya da sakat bırakılmış, tecavüze uğramış, küçücük yaşta tecavüzcüsüyle evlendirilip ebedi bir cehennem yaşamına mahkûm kılınmış kadınların tümüyle dışındaki şeylere bağlı. Örneğin hazretler şu sıralar ülkenin içinde debelendiği ekonomik krizden çıkışta Batılı finans çevrelerinin desteğine önem veriyorsa, olasıdır ki Sözleşme (“Red Cephesi”nin gazını alacak birkaç küçük revizyonla) kalacak. Yok eğer Batı dünyasından topyekûn bir kopuş yeğleniyorsa, İstanbul Sözleşmesi, yüzyüze oldukları şiddete karşı devlete bel bağlayan kadınların son umutlarıyla birlikte, tarihe karışacak ve şiddete uğrayan kadınlara “kocalarının en sevdiği yemeği pişirdikten sonra çay demleyip sakin bir ses tonuyla neden öfkelendiğini sormalarını, ‘bilseydim öyle yapmazdım’ demelerini” salık veren yeni ve “yerli ve milli” bir sözleşmeyle ikame edilecek…
Şu kanaatimi bir kez daha vurgulamama izin verin: Hiçbir sözleşme, kadınların bedensel ve psikolojik bütünlüklerini, onların kendi bedenlerine, emeklerine, kimliklerine ve geleceklerine sahip çıkma kararlılıkları kadar güvence altına alamaz. Bu kararlılık ve özgüven ise ancak, mücadele içinde biçimlenecektir. Kadınlarla erkeklerin eşit, tahakkümsüz, sömürüsüz bir dünyada kendi yaşamlarını özgürce biçimlendirebilecekleri bir dünya kurma mücadelesi içinde.
Bugün sözleşmenin hayata geçirilmesi için sokaklara dökülen kadınlar, bilerek ya da bilmeyerek, bu “yeni” kadın tipini biçimlendiriyorlar. İradesini herhangi bir mercie, yetkeye teslim etmeyen, boyun eğmeyen, kendi yazgılarını ellerine almakta kararlı kadınlar… İyi ki varlar!
N O T L A R
[*] Newroz, Ağustos 2020…
[1] Nilgün Marmara.
[2] Murat Yetkin, “İşte Erdoğan’dan Fesih İsteyen İstanbul Sözleşmesi Raporu”, Yetkin Report, 23 Temmuz 2020.
[3] Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189
[4] “Diyanet’ten Kadınlara Tavsiye: Şiddet Görürseniz Yemek ve Çay Verip Nedenini Sorun!”, 14.07.2020, https://meydan.org/2020/07/14/diyanetten-kadinlara-tavsiye-siddet-gorurseniz-yemek-ve-cay-verip-nedenini-sorun/
[5] T24, “Tartışmaların Odağındaki İstanbul Sözleşmesi’nin Tam Metni”, 28.08.2019, https://t24.com.thabetartismalarin-odagindaki-istanbul-sozlesmesi-nin-tam-metni,836883
[6] “Sözleşme hükümlerinde cinsel yönelim ve cinsel kimliğe yönelik ayrım yapılmaması adına, bu olgular legallik elde etmiştir. LGBTİ örgütleri bu sözleşmeye dayanarak, siyasi iktidarın LGBTİ haklarına dair ifadelerin ve statülerin anayasallaştırılması ve yasallaştırılması konusunda hukuki yükümlülüğü olduğunu ifade etmektedir.” (Aile Akademisi Derneği, “10 Maddede İstanbul Sözleşmesi Neden İptal Edilmelidir?”, Temmuz 2019, Bursa, s.5.)
[7] “Diğer taraftan, cinsiyet eşitliği gibi muğlak bir kavramın içine kadın-erkek ilişkileri açısından toplumlarda yaşanan en çarpık örnekleri bir torbanın içine koyup masum bir kılıfla, kadına pozitif ayrımcılık sloganları ile başlatıp toplumsal cinsiyet eşitliği maskesi ile eşcinsellik, biseksüellik gibi hastalıklı ve arızi, sorunlu ve hatta tedavi gerektiren bu eğilimli insanların bu davranışlarını, meşru, normal hatta iyi olarak lanse etme gayretlerine dönüştüğüne tanık oluyoruz.” (Ahmet Gürbüz’ün görüşleri, Mücerret, “İstanbul Sözleşmesi ile Neyi İmzaladık?”, 6 Ocak 2019, http://www.mucerret.com/dosya/istanbul-sozlesmesi-ile-neyi-imzaladik/)
[8] Sözleşme, 4. Madde, 3. Bend.
[9] “Bu madde ile cinsel tercih ve istediğin tarafa cinsel yönelimin normal kabul edilip güvence altına alınmış olduğu netleştiriliyor.” (Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189)
[10] Şakir Tarım, “Rezil Tehlike: İstanbul Sözleşmesi”, https://www.milligazete.com.tmakale/2492739/sakir-tarim/rezil-tehlike-istanbul-sozlesmesi
[11] Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189
[12] Muharrem Balcı’nın görüşü, Mücerret, “İstanbul Sözleşmesi ile neyi imzaladık?”, 6 Ocak 2019, http://www.mucerret.com/dosya/istanbul-sozlesmesi-ile-neyi-imzaladik/.
[13] Şakir Tarım, “Rezil Tehlike: İstanbul Sözleşmesi”, https://www.milligazete.com.tmakale/2492739/sakir-tarim/rezil-tehlike-istanbul-sozlesmesi
[14] Abdurrahman Dilipak, “Dilipak’tan İstanbul Sözleşmesi’ne Tepki: Sözleşme Kadını Kocasına Karşı Koruyor da Erkeği Kadına Karşı Neden Korumuyor?”, https://tr.sputniknews.com/turkiye/201911251040687625-dilipaktan-istanbul-sozlesmesine-tepki/
[15] Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189
[16] Doğru Haber, “İstanbul Sözleşmesi Mağdur Ediyor: Tepki Çok, Çözüm Yok”, https://dogruhaber.com.thabe625952-istanbul-sozlesmesi-magdur-ediyor-tepki-cok-cozum-yok/
[17] Aile Akademisi Derneği, “10 Maddede İstanbul Sözleşmesi Neden İptal edilmelidir?”, Temmuz 2019, Bursa, s.1.
[18] “İstanbul Sözleşmesi’nin Feshi İçin İmza Kampanyası Başlatıldı”, https://www.halk54.com/yasam/istanbul-sozlesmesinin-feshi-icin-kampanya-baslatildi-h11007.html
[19] Ayşe Sayın, “AKP’li Kadın Milletvekilleri İstanbul Sözleşmesi’nden Geri Adıma Karşı”, BBC Türkçe, 28 Şubat 2020, https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-51667766.
[20] T24, “Tartışmaların Odağındaki İstanbul Sözleşmesi’nin Tam Metni”, 28.08.2019, https://t24.com.thabetartismalarin-odagindaki-istanbul-sozlesmesi-nin-tam-metni,836883
http://rojnameyanewroz2.com/istanbul-sozlesmesi-sibel-ozbudun-15649.html
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.29 20:39 suluQ BULDUM BULDUM BULDUM BULDUM BULDUM BULDUM BULDUM BULDUM

Elim ayağım birbirine girdi kusuruma bakmayın. Şimdi öncelikle bazılarınız biliyordur benim belirli başlı kriterlerim var ve ben bu kriterleri karşılayan kızı bulmadıkça elimden başkasını sikmeyeceğime dair yemin ettim. Hah işte ben o kızı buldum mk. Yani aslında o beni buldu. Bir gece ansızın dükkana geldi ve işte o an tüm organlarım birbirine sakso çekmeye başladı. O derece tuhaf oldum mk.
Şimdi sizden isteğim sayın KGB hulkı, bana yardım etmeniz. Bu kızı ben nasıl elde edebilirim? Neler yapmam lazım? Bana yardım edin ne olur. Burada çoğu aşk mevzusunda çoğu kişiye yardım ettim. Kimisinin sikişmesini sağladım, kiminin sağlayamadım. Şimdi ise yardım isteme sırası bende.
Bazı notlar: WP ve İnstagram kullanmıyorum. Hatta hat bile kullanmıyorum telefon numaram yok. (Mağarandan yeni mi çıktın orospu çocuğu demeyin çıkmadım. Hatsız gayet mutlu yaşıyordum bu olaydan önce.) Bi' de kız hakkında hiç bi' bilgim yok. Sadece benle aynı yaşta olduğunu biliyorum.
Ciddi yardım edecek herkese teşekkür ederim.
submitted by suluQ to KGBTR [link] [comments]


2020.06.11 08:17 yennicheri Salak Kız Nasıl Tavlanır ? Bölüm 1

1999 senesinde açılan ve büyük efsane olan www.salakkiznasiltavlanir.com sitesindeki bilgileri aklımda kaldığınca yazdım. farkettim ki aramızda hala salak kızları nasıl tavlayacağını bilmeyenler var.

ps: 4 bin karakter sınırı yüzünden 3 parça yayınlıyorum.
TAVLAMA TEKNİKLERİ
Bence yolda gördüğünüz bir kızı tavlamanın her hangi bir yolu yoktur. Bakmakla yetinirsiniz. Kız köpek gezdiriyosa o başka ama sokakta ve/ya gittiğimiz bir cafede gördüğümüz her kızı tavlamayı sağlayan bir taktik yoktur. Bilen varsa bana da söylesin. Bir kızı tavlamak için mutlaka bir muhabbet ortamına ihtiyacınız var. Ama ortam yoxa bu kız tavlayamayacağınız anlamına gelmez. Aksine ortamınızı kendiniz de yaratabilirsiniz. Az biraz tanıdığımız kızlarla muhabbet kurmak tabi ki daha kolaydır ama hoşlandığımız kızı tanımıyorsak yada önce bi kızla tanışıp kızı daha sonra tavlamak istiyorsak işimiz biraz daha zorlaşır. Ama sizlere hizmet etmeyi kendisine misyon edinmiş olan bu sitemde bu konuda da sizi yalnız bırakmayacak. Ve tabii diğer sitelerde olduğu gibi şuraya tıkla buraya tıkla diye veya popup açarak rahatsız etmeyeceğim de :))) Neyse burada kendinize olan güveniniz çok ama çok önemli. Tanımadığımız kızları tavlayabilmek için önce tanışmamız gerekmektedir. Öncelikle kesiştiğiniz fakat tanımadığınız bir kızla tanışacağınıza değinelim. Yine her ne olursa olsun kızın bulunduğu ortama gireceksiniz. Size tavsiyem kızın arkadaşlarından biriyle arkadaş olup onun vasıtasıyla kıza zıplamanızdır. Yani bir örnek vermek gerekirse : Mesela kantinde bir kız gördünüz ve çok hoşunuza gitti hemen kızı bi kaç tenefüs boyunca takibe alın ve etrafındaki tiplere çok dikkat edin. Sınıfını/bölümünü falan öğrenin. Sonra yine çıkışta çaktırmadan kızı takip ederek hangi serviste olduğunu öğrenin. Ve daha sonra da kızı tanıyan birilerinden bi kaç bilgi alarak kız hakkında toplayabileceğiniz maximum bilgiyi toplayın. Daha öncede söylediğimiz gibi kızlar asla tek başlarına bir yere gitmezler. O yüzden siz ne kadar cesur olursanız olun kızın yanına gidip konuşamazsınız. Ama kızın başka bir arkadaşı ile tanışmışsanız eleman kızın yanındayken onun yanına gidip "naber napıyon? Beni arkadaşlarınla tanıştırmıycakmısın?" muhabbeti yaparak kızla tanışın. Kızın adını öğrenir öğrenmez " aaa ne kadar güzel bir isim peki bir anlamı var mı?" klasik geyiğini yaparak kızın zeka seviyesini ölçün. "Evet karda açan beyaz çiçeğin tepesinde güneşlenen bok böceği demekmiş" tarzı bir cevap verirse(ki verir) o kızı kesin tavlarsınız. Kızla tanıştınız yakınlaşma bir sonraki konu. Ama bu taktik lisede işe yarar. En önemli kız tavlama mekanı okulunuzun sosyal klüpleridir. Bu klüplerin asıl kuruluş nedeni de zaten kız tavlamaktır.Okulunuzda bulunan klüpleri araştırın ve kız açısından en zengin kaynaklara sahip olan klüplere üye olun. Özellikle Sinema Klübü📷 Tiyatro Klübü📷 ve Çiçek&Böcek&Sevgi&Şiir klüpleri tavlanmayı bekleyen kızlarla dolup taşmaktadır. Bu klüplere üye olarak oradaki ortama girebilir ve girdiğiniz ortamda istemediğiniz kadar çok kızla tanışabilirsiniz. Bunun dışında her yıl yapılan bahar şenliklerinde de bir çok kızla tanışmak ve akabinde tavlamak mümkündür. Biliyorum "hadi leen ne alakası var " diyceksiniz ama en kolay kız tavlayabileceğiniz bir diğer mekan okul kütüphanesidir. Çünkü buraya gelen kızların %90'ının derslerden zaten küçük olan beyinleri sulanmıştır ve bir erkek arkadaşa tahmin ettiğinizden çok daha fazla ihtiyaçları vardır. Cesur olun📷kütüphanede güzel bir kız gördüğünüzde hemen oradaki raflara doğru yönelin. Bi şekilde tanışın. Gerisini halledersiniz. Tüm bunların yanı sıra ben size kendi bölümünüzdeki gruplaşmaya dahil olarak oradan kız tavlamanızı öneririm. Eğer bi gruplaşma söz konusu değilse millete gaz verip sosyal aktivite ayağına milleti kaynaştırın.Mesela tüm öğrencilerin katılımıyla bir piknik düzenlemek yararlı olabilir. Böylece aynı bölümde okuduğunuz bi kaç kızla tanışma ve yakınlaşma imkanı sağlarsınız.
1-KIZ PSİKOLOJİSİ:
Bir kere şunu kesinlikle ama kesinlikle aklınızdan çıkarmayın:Bu kız milleti her daim dokunsan ağlayacak gibi yasar. Yani sürekli bir sorunları vardır📷ya aileleri onları anlamıyordur📷 ya güzel değillerdir📷ya abileri sürekli onları baskı altında tutuyordur yada sırf sorunlu gözükmek için bir sorunu varmış gibi yapıyordur. Peki burada biz ne yapıyoruz?Tabi ki biraz psikologluk oynuyoruz. Biraz sonra Nasıl Karizma Yapılır bölümünde de inceleyeceğimiz üzere siz zaten kıza karizma yapmak için mutlaka psikoloji ve felsefeyle ilgilendiginizi ona söyliyceksiniz. Bu ilk adim. Sonrada gidip kızı teselli eden centilmen dost tribine yatacaksiniz. Ama centilmen olmaniz bu durumda pek işe yaramaz o yüzden kızın karsisinda zihin okuyan bir tip gibi gözükmeniz lazim.
Simdi gelelim kızların beynini okuma yöntemlerine
Bir kere şunu asla ama asla unutmayınünyadaki hiçbir varlık beyin okuyamaz. ama siz kızların beyinsiz olduklarını zaten biliyorsunuz. )))) O yüzden telaş yapmanıza hiç gerek yok. Bu kızların hepsinin düşünme stilleri aynidir
O yüzden vereceğimiz taktikleri uygulayarak kızın gözünde bir anda beyin okuyan dahi bir psikolog konumuna gelebilir ve kızı tavlama olayini rahatlikla asabilirsiniz.
Bu salaklarin daha öncede söyledigimiz gibi mutlaka ama mutlaka bir sorun(!)lari vardir. Simdi tavlamak istediginiz kızın sikkin oldugu bir zamanda yanina gidin ve "Sikkin gözüküyorsun📷hayirdir" diyin. Kız size sikkin olduğunu daha da belli etmek için hemen "yok bisey yaaa!!!" diye cevap verecektir📷neden?çünkü bunlar salaktir.Sorunlu olmayi karizma zanneden bir salaktan daha ne beklenebilirki. Neyse siz kızın bu cevabi karsisinda "iyi o zaman demiycek kadar zeki oldugunuz için hemen "Sanirim senin konuSacak birisine ihtiyacin var" diyin. Kızın yüz Seklinin sikkin ve trip yapacak birine ihtiyaci olduğunu belli etmek için daha bir buruStugunu ve tamamen sessizlige gömüldügünü farkeder farketmez "Bak bana istedigin herSeyi📷 anlatabilirsin hem ben son 4 senedir psikoloji egitimi aliyorum📷yani bir psikologdan eksik bir yanim yok"diyin.Kız böyle bir trip anindayken asla "Say lan okudugun psikoloji kitaplarini" diye bir Şey sölemez.Yani bu planininizin tutmasi için yeterli bir cümledir.Simdi aklinizdan çikarmamaniz gereken diğer konuya gelelim.Kızlar bu tripleri sadece ve sadece dikkat çekmek için yaparlar.Sürekli olarak "Kimse benle ilgilenmiyo📷kimse beni anlamiyo" diye düSünüp etrafindakilerin dikkatini çekmeye çaliSirlar. Amaçlari birinin gelip kendilerinin kaprislerini çekmesini saglamaktan başka bir Şey degildir.
Ama siz gidip kızın yanina onla konuSmaya çaliStiniz diye kızın sizinle konuSacagini saniyorsaniz yaniliyorsunuz. Üzgünüm ama asla böyle bir Şey yapmazlar.iSte bu yüzden sizin olayiniz beyin okumak.Kızların hangi durumlarda hangi tepkileri verdiklerini ögrenebilmek için yillarimizi harcadik ama degdi.Alin size en baba beyin okuma(!) yöntemleri.
Siz kızın yaninda olaganüstü insan tribi çizeceksiniz.O yüzden kız söylemeden Sip diye durumu anlayip sorunu çözün.Bunun için "Dur tahmin edeyim..." cümlesiyle baSlayin ve ikinci kuralimizi uygulayin ve uydurun. Ya tutmazsa gibi bir kayginiz olmasin.Zira uyduracaklariniz yüzdesi yüksek Şeyler olacak. ikinci cümleniz her zaman "Kimse seni anlamiyor📷değil mi?" olsun.Kız kesin onaylayacaktir. Kız onayladiktan sonra her zaman "Neden sorunun ne oldugundan bahsetmiyorsun?" olsun.Kız kesinlikle gerçek sorundan bahsetmeyecektir.çünkü ortada sorun falan yoktur.amaç triptir.Ve kızlar bu tribe girmeden önce "Ulan bir tribe giriyoz ama birisi gelip sorarsa ne diycem?" diye düSünmezler.O yüzden kızın size verecegi en mantikli ve tek cevap "Bilmiyorum📷ya" olacaktir.Dikkat edin kız size bunlari söylerken yüzünüze bakmaktan Siddettle çekinir.Ve sürekli etrafindaki Seylerle ugraSir📷kagit yolar📷sigara üstüne sigara yakar ve tam bu esnada sizin hakkinizda bilinçaltinda bir fikir oluSturur.
"Sanirim herkes senin üzerine geliyor.Kendini bu agir baskinin altinda ezilmiş ve çaresiz hissediyorsun." diye devam edin.işte bu cümle önceden düSünüpte kendine bir sorun bulmamiS olan bu salaklar için çok güzel sanal bir sorundur.Kız sizi derhal onaylar ve "uffffff niye her şeyin sorumlusu ben oluyormuSum sanki?" diye size trip atiyor olduğunu iyiden iyiye belli eder.
Sorunu yaratan siz oldugunuza göre çözecek olanda sizsiniz.Simdi sogukkanliliginizdan hiç taviz vermeyerek "Ailenle aran nasıl" diye sorun."Hiç sorma📷 beni hiç anlamiyolar📷neymiş ben Söyleymişim📷böyleymiSim📷 hep suçlu benim zaten" tribine girmemesi mucize olacaktir. "Bak hepimizin ailemizle sorunlari var📷ama onlari suçlarken onlarin senin yasinda olmadığıni ve senin gibi düşünemeyeceklerini asla aklindan çikarma.Seni anlamalarini beklemen bile çok büyük bir hata." diyerek konuşmanizi sürdürün.Bu sırada kız sürekli sizi onaylayacak ama asla ve asla sizi dinlemeyecektir.Siz konuşurken kızın dikkat ettigi tek Şey sizin ses tonunuz📷 haraketleriniz ve onunla ilgileniyor olusunuzdur.Bu yüzden konusmanin bu kisminda olabildigince uydurun.Kız zaten Su siralarda sizden hoşlanmaya baslamistir.Sizin olayiniz garantilemek.
Kız biraz konustuktan sonra çok feci rahatlayacak ve size gülümsemeye baslayacaktir.Evet iSte baSardiniz.Kızın kafasinda📷hem yakişikli📷hem kültürlü📷hem de beni anliyo📷daha ne istiyim yaaa" izlenimini bırakmayı baSardiniz.Simdi de bu izlenimi daha da güçlendirmek için Su cümleyi kurun"Bak ben her zaman yanindayim📷bir sorunun oldugunda bana gel hem dostlar bugünler içindir📷senin için elimden ne geliyosa yaparim " diyin.
Bravo!Kız artık kendi trip ve kaprislerine katlanacak birini buldu.Artık her gün sirf siz yanina gidip konuşun diye trip yapmaya başlayacak.Sizde bunu bildiginiz için hergün kıza uyduruk poroblemler yaratip çözecek ve kızın aklini başindan alacaksiniz.
Bunlari her kıza uygulayabilirsiniz.Sorun çikmayacaktir emin olun.Bu taktikleri ögrendiginize göre artık kız hakkinda her türlü bilgiyi toplayabilirsiniz.
3_KIZLAR NELERDEN HOSLANIR?
Kızların hoslandigi şeyler standarttir.Bunlarin ne olduklarini mutlaka bilmelisiniz.Peki nedir bunlar?
Müzik dinlemek.📷 Sinema📷 Cafeler 📷Makyaj📷Dedikodu.
Tabiki kızlar bahsettigimiz bu seylerden sanat olanlariyla gerçekte kesinlikle ilgilenmezler.Diğerleriyse onlar için neredeyse hayat biçimidir. Kızların hepsi müzikten hoslandiklarini söyler ama müzikten kasitlari sizinkiyle ayni şey degildir.Kızlar için büyük önemi olan 3 sanatçi(!) vardir. Bunlar: Tarkan📷 Dogus ve Cengiz Kurtoglu'dur. Bunlardan hoslanmayan kız görmedim.Ama klasik olarak hepsi bunlardan nefret ettiklerini söyleyecektir.Sakin inanmayin.Trip atiyorlar. Demek ki yapmamiz gereken seylerden biride kızların hoslandiklari müzik türleri hakkinda az da olsa bilgi sahibi olmaktir.Bu ne isinize yarayacak?Kızı tavlamanin en kolay yolu kızla ileri derecede muhabbet kurmaktir. Bu muhabbetlerin ilk kurulum asamasi ise müzik geyigi ile olur.Bakin bir örnek verelim:2 yil önce okulda bir kızı kesiyodum📷kız aaaalci gibi gözüküyo.Yani en azindan üzerinde IRON MAIDEN t-shirtüyle okula gelmis. Merdivenlere oturmus.Takmis kulagina walkmani📷beni kesiyo.Peki ben ne yapiyorum.Hemen kızın yanina gidiyorum.Tanisiyor degiliz.Olsun📷sorun değil📷tanisiriz.Kizdan walkmanini istiyorum📷sahsen ben de Heavy aaaal dinlerim.Amacim hemen oraçıkta kızla bir aaaal müzik muhabbeti kurup kizla muhabbeti koymak.Ama o da nesi?Bu kız bana walkmanini verdiginde ben dumurdan dumura kosuyorum.çalan kasetengiz Kurtoglu Klasikleri...Kopmamamak için kendimi zor tutuyorum ve hemen aninda taktigi degistirip Cengiz'ci moduna giriyorum.Kız iki günde tav oluyo📷bir süre çikip ayriliyoruz. Bu olaydan çikartilacak çok önemli dersler var: Kızlar hiçbir zaman gözüktükleri gibi degildir Kız tavlamak istiyosak her zaman uydurmaya hazir olmaliliyiz Kızın suyuna gitmezsen asla kızı tavlayamazsin
Kızlar çogunuzun sandigi gibi yaksikliliga değil karizmaya önem verir.Yani çok karizmatik bir erkegin kız tavlama sansi çok yakisikli bir erkekten yüz kat daha fazladir.
Peki nasıl karizma yapilir?
Yillardir yaptigimiz arastirmalar bazı davranis kaliplarinin kızlar üzerinde diğerlerinden çok daha fazla karizmatik bir etki biraktigini göstermistir. Kız milletinin en sevdigi şey karsisinda ki erkegin her zaman kendisiyle ayni şekilde düsünüyor olmasidir.Kızlar entellektüel erkeklere diğerlerinden daha fazla önem verirler.Yani bu salak kizlari tavlamk için en güzel yol daha öncede belirtiğimiz gibi uydurmrktir. Mesela kızların en zayif noktalarindan biri de psikoloji ve felsefedir.Tavlamak istediginiz kızla muhabbet ederken eninde sonunda bu kız size "nelerden hoslanirsin?" diye bir soru soracaktir.Hiç tereddüt etmeden "Kitap okurum📷müzik dinlerim📷sinemaya giderim📷gezerim" diye cevap verin.Göreceksiniz kız o andan itibaren sizinle daha fazla ilgilenmeye baslayacak. Bu kızlar salak olduklari kadar meraklida olduklarindan hemen "ne tarz kitaplar okuyosun?" diye soracaktir.Hemen artık roman okumadiginizi📷uzun süredir psikoloji ve felsefeyle ilgilendiginizi ve sadce bu konuda kitaplar okudugunuzu üstüne basa basa söyleyin. Tabi ki bunlari aslinda hiç okumayacaksiniz.Ama bu salak kızların okuduklari en son kitap genellikle Cin Alidir.Yada en iyi ihtimalle salak ötesi ask romanlari okurlar.peki siz bu durumda ne yapacaksiniz?Tabiki ikinci kuralimizi uygulayacaksiniz.Yani uydurabildiginiz kadar uyduracaksiniz.Kızlar basta da söyledigimiz gibi psikoloji ve felsefe lafini duyar duymaz size çok fazla önem vermeye baslarlar. Ama bu ilgiyi yüze katlayacak bir yöntem daha vardir.Bazı terimler kızlar üzerinde tahmin edebileceginizden daha fazla etki birakir.Bunlarida açikliyorum.Söze söyle baslayin:"Diyalektik materyalizmin tarihsel gelisim sürecinde birçok realistik ve skolastik yaklasimla karsilasilmistir ve bu yaklasimlarin avantgart kültür döngüsü içerisinde birçok pozitivistik akim dogmustur."
Bunlari duyan kızın eve gidince sizi düsünmekten başka hiçbir çaresi yoktur.Aslinda yukaridaki cümle hiçbir anlam içermez ama içinde olabilecegi kadar çok terim vardir.Burdan da sunu anliyoruz ki kızlar terimsel ve anlasilmaz konusan erkekleri karizmatik bulurlar.Uydurabildiginiz kadar uydurun.Kesinlikle anlayamazlar.Bu yöntem onlarca kızın üzerinde denenmis ve hepsinde de olumlu sonuç alinmistir. Ayrica kız bunlari duyunca "evet haklisin📷bende çok severim psikolojiyi📷hep psikoloji okurum gibi bir tavirla karsililik verir.Tabi ki kız uyduruyodur.Bunu yapan kız artık sizin demektir.çünkü kızlar bunu sadece karsisinda ezilmek istemediklei erkeklere yaparlar. Sakin kıza "hangi yazarlari okursun" gibi bir soru sormayin📷kızı kaybedersiniz.Ama yine ikinci kuralimizi uygulayarak kıza hangi yazrlarin hangi kitaplarini okudugunuzdan bahsedin.Mesela ben 30'dan fazla kızı aslinda bir yönetmen olan Arthur Gordon'un 10'dan fazla psikoloji kitabini okuduguma inanadirdim.Diyoruz ya bu kızlar harbiden salak olduklarindan bu saatten sonra söleyeceginiz herseye inanirlar. Hiçbiri de çikip "nasıl olur ya📷Arthur Gordon yönetmen bir kere" demedi.Ama diyelimki sizin tavlamaya çaistiginiz kız bunu söyledi📷o zaman da kural ikiyi aklimizdan çikarmayarak "aaa📷hadi yaaa!Kesin isim benzerligidir.Ben sahsen okudum o kadar kitabini inanmiyorsan yarin sana getireyim bütün kitaplarini" gibi bir tavra girin.Bu kız milleti harbiden salak oldugu için buna inanacaktir.Tabiki ertesi gün kıza lkitap filan götürmiyceksin.Kızın "hani bana kitap getiriyodun?"seklinde bir soru sormasi ihtimali çok çok düsüktür ama sorarsa "ya sorma dün gece sabaha kadar bir kitabi bitirdim aklimda o vardi sadece📷yarin getiririm" diyin.Bu hem kızın size baglanmasini hemde kızın gözündeki karizmanizin feci şekilde artmasini saglar.
Kızla zaten yavastan muhabbete basladiniz📷artık gerisi siz istemesenizde gelir.Kız size "ne tür müzikler dinlersin?" diye sordugunda sakin kesin bir tarz belirtmeyin📷kulaga hosgelen herseyi dinlediginizi ama slow müzikleri tercih ettiginizi belirtin.Kızın gözünde daha da fazla büyüyeceksiniz.
Kızların en çok ilgilendikleri bir diğer konu ise "güzellik"tir.En çirkin kız bile kendini dünya güzeli sanar.Size düsen görev kızın bu egosunu tatmin etmesini saglamaktir.Sürekli kıza ne kadar güzel olduğunu "ima edin".Ama sakin fazla abartmayin.Yagcilik yaptiginizi düsünüp sizden uzaklasirlar.
Kızla daima yakin olabilmek için her daim kızın hoslanacagi konular hakkinda sallama kapasitesine sahip olmaniz gerekir.Kızın yaninda konusacak birsey bulamazsaniz kız sikilir ve tavlamak gitgide daha zor hale gelir.Bu durumda basvurulabilecek en iyi kaynak "Bizim bir arkadas var..."diye baslayan atmasyonlardir.Bu konu basligindan istediginiz kadar sallayabilirsiniz.Evet📷kız "hadi bee📷olamz öyle şey📷git belge getir!" demez ama fazla abartirsaniz içten içe sizin iflah olmaz bir palavraci olugunuzu düsünür ve size çok feci şekilde kil olur.Yüzünüze bakip size gülümsemesi bu salak kızın size kil kapmadigini göstermez. Burada dikkat edilecek tek nokta kızın anlamadigi konularda atip tutmaktir.Ama tutup kıza arkadasinizin arabasinin motor yagini degistirirken sanzimanda olusan bir sorunu gidermeye çalisirken basina gelen komik bir olayi anlatan bir senaryo uydurursaniz kız sizden tiksinir.Ama mesela arkadasinizin basindan geçtigini uydurdugunuz komik bir olaydan bahsedebilirsiniz ama tabi ki bunu bir erkek arkadasiniza anlatir gibi ayilik yaparak anlatirsaniz kızın gözünde tamamen bitersiniz.Kıza bir şeyler anlatirken kesinlikle küfür etmeyin📷biliyorum bu sizin için çok zor ama sabredin biraz.Bu konuya ileride tekrar deginecegiz ama sizin yinede aklinizida bulunsun: karsinizdaki ne kadar samimi olursaniz olun neticede bir kız ve bu kızla kesinlikle normal erkek arkadasalarinizla konustugunuz gibi konusamazsiniz.
Bunlarin yani sira ne yapip edip bir gitar alin yada bulun.çok da pahali olamayan bu alet kizn kalbini fethetmek için birebirdir.Her kız bu tuzaga düser.Salak olduklarini illa belli ederler yani.)Gitari aldiktan sonra su 4 sarkiyi yarim yamalakta olsa çalin:
1)Haluk levent=Ankara📷2)Haluk Levent=Akdeniz Aksamlari📷3)Baris Manço=Gülpembe ve son olarak ta Eagles=Hotel California.Bu dört sarkida inanilmaz derecede basittir ve bu da yetmiyormus gibi kız sizi bunlari çalarken gördügünde size kelimenin tam manasiyla çarpilir. Kız derhal sizden bir sarki çalmanizi isteyecektir.Ama siz bu dört sarkidan başka sarki bilmiyorsunuz ki!Bu durumda da her zaman yaptığınız gibi sallama yolunuz sonuna kaddar açik.Kız böle bir şey derse📷hemen"ben aslinda elektro gitar çaliyorum ve bilmem böle sarkilari" diyin.Kızın karsisinda rezil olmak söyle dursun📷kızın gözünde karizmaniz iki kat artar.
Bu salak kızların zayif noktalarindan bir diğeri ise "kiskançlik"tir.Bunlar en yakin arkadaslarini bile kiskanirlar.Bu egolariyla oynayip kızı elde etmenin duruma göre degisen 2 yolu vardir.
Birincisi kıza yavsamak ve kızın gözüne girmek için kiskandigini bildiginiz kisiler hakkinda atip tutmak ve kıza "onunla ayni fikirleri paylastiginizi kıza belirtmektir.Konuyu bir örnekle açiklayalim:siz Ayseyi tavlamak için ugrasiyorsunuz ama ortamda her haliyle Ayse'den çok çok daha üstün bir kız daha var.O da Nese.Sizde zaten Nese'nin hiçbir kosulda sizle çikmayacagini bildiginiz için Ayse'yi tavlama istegindesiniz. Bu durumda Ayse %1.000.000 ihtimalle Nese'yi kiskaniyordur.Siz Ayse'yle basbasayken hemen Nese'yle ilgili bir muhabbet açin ve atip tutun.Unutmayin kız milleti salak oldugu için Ayse bu yalanlari ciddiye alip gaza gelecek ve Nese'ye karsi duydugu kiskançligi "Zaten bende uyuz oluyorum" formatinda size sunacaktir.Bu haraket kızı tavlamak için çok önemlidir.Kız gaz gelirse kesin o kız sizindir.
Gelelim ikinci yola.Bu taktik📷"tüm ugrasalariniz sonucu kızın size yüz vermemesi durumunda "ve çok alçak dozda uygulanmalidir.Dedigimiz gibi kızların ortamda mutlaka kiskandiklari başka bir kız vardir.Buarada sizin yapmaniz gereken kız sizle ilgilenmedigi zaman gidip onun feci şekilde kil oldugu kıza yavsamaktir.Bunu kızın kendisinin görmesine gerek yok.Ortamdan başka bir kıza göstere göstere yaptığınız taktirde sizin asildiginiz gerçek kızın kulagina gitmesi an meselesidir.Bunu DEdikodunun Kızlar için Yeri Ve önemi Bölümünde uzun uzun inceleyecegiz.ama belirtilmesi gereken çok önemli bir şey var: bu taktik sadece yeri ve dozu çok iyi ayarlandigi zaman ise yarar.Eğer acemiyseniz bu ikinciyi uygulamaniz yarardan çok zarar getirebilir.O yüzden dozaji çok iyi ayarlayin.Dozu iyi ayarlandiginda kız sizi öteki kıza kaptirmamak için gelip kendisi size yavsayacaktir.Anlattigimiz diğer tüm taktikler gibi bu da tarafimizca test edilip onaylanmistir.Fakat bu son anlattigimiz gerçekten çok tehlikeli sonuçlar dogurabilir ve ekibimiz yiyeceginiz tokat ve/ya küfürlerden dolayi hiçbir sorumluluk kabul etmez.
Kızlar aslinda sanildigi gibi öyle çok romantik falan degillerdir.Akillari fikirleri aaatedir. Evet dogru okudunuz.Aslinda bastan beri siz kızı tavlamak için ugrasirken kız(tav olduktan sonra)"su çocukla bir çiksam da beni bir güzel yalasa yutsa" diye düsünür. Bunu iliskinizin en son dönemlerinde hepsi itiraf eder.Ama siz sakin bunu bildiginizi ona belli etmeyin.Siz kızın yaninda sürekli romantik ve entellektüel bir centilmen rolü çizin.Bu kızı tavlamanizi çok fazla derecede kolaylastiracaktir.
Bir kere kıza her firsatta çok romantik ve duygusal biri oldugunuzu ve hiçbir kızın sizi anlamadigini söyleyin.Bu📷 kıza "sizin onunla romantik bir ilişki yasamak istediginiz" bilinçalti mesajini verir.çünkü kızlar(kendileri sanki hiç degillermis gibi)azgin erkeklerden nefret ederler.Dedigimiz yöntemleri uygularsaniz kızla o kadar çok yatarsiniz ki bir süre sonra kızla yatmaktan sikilirsiniz.simdi tabiki bu size inandirici gelmiyor ama biraz sabredin göreceksiniz.ilk baslarda iliskiyi sakin aaa temelinde insa etmeyin📷o zaman dedigimiz gibi sizin azgin biri oldugunuzu anlayip sizi terkederler📷 harcadiginiz onca emek bosa gider.Ama beni dinleyip asagida daha da deteyli anlatacagim teknikleri uygularsaniz kız öyle bir azar ki📷sizin üzerinize atlar ve siz kızın altinda kendinizi plastik erkek gibi hissedersiniz.
4-KUR YAPMA VE KIZA YAVSAMA FASLI
Artık kızlar hakkinda her türlü bilgiye sahipsiniz.Sira geldi kıza yavsamaya.Bu konuyu okurken "kaz gelecek yerden tavuk esirgenmiyecegini" sakin aklinizdan çikarmayin.
Şimdi Bilgi Toplama bölümünde ögrendiklerinizi tekrar ortaya çikarin.Kız hakkinda maximum bilgiye sahipsiniz.
Evet📷simdi daha önce hazirladiginiz listeyi açin.Ve kızın adresine içine isminizi yazmadan bir mektup yazin.Hatta mektubun içine hiçbir şey yazmadan sadece bir kirmizi gül koyun ve "Bu gül kadar sade ve güzel olan askima küçük bir hediye" yazili bir kart ekleyin.Bu salak kız hemen sizin kim oldugunuzu merak etmeye baslayacaktir.Ama asla kesin bir fikir yürütemez yani ertesi gün kız size gelip "mektubunu aldim" demez.Mektubu sizin gönderdiginizi anlamasinin tek yolu elyazinizdir.Eğer kızla ayni siniftaysaniz kızın mektubu almasindan iki gün sonra(sehiriçi posta en geç ertesi gün kızın eline ulasir) bos bir ders yakalayin.Yada bir şekilde kızın sinifta olmadığı bir sırada kızın defterinin arasina yine bir kirmizi gül ile ayni notu birakin.Kız en geç yarin gülü koyanin siniftan biri olduğunu anlayip siniftan erkeklerden süphelenmeye baslayacaktir.
Kız artık siniftan(yada çevresinden)birinin kendisine aşık olduğunu biliyor.Ama siz konudan habersiz gibi davranmaya devam edin.Dua edin ki çok gelismis bir teknoloji var elinizin altinda.Açin o listeden kızın cep telefonu numarasini ve kıza internetten adinizi yazmadan mesaj atin.Askla ilgili bir sürü şey yazin.Nasıl olsa beles. ….. adresinden adinizi yazmaksizin mesaj atmaniz olasi.Ad olarak çilgin aşık yazin.Kıza sürekli siirler📷 kara sevda içerikli şeyler yollayin.Mümkünse bunlari gecenin ilerleyen saatlerinde yollayin.Konuyu abartmanizda hiçbir sakinca yok. Hatta kız mesajlari silmek için yarim saat ugrassin.Bu kızların inanilmaz hosuna gider.Bu mesajlarda aslinda ona çok yakin biri oldugunuzu ama kızın asla sizin kim oldugunuzu tahmin edemeyeceginden dem vurun. Kız mesajlari atanin siz oldugunuzu çok geçmeden anlayacak fakat asla bunu size soramayacaktir.üçüncü asama olarak yine ayni listeden kızın e-mail adresini açin ve kıza yüzlerce e-kart atin.Korkmayin.E-kartlar en fazla 3k yer tutar ve tamamiyle bedavadir.
Daha bir sürü böyle adres var ama biz sadece en iyilerini yazdik.E-kart yollarken dikkat etmeniz gereken seylere gelirsek;öncelikle sunu sakin unutmayin yabanci e-kart servislerinin çogu türkçe karakterleri tanimaz.O yüzden dikkatli olun.ikincisi;yolladiginiz her e-karttan sonra (Remind me when repiricent check this mail(yada e-kart yerine ulasirsa bana haber ver)kutusunu mutlaka tiklayin.Böylece kızın size ne kadar deger verdigini ölçmüs olursunuz.Ayrica bir e-kart yollayabilmeniz için bir e-mail adresiniz olmasi lazim.Tabiki sizin bir e-mail adresiniz var ama gerçek adinizin yazili oldugu bir e-mailden kıza mail atmak gibi bir salakliga kalkismayin.Hemen gidin kendinize from bölümünde çilgin Aşık yazan bir hesap açtirin.Hotmail size çalisiyor.Kız iyice meraktan kudursun.Bu merak sayesinde hiç degilse bile size hemen aşık olacaktir.Güvenin bana. simdi bu meraki arttirmak için elinizden geleni📷 yapin.Yüzlerce e-kart atmaniz icap ediyosa atin.Sakin üsenmeyin.Kız bunlara tek tek bakmasa bile en azindan sizden yüzlerce e-kart aldigini bildiginden size yani bu çilgin Asik'a olan ilgisi gitgide artacaktir.
Artık kız meraktan kudurmak üzere.Ama yilmayin.Açin ICQ'nuzu ve White Pages'i arayin.En kisa zamanda kızın ICQ numarasida elinizde olacaktir. Baslayin mesaj yollamaya.Kızın "listeye almadan önce bana sor" seçenegini isaretlemesini bir kenara birakin böyle bir seçenegin varligindan bile haberi yoktur.O yüzden killanmaniza gerek yoktur.Ama ICQ'dan mesaj atarken sakin ola abarmayin.Ters teper.Denenmis tastik edilmistir. Yine ICQ mesajlarinizda ask📷meskten bahsedin.
Daha sonra olayi abartip kıza bir web sitesi hazirlayin."Oha!" dediginizi duyar gibiyim ama korkmayin biz bunuda düsündük ve sirf siz kız tavlayabilesiniz diye bir web sitesi yaptik. Eğer bu siteyi sevgilinize uyarlamak isterseniz bize mail atin yeter. Size her türlü yardimci oluruz.Yeterki siz kız tavlayin. Olmadi özel birsey isterseniz o zamanda elimizden geldigi kadar yardimci olmaya çalisiriz.Yada açin FurontPeyç'i kıza döktürmeye baslayin. Unutmayin mikrosoft furontpeyç'i sirf bu durumlar için yapti.Sonuçta bizim gibi Notepad'i açip sakir sakir html yazmaniza gerek yok.Kız bu siteyi görünce kafadan kopucak. Artık size aşık olmamasi için kızın Macromedia Flash profesörü olmasi lazim.Aksi takdirde kız bu sitenin çok zor kosullar altinda imal edildigini sanip sizin asiri bilgili bir Webmaster oldugunuzu düsünmemesi için hiçbir neden yok. Artık bu kız sizin.Yok diyosanizki"Ya başka birisi Flash'la bir site yapip kızı benden önce tavlarsa "korkmayin. Ekibimiz haril haril Flash ögreniyor.En kisa zamanda Flash'la bir site yapip siz degerli arkadaslarimizin hizmetine sunacagiz.Ama yinede belitmekte fayda var ülkemizde hayvani derecede Flash bilen kişi sayisi zannettiginizden daha az.
Neyse📷siteyide yaptiginiza göre artık kızın sizle çikmamasi için herhangi bir neden kalmadi. simdi asagidaki butona tiklayarak nasıl çikma teklifi edeceginizi de ögrenebilirsiniz.Yolunuz uzun ama bu uzun yolda biz profesyonel söförler olarak size sürekli rehberlik edecegiz.Hadi yine iyisiniz)

Devam edecek....
submitted by yennicheri to KGBTR [link] [comments]


2020.04.16 09:51 Taraftarium24hd World War Z - Dünya Savaşı Z 2013 Filmi Tek Parça Full HD izle

World War Z - Dünya Savaşı Z 2013 Filmi Tek Parça Full HD izle
World War Z - Dünya Savaşı Z

https://preview.redd.it/oaflu1r3y4t41.jpg?width=300&format=pjpg&auto=webp&s=a98e2f6706689c8fdb13bf20c9b340d08dc5e0c4
World War Z - Dünya Savaşı Z Filmi ne zaman vizyona girecek vizyon tarihi : 2013
World War Z - Dünya Savaşı Z Filmi Yönetmeni : Marc Forster
World War Z - Dünya Savaşı Z Filmi Oyuncu Kadrosu Oyuncuları : Brad Pitt, Mireille Enos, Daniella Kertesz, James Badge Dale
World War Z - Dünya Savaşı Z Filmi Konusu :
21 Haziran 2013 tarihinde ülkemiz sinemalarında yerini alan World War Z, Türkçe ismi ile “Dünya Savaşı Z” İMDB de aldığı 7.0 puan ile son derece iyi kurgulanmış başarılı bir film olarak karşımıza çıkıyor.
Gerry eskiden devletle çalışmış araştırmacıdır, iki kızı ve eşi ile birlikte sakin bir hayatı tercih etmiş herşeyden uzak durmaya karar vermiştir. İşinde büyük başarılar elden eden Gerry aynı zamanda çokta iyi bir babadır. Günün birinde bir yere gitmek için arabalarına bindiklerinde trafik birden tıkanır ve Gerry bazı şeylerin normale göre ters gittiğini farkeder. Birden bire ortalık karışır ve ailesini tehlikeden korumaktan başka yapacağı birşey yoktur. Bir yandan da bu kargaşada olup biteni anlamaya çalışır. Sonunda insanların ısırıldıktan sonra zombiye dönüştüğünü ve çok tehlikeli bir tehtid oldupunu anlar. Ailesini biran önce güvenli bir yere götüren Gerry daha sonra devlet tarafından özel bir helikopterle alınır ve güvenli bir gemiye götürürlür. Ancak Gerry tekrar o kargaşanın içine gitmek zorunda kalacaktır devlet tarafından görevlendirilir ve paramparça olmak üzere olan Dünya’yı kurtarmak için mücadele vermek zorundadır. Bu yolculukta ona eşlik edecek takım arkadaşları ile birlikte her şeyi yapacaktır. Fakat tüm insanlığın başına gelen bu kabus o kadar hızlı büyümektedir ki, zaman gittikçe onların aleyhine işlemektedir ve ellerini çabuk tutmalarını gerekmektedir.
Başrolde Brad Pitt’in oynadığı korku, aksiyon ve dramatik sahneler bulunan film insanların çağresizlik içinde zombiler ile mücadelesini konu alıyor. Filmin senaristliği Matthew Michael Carnahan’a yaparken, yönetmenliğini Marc Forster yapıyor. Filmin çekimlerinin büyük bir kısmı ABD ülkesinde çekilmiş ve Çekimlerinin tamamlanabilmesi için harcanan 190 Milyon Dolarlık bir giderden sonra beyaz perdeye girdiği günden itibaren 536 Milyon Dolarlık hasılat yapmayı başarmıştır. World War Z Max Brooks isimli bir kitaptan sinema perdesine uyarlanmıştır ve bu kitap 2006 yılında dünya çapında yayınlanmıştı. Unutmadan filmin aynı zamanda yapımcı görevini üstlenen kişinin de Brad Pitt olduğunu söylemek gerekir.
Birde Dünya Savaşı Z filminin devam halkasından detaylar gelmeye başladı. 2013 yılında vizyona giren ve başrolünde ünlü aktör Brad Pitt'in yer aldığı film, dünya genelinde 540 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etmişti. Bu başarının ardından devam halkası World War Z 2 için de beklenti büyük olmaya başlamıştı. Filmin yapımcıları Dede Gardner ve Jeremy Kleiner merakla beklenen devam halkasına dair açıklamalarda bulundu.
Variety'e konuşan yapımcılar, filmin yönetmen koltuğunda Dövüş Kulübü'nün usta yönetmeni David Fincher'ın oturacağını ve 2. filmin çekileceğini açıkladı. 2 Oscar adayı yönetmenin son beyaz perde işleri arasında Kayıp Kız, Ejderha Dövmeli Kız, Zodiac ve Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi gibi başarılı çalışmalar bulunuyor. Ünlü yönetmen fenomen dizi Mindhunter'ın da yönetmen koltuğunda da yer alıyor.
Max Brooks'un romanından uyarlanan hikayenin devam halkası için nasıl bir yol izleneceği ve nasıl bir hikaye ortaya çıkacağı şuan için belirsizliğini koruyor. Başrolünü bir kez daha Gerry Lane'i canlandıracak olan yakışıklı oyuncu Brad Pitt'in üstleneceği filmin senaryosunda ise Dennis Kelly'nin imzası olması bekleniyor.
Sonradan ortaya çıkan söylentilerde Paramount Stüdyoları, gelecek film projeleriyle ilgili yeni kararlar aldı. Bu kararların etkilediği proje ise David Fincher'ın yöneteceği ve başrolüne Brad Pitt'i alan World War Z'nin devam filmi oldu. Böylelikle "World War Z 2"ye iptal yolu göründü.
Paramount'un verdiği yeni karara göre World War Z 2 projesi rafa kaldırıldığı açıklandı. Nedeni olarak ise Mission Impossible için çekilmesine karar verilen iki yeni filmin öncelikli olduğu. Christopher McQuarie'nin ellerine bırakılan iki yeni Mission Impossible'ın bütçesinden eksiltmemek adına World War Z'nin bütçesi tamamen ortadan kaldırılmış filmde başka bahara kalmış oldu. İlk film yaklaşık olarak 190 milyon dolara mal olmuştu. Buna karşılık dünya çapında 540 milyon dolarlık gişe hasılatı elde etmeyi başarmıştı. World War Z 2'nun çekimlerine 2019'un Haziran ayında başlanması bekleniyordu. Ancak Paramount, programlarına hiç World War Z 2'ya yer veremeyeceklerini açıkladılar.
Rafa kaldırılan World War Z 2'nın ne zaman yeniden gündeme geleceği bilinmiyor ama bir gün mutlaka bu filmin 2 sini seyredeceğiz özlenen ve beklenen mutlaka gelecektir diye düşünüyorum. Şimdi sitemizde World War Z - Dünya Savaşı Z filmini Türkçe Dublajlı seyredebilirsiniz.
Filmi izle LİNK: World War Z - Dünya Savaşı Z Filmi Türkçe Dublaj izle
World War Z - Dünya Savaşı Z 2011 Filmi izle, World War Z - Dünya Savaşı Z Tek parça izle, World War Z - Dünya Savaşı Z Full hd izle, World War Z - Dünya Savaşı Z Türkçe Dublaj izle, World War Z - Dünya Savaşı Z Türkçe Altyazılı izle, World War Z - Dünya Savaşı Z Filmi konusu, World War Z - Dünya Savaşı Z Filmi 720p izle, World War Z - Dünya Savaşı Z Filmi 1080p izle,
submitted by Taraftarium24hd to u/Taraftarium24hd [link] [comments]


2020.04.11 15:11 Taraftarium24hd Karayip Korsanları Filmi Türkçe Dublaj izle

Karayip Korsanları Filmi Türkçe Dublaj izle
Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti izle Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Filmi Full HD Tek Parça izle

Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti izle, Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Filmi Konusu, Yönetmeni hakkında tüm bilgileri Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Fragmanı Full hd tek parça izle

https://preview.redd.it/dk48xmxcu6s41.jpg?width=300&format=pjpg&auto=webp&s=0118ed007ff76a923a218f0d3601c88310b63623
Filmin Yönetmeni: Gore Verbinski
Filmin Oyuncuları: Johnny Depp, Geoffrey Rush, Keira Knightley
Filmin Türü: Aksiyon, Fantastik
Filmin Vizyon Tarihi : 31 Ekim 2003
Filmin Süresi : 2 Saat 23 Dakika
Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Full hd Altyazılı Türkçe Dublaj izle
Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Filmi konusu: Karayip Korsanları 1: Siyah İnci’nin Laneti, dünyalar güzeli bir genç kızı kurtarmaya çalışan korsan Jack Sparrow ile demirci Will Turner'ın maceralarını beyaz perdeye yansıtıyor. Vali Swann'ın 12 yaşındaki kızı Elizabeth, Jamaica'ya gitmek için çıktığı bir deniz yolculuğunda bir gemi enkazına rastlar. Bu enkazdan kurtulan tek kişi küçük bir oğlan çocuğu olan Will'dır. Elizabeth, küçük çocuğun boynunda gördüğü altın madalyondan onun bir korsan olduğu fikrine varır ve madalyonu alarak saklar. Bu olaydan seneler sonra Elizabeth, acımasız bir korsan olan Barbossa tarafından kaçırılır. Çılgın fakat iyi kalpli bir korsan olan Jack Sparrow, Elizabeth'in çocukluk arkadaşı Will Turner'la güçlerini birleştirir ve birlikte genç kadını kurtarmaya çalışırlar. Ancak gizemli madalyon, hayalet gemiyi harekete geçirmiş ve gizemli incinin lanetini canlandırmıştır.
Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Tek Parça 1080p 720p izle
Bir hayli üçkağıtçı ama bir o kadar da sempatik Kaptan Jack Sparrow’un (Johnny Depp) korsanlık kariyeri, ezeli düşmanı kurnaz Kaptan Barbossa’nın (Geoffrey Rush) gemisi Siyah İnci’yi kaçırmasıyla altüst olur. Üstüne üstlük Kaptan Barbossa, Port Royal kasabasına düzenlediği saldırıda, belediye başkanının güzeller güzeli kızı Elizabeth’i (Keira Knightley) kaçırır. Hem kızı kurtarmak hem de Siyah İnci’yi geri alabilmek için Elizabeth’in çocukluk arkadaşı Will (Orlando Bloom) ve Jack birlikte hareket etmeye karar verirler. Will’in hiç bilmediği ise lanetli bir hazinenin Barbossa’nın kaderini değiştirdiği, onu ve mürettebatını sonsuza dek ölümsüz kılarak yaşamaya mahkum ettiğidir.
Film izle LİNK: Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Filmi Full HD izle
Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Filmi, Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Filmi izle, Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Tek parça izle, Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Full hd izle, Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Filmi konusu, Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Filmi 720p izle, Karayip Korsanları 1: Siyah İnci'nin Laneti Filmi 1080p izle, Pirates of the Caribbean 1: The Curse of the Black Pearl Filmi, Pirates of the Caribbean 1: The Curse of the Black Pearl Filmi izle, Pirates of the Caribbean 1: The Curse of the Black Pearl Tek parça izle, Pirates of the Caribbean 1: The Curse of the Black Pearl Full hd izle, Pirates of the Caribbean 1: The Curse of the Black Pearl Filmi konusu, Pirates of the Caribbean 1: The Curse of the Black Pearl Filmi 720p izle, Pirates of the Caribbean 1: The Curse of the Black Pearl Filmi 1080p izle,
Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı izle Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Filmi Full HD Tek Parça izle

Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı izle, Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Filmi Konusu, Yönetmeni hakkında tüm bilgileri Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Fragmanı Full hd tek parça izle

https://preview.redd.it/lwa1s4geu6s41.jpg?width=300&format=pjpg&auto=webp&s=20a79a4368b9cac55c29432426eae36fc8c9a570
Filmin Yönetmeni: Gore Verbinski
Filmin Oyuncuları: Johnny Depp, Orlando Bloom, Keira Knightley
Filmin Türü: Macera, Aksiyon, Fantastik
Filmin Vizyon Tarihi : 14 Temmuz 2006
Filmin Süresi : 2 Saat 31 Dakika
Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Full hd Altyazılı Türkçe Dublaj izle
Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Filmi konusu: Serinin devamı niteliğindeki filmde, usta birer kılıç savaşçısı olan korsanların dünyasına yeniden misafir oluyoruz. Kaptan Jack Sparrrow’a, Uçan Hollandalı’nın kaptanı Davy Jones’a kan borcu olduğu net bir şekilde hatırlatılır. Davy Jones, cehennem kaçkını mürettebatı ile birlikte bir hayalet geminin kaptanıdır. Jack, borcunu zamanında temizlemezse, Davy’nin kölesi olarak hayatını sürdürmeye mahkum olacaktır. Jack Sparrow’un içinden çıkamayacağı güçlük pek görülmediği üzere illa ki bir çözüm üretecektir. Ölü Adamın Sandığı’nı ele geçiren kişinin, Davy Jones’u da hakimiyeti altına alabileceğini öğrenmesiyle işler karmakarışık bir hale bürünecektir.
Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Tek Parça 1080p 720p izle
Bu tür serilerden alışık olunduğu üzere, hep daha fazlasını vaat eden bir devam filmi olan Ölü Adamın Sandığı, seyircinin beklentilerini tam anlamıyla karşılıyor. İlk filmle akıllara kazınan tüm karakterleri yeniden gördüğümüz filmde; daha fazla aksiyon, daha fazla komedi, daha fazla karakteyaratık ve dolayısıyla daha fazla efekt var. Will Turner ve Elizabeth özgürlüklerinin peşinde koşarken, Kaptan Jack Sparrow yine borcunu ödemenin ve üzerindeki lanetten kurtulmanın yollarını arıyor. Bazısı ganimet, bazısı intikam alma, ama son tahlilde herkes bir sandığın içindekinin peşinde. Bu sandığın içinde öyle bir şey var ki, onu elde eden dünyanın tüm denizlerine hakim olabilecek. Gore Verbinski'nin yönetmen koltuğunda oturduğu filmin başrollerinde, yine Johnny Depp, Orlando Bloom ve Keira Knightley'i izliyoruz.
Filmi Tek Parça izle LİNK: Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Filmi Full HD izle
Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Filmi, Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Filmi izle, Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Tek parça izle, Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Full hd izle, Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Filmi konusu, Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Filmi 720p izle, Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı Filmi 1080p izle, Piretes of the Caribbean 2: Dead Man’s Chest Filmi, Piretes of the Caribbean 2: Dead Man’s Chest Filmi izle, Piretes of the Caribbean 2: Dead Man’s Chest Tek parça izle, Piretes of the Caribbean 2: Dead Man’s Chest Full hd izle, Piretes of the Caribbean 2: Dead Man’s Chest Filmi konusu, Piretes of the Caribbean 2: Dead Man’s Chest Filmi 720p izle, Piretes of the Caribbean 2: Dead Man’s Chest Filmi 1080p izle,
Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu izle Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Filmi Full HD Tek Parça izle

Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu izle, Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Filmi Konusu, Yönetmeni hakkında tüm bilgileri Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Fragmanı Full hd tek parça izle

https://preview.redd.it/b1mbozagu6s41.jpg?width=300&format=pjpg&auto=webp&s=6f2d458134d790d1e456e654af981e1c371e9547
Filmin Yönetmeni: Gore Verbinski
Filmin Oyuncuları: Johnny Depp, Orlando Bloom, Keira Knightley
Filmin Türü: Macera, Aksiyon, Fantastik
Filmin Vizyon Tarihi : 25 Mayıs 2007
Filmin Süresi : 2 Saat 49 Dakika
Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Full hd Altyazılı Türkçe Dublaj izle
Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Filmi konusu: Kaptan Jack Sparrow’u, Davy Jones’un sandığındaki akıllara durgunluk veren tuzaktan kurtararak özgürlüğüne kavuşturmaya kararlı olan Will Turner ve Elizabeth Swann, çaresiz bir şekilde Kaptan Barbossa ile zoraki bir ittifak yapmak zorunda kalır. Doğu Hindistan Ticaret Şirketi’nin kontrolünde olan Davy Jones’un tüyler ürperten hayalet gemisi Uçan Hollandalı, dünyanın bütün denizlerinde fırtınalar koparmaktadır. İhanet, vefasızlık ve dönekliğin gırla gittiği vahşi denizlere yelken açan korsanların yolu egzotik bir ülke olan Singapur’a düşer. Burada sempatik ve kurnaz bir mizaca sahip Çinli korsan Sao Feng ile buluşurlar. Dünyanın Sonu adı verilen, uzak doğu okyanuslarındaki nihai savaşta terazinin dengeleri ortada gibidir. Korsanların her biri yalnızca kendi hayatı ve kaderi için savaşmakla kalmayacak, aynı zamanda özgürlük ve korsan yaşam tarzının geleceğini kurtarma mücadelesi verecektir.
Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Tek Parça 1080p 720p izle
İkinci filmi ile dünya genelinde hasılat rekoru kırmayı başaran Karayip Korsanları 3: serisi, üçüncü film Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu ile 2007 yılının 25 Mayıs günü ülkemizde vizyona girmiş ve yine büyük bir izleyici kitlesi tarafından izlenmişti. Bütün çekimleri Amerika’da yapılan film, 335 milyon dolar değerinde çok büyük bir bütçe ile çekilmiş ve dünya çapında 970 milyonluk gişe yapmış. Seyirciyi fantastik macera ve aksiyona tam anlamıyla doyuran filmin yönetmeni, ilk iki filmi de yönetmiş olan Gore Verbinski'den başkası değil. Senaryosu Ted Elliott ile Terry Rossio ikilisine ait olan yapımda Johnny Depp, Orlando Bloom ve Keira Knightley’ı yine birlikte izliyoruz.
Filmi Full HD izle LİNK: Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Filmi Türkçe Dublaj izle
Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Filmi, Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Filmi izle, Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Tek parça izle, Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Full hd izle, Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Filmi konusu, Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Filmi 720p izle, Karayip Korsanları 3: Dünyanın Sonu Filmi 1080p izle, Pirates of the Caribbean 3: At World’s End Filmi, Pirates of the Caribbean 3: At World’s End Filmi izle, Pirates of the Caribbean 3: At World’s End Tek parça izle, Pirates of the Caribbean 3: At World’s End Full hd izle, Pirates of the Caribbean 3: At World’s End Filmi konusu, Pirates of the Caribbean 3: At World’s End Filmi 720p izle, Pirates of the Caribbean 3: At World’s End Filmi 1080p izle,
Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde izle Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Filmi Full HD Tek Parça izle

Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde izle, Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Filmi Konusu, Yönetmeni hakkında tüm bilgileri Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Fragmanı Full hd tek parça izle

https://preview.redd.it/1j3hjishu6s41.jpg?width=300&format=pjpg&auto=webp&s=eb96755861528e2c91409ebe884d0de48d5a7a19
Filmin Yönetmeni: Rob Marshall
Filmin Oyuncuları: Johnny Depp, Penelope Cruz, Geoffrey Rush
Filmin Türü: Macera, Komedi, Fantastik
Filmin Vizyon Tarihi : 19 Mayıs 2011
Filmin Süresi : 2 Saat 16 Dakika
Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Full hd Altyazılı Türkçe Dublaj izle
Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Filmi konusu: Kaptan Jack Sparrow, tehlikeli denizlerdeki bol aksiyonlu serüvenine serinin dördüncü filmi olan Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde ile geri dönüş yapıyor. Gençlik Çeşmesi'nin bulunması için İngiltere Kralı'na hizmet etmeyi kabul etmeyen Sparrow, şehre kendi adıyla mürettebat toplamaya uğraşan düzenbaz bir kaptanın geldiğini öğrenir. Sahte kaptanın peşine anında düşer, fakat karşısındakinin geçmişinde çok özel bir yere sahip olan dünyalar güzeli Angelica olduğunu fark eder. Angelica da Kral ile aynı şeyin, sonsuz yaşam vaat eden Gençlik Çeşmesi'nin peşindedir. Gençlik zamanlarından bir anının canlı hali olan sevgilisi ve Angelica'nın şimdiki sahtekar hali arasında gidip gelen kaptan Jack Sparrow, hiç beklenmedik bir anda kendisini korsan Karasakal’ın gemisi Kraliçe Anne’de tutsak düşmüş halde bulur.
Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Tek Parça 1080p 720p izle
Kralın tarafındaysa, tutsak düşen mürettebatı Gibbs ve ezelden beri rakibi Kaptan Barbossa, ellerine geçirdikleri bir haritadan yola çıkarak çeşmeye giden rotayı bulma ve ayin ritüelinin yapılması için gereken malzemeleri toplama uğraşındadır. Aynı hedefe doğru yola çıkan iki farklı korsanın yolu, hiçbir şey için gözyaşlarını feda etmeyen deniz kızlarını avlarken kesişir. Uluslararası bir oyuncu kadrosuna sahip dördüncü filmde, ikinci Kaptan Hector Barbossa rolüyle usta oyuncu Geoffrey Rush, Kaptan Jack’in eski dostu Joshamee Gibbs rolüyle Kevin R. McNally, güvenilir bir misyoner rolüyle Sam Claflin ve gizemli bir deniz kızı rolüyle Astrid Berges-Frisbey de yer alıyor. Yönetmen koltuğunda bu kez Rob Marshall’ın oturduğu Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde, serinin 3 boyutlu olarak beyazperdede gösterilen ilk filmi.
Film izle LİNK: Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Filmi Full HD izle
Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Filmi, Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Filmi izle, Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Tek parça izle, Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Full hd izle, Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Filmi konusu, Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Filmi 720p izle, Karayip Korsanları 4: Gizemli Denizlerde Filmi 1080p izle, Pirates of the Caribbean 4: On Stranger Tides Filmi, Pirates of the Caribbean 4: On Stranger Tides Filmi izle, Pirates of the Caribbean 4: On Stranger Tides Tek parça izle, Pirates of the Caribbean 4: On Stranger Tides Full hd izle, Pirates of the Caribbean 4: On Stranger Tides Filmi konusu, Pirates of the Caribbean 4: On Stranger Tides Filmi 720p izle, Pirates of the Caribbean 4: On Stranger Tides Filmi 1080p izle,
Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı izle Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Filmi Full HD Tek Parça izle

Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı izle, Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Filmi Konusu, Yönetmeni hakkında tüm bilgileri Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Fragmanı Full hd tek parça izle

https://preview.redd.it/38p97pjju6s41.jpg?width=300&format=pjpg&auto=webp&s=32f576f3e2a457a4726a7e19de36298642223ea8
Filmin Yönetmeni: Joachim Ronning, Espen Sandberg
Filmin Oyuncuları: Johnny Depp, Javier Bardem, Brendon Thwaites
Filmin Türü: Macera, Fantastik, Aksiyon
Filmin Vizyon Tarihi : 26 Mayıs 2017
Filmin Süresi : 2 Saat 9 Dakika
Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Full hd Altyazılı Türkçe Dublaj izle
Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Filmi konusu: Çılgın maceraları ile gönlümüzde taht kuran, korsanların piri ama bir o kadar da şanssız Jack Sparrow, yelken açtığı denizlerde uğuldamaya başlayan kötü rüzgarları hisseder. Korkunç bir korsan olan Kaptan Salazar'ın emrindeki ölümcül hayalet korsanlar, denizlerdeki tüm korsanları öldürmüş ve Şeytan Üçgeni’nden kaçmayı başarmıştır. Hayatta kalmayı başaran tek korsan ise Kaptan Jack Sparrow'dur. Kaptan Sparrow, Salazar'ın gazabından kaçmak ve intikamından kurtulmak için Poseidon Asası’nın peşine düşer. Bu efsanevi asayı ele geçirebilmek için, çok güzel ve zeki gökbilimci Carina Smyth ve Kraliyet Donanması'nda görevli dik başlı, genç bir denizci olan Henry ile zorlu bir ittifak kurar. Küçük ve köhne gemisi Dying Gull’un dümenine geçen Jack Sparrow, bir yandan kötü kaderini tersine çevirmenin, bir yandan da şimdiye dek karşısına çıkan en çetin ve acımasız düşmandan kurtulmanın çaresini aramaya başlamıştır.
Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Tek Parça 1080p 720p izle
Yönetmen koltuğunda bu kez Espen Sandberg ve Joachim Ronning ikilisini gördüğümüz filmin senaryonu Jeff Nathanson kaleme almış. Oyuncu kadrosunda Johnny Depp ve Javier Bardem'e; Brenton Thwaites, Kevin R. McNally, Kaya Scodelario, Golshifteh Farahani, Stephen Graham, David Wenham ve Geoffrey Rush gibi isimler eşlik ediyor.
Fantastik Film izle LİNK: Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Filmi Full HD izle
Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Filmi, Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Filmi izle, Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Tek parça izle, Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Full hd izle, Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Filmi konusu, Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Filmi 720p izle, Karayip Korsanları 5: Salazar'ın İntikamı Filmi 1080p izle, Pirates of the Caribbean 5: Dead Men Tell No Tales Filmi, Pirates of the Caribbean 5: Dead Men Tell No Tales Filmi izle, Pirates of the Caribbean 5: Dead Men Tell No Tales Tek parça izle, Pirates of the Caribbean 5: Dead Men Tell No Tales Full hd izle, Pirates of the Caribbean 5: Dead Men Tell No Tales Filmi konusu, Pirates of the Caribbean 5: Dead Men Tell No Tales Filmi 720p izle, Pirates of the Caribbean 5: Dead Men Tell No Tales Filmi 1080p izle,
submitted by Taraftarium24hd to u/Taraftarium24hd [link] [comments]


2020.03.27 13:33 hacibey Easy Game Cevapları (Oyunun Bütün Cevapları İçin)

Easy Game Cevapları (Oyunun Bütün Cevapları İçin)
Hızlı bir şekilde bu oyunun cevaplarını buraya ekleyeceğim. Elimden geldiğince bu bölümü güncel tutmaya çalışıyorum. Bura ile zaman kaybetmek istemiyorsanız easy game cevapları bölümünü ziyaret ederek hızlı bir şekilde tüm cevaplara liste olarak ulaşabilirsiniz. Seçim size kalmış...

https://preview.redd.it/rgkzvjc5n7p41.png?width=577&format=png&auto=webp&s=61af59e057f04aa1f8392c0720762162077832e4

1. Soru: Hangisi daha hafif?

Easy Game 1

2. Soru: Aşağıdaki gezegenlerden hangisi en büyüktür?

Easy Game 2

3. Soru: Bir çiçek yetiştir.

Easy Game 3

4. Soru: Burada kaç elma var?

Easy Game 4

5. Soru: En büyük kardan adamı seç.

Easy Game 5

6. Soru: Kartı tahmin et.

Easy Game 6

7. Soru: Nehirden karşıya geç.

Easy Game 7

8. Soru: Hangi bardakta daha fazla su var?

Easy Game 8

9. Soru: John’a yardım et!

Easy Game 9

10. Soru: Bu elmasın kaç yüzü var?

Easy Game 10

11. Soru: Şu anda saat kaç?

Easy Game 11

12. Soru: Zombi kıyametinde hayatta kalmak için yanına ne alacaksın?

Easy Game 12

13. Soru: 9 rakamını bul.

Easy Game 13

14. Soru: Para hangi elde?

Easy Game 14

15. Soru: Uyandır.

Easy Game 15

16. Soru: Bir köpek oluştur.

Easy Game 16

17. Soru: Tüm mumları söndür.

Easy Game 17

18. Soru: Kuşu özgürlüğe kavuştur.

Easy Game 18

19. Soru: Cüzdandaki paraları say.

Easy Game 19

20. Soru: Bu şekillerden bir kule inşa et.

Easy Game 20

21. Soru: Bir balık bul.

Easy Game 21

22. Soru: Bir kuş oluştur.

Easy Game 22

23. Soru: Niye bu kadar şaşırdı?

Easy Game 23

24. Soru: Hangisi deniz kızı?

Easy Game 24

25. Soru: Salyangozları kurtar!

Easy Game 25

26. Soru: Piyanoyu ortadan kaldır

Easy Game 26

27. Soru: Kediciği doyur.

Easy Game 27

28. Soru: Bilmeceyi çöz.

Easy Game 28

29. Soru: İleride bir şelale var. Salyangozu kurtar!

Easy Game 29

30. Soru: Havaya bıraktığın ilk önce hangi balon patlayacak.

Easy Game 30

31. Soru: Örgü bayanının hala yardımına ihtiyacı var.

Easy Game 31

32. Soru: Bu elmasın kaç yönü var?

Easy Game 32

33. Soru: Kodu hackleyebilir misiniz?

Easy Game 33

34. Soru: En düşük değerden başlayıp en yüksek değerle biten segmentleri seçin.

Easy Game 34

35. Soru: Hangi numarayı görebiliyorsunuz?

Easy Game 35

36. Soru: Yenilebilir bir şey yapın.

Easy Game 36

37. Soru: Kurbağayı iyileştir.

Easy Game 37

38. Soru: Tüm küpleri seçin.

Easy Game 38

39. Soru: Barbarın görevlerini tamamlayın.

Easy Game 39

40. Soru: Bozuk parayı al.

Easy Game 40
41. Soru: Eksik sayı nedir?
Easy Game 41

42. Soru: Işığı açın.

Easy Game 42

43. Soru: Kamera nereden bakıyor?

Easy Game 43

44. Soru: Eksik sayı nedir?

Easy Game 44

45. Soru: Tüm şekilleri üstlerindeki alana yerleştirin.

Easy Game 45

46. Soru: Bu nadir parayı çal.

Easy Game 46

47. Soru: Ayı sadece iki kesim yaparak mümkün olan en fazla parçaya ayırın.

Easy Game 47

48. Soru: Her masaya karpuz koyun.

Easy Game 48

49. Soru: Eşleşen bir anahtar oluşturun.

Easy Game 49

50. Soru: Üçgenleri sayın.

Easy Game 50

51. Soru: Salyangozun kazanmasına yardım edin!

Easy Game 51

52. Soru: Kaç mektup aldınız?

Easy Game 52

53. Soru: Sanatçı boyasını unuttu. Ona yardım et!

Easy Game 53

54. Soru: Hangi üç sayının toplamı 17?

Easy Game 54

55. Soru: Garip bir zar bulun

Easy Game 55

56. Soru: Fili uyandır.

Easy Game 56

57. Soru: Yanardağı uyandırın.

Easy Game 57

58. Soru: Meyveleri ve geometrik şekilleri değiştiren nesnelere dokunun.

Easy Game 58

59. Soru: Görüntüyü kapatın.

Easy Game 59

60. Soru: Şimdi saat kaç?

Easy Game 60

61. Soru: İki eşleşmeyi hareket ettirerek en büyük sayıyı oluşturun.

Easy Game 61

62. Soru: Kaç tane elma var?

Easy Game 62

63. Soru: Bir üçgen yapın.

Easy Game 63

64. Soru: Tüm zarlarla 15 puan.

Easy Game 64

65. Soru: Everest keşfedilmeden önce dünyanın en yüksek dağı hangisidir?

Easy Game 65

66. Soru: Tam olarak 3 galon su alın.

Easy Game 66

67. Soru: Balonları patlat!

Easy Game 67

68. Soru: En büyük gezegen hangisidir?

Easy Game 68

69. Soru: Eksik nesneleri konumlandırın.

Easy Game 69

70. Soru: Her iki eve zamanında nasıl ulaşıyorsunuz?

Easy Game 70

71. Soru: Kaç karpuz var?

Easy Game 71

72. Soru: Saat Dokuzu Çeyrek Geçiyor (21–15)

Easy Game 72

73. Soru: İlk denemede çıkış yolunuzu bulun.

Easy Game 73

74. Soru: Kaç numara görebilirsiniz?

Easy Game 74

75. Soru: Bir balık bulun.

Easy Game 75

76. Soru: Üç yanlış kart bulun.

Easy Game 76

77. Soru: Bir balık yakala.

Easy Game 77

78. Soru: Gerekli sıra gösterildiğinde durun.

Easy Game 78

79. Soru: Eksik sayı nedir? 176159145131171 ???

Easy Game 79

80. Soru: Tüm T şekillerini alana yerleştirin.

Easy Game 80

81. Soru: 15 saniye sayın.

Easy Game 81

82. Soru: Dikkat et! Kartal yakın!

Easy Game 82

83. Soru: Tüm zarlarla 12 puan.

Easy Game 83

84. Soru: Küçük karıncanın eve gitmesine yardım et.

Easy Game 84

85. Soru: Saat 5 saat kaçta gösteriliyor?

Easy Game 85

86. Soru: 9 numarayı bulun

Easy Game 86

87. Soru: Bu basit sorunu çözebilir misiniz?

Easy Game 87

88. Soru: Kaleyi üç el ile yok edin.

Easy Game 88

89. Soru: Denklemi doğru yapın.

Easy Game 89

90. Soru: Satın alınamayan bir şey bulun.

Easy Game 90

91. Soru: Her satırdaki sayıların toplamı 8 olacak şekilde sayıları dairelere yerleştirin.

Easy Game 91

92. Soru: Hangi cam en fazla suyu içerir?

Easy Game 92

93. Soru: Açının boyutu ne olacak?

Easy Game 93

94. Soru: Sorunlu pirelerden kurtulun.

Easy Game 94

95. Soru: Sahte bir para bulun.

Easy Game 95

96. Soru: Bir tavşan dakikada iki havuç alabilir. Bu tarladan on dakika içinde kaç tane havuç seçebilir?

Easy Game 96

97. Soru: Çıkışa ulaşın.

Easy Game 97

98. Soru: Aşağıdaki bölümü hangi yumurta kabuğu tamamlayacak?

Easy Game 98

99. Soru: Bir ağaç yetiştir.

Easy Game 99

100. Soru: Sayı dizisini bulun.

Easy Game 100

101. Soru: Tüm paraları topladıktan sonra çıkışa ulaşın.

Easy Game 101

102. Soru: Hangisi deniz kızı.

Easy Game 102

103. Soru: Bulmacayı tamamlayın.

Easy Game 103

104. Soru: Balıkları kim yedi?

Easy Game 104

105. Soru: Güneş yanığı olma.A: battaniyeye birkaç kez kaydırın ve kaybolacaktır.

Easy Game 105

106. Soru: Elektrik beslemesini geri yükleyin.

Easy Game 106

107. Soru: Bir köpek topla.

Easy Game 107

108. Soru: Zombi kıyametinde hayatta kalmak için ne götüreceksin.

Easy Game 108
109. Soru: Yavru kedi besleyin.
Easy Game 109

110. Soru: Tüm paraları topladıktan sonra çıkışa ulaşın.

Easy Game 110

111. Soru: Uyandır.

Easy Game 111

112. Soru: Bir yavru kedi bulun.

Easy Game 112

113. Soru: Bir kuş topla.

Easy Game 113

114. Soru: Tüm mumları üfle.

Easy Game 114

115. Soru: Bulmacayı tamamlayın.

Easy Game 115

116. Soru: Tüm paraları topladıktan sonra çıkışa ulaşın.

Easy Game 116

117. Soru: Tüm çevreleri bulun.

Easy Game 117

118. Soru: Banyodan çıkın.

Easy Game 118

119. Soru: Polis memuru neden bu suçluyu tutukladı.

Easy Game 119

120. Soru: The cat has been playing with balls of yarn.

Easy Game 120

121. Soru: Astronotu Nasıl Görürsünüz

Easy Game 121

122. Soru: Salyangozları saklayın.

Easy Game 122

123. Soru: Neden bu kadar şaşırdı?

Easy Game 123

124. Soru: Dostuna bozuk para at.

Easy Game 124

125. Soru: Yavru kediyi uyandır.

Easy Game 125

126. Soru: Başyapıtı kaydedin.

Easy Game 126

127. Soru: Resme dokunun.

Easy Game 127

128. Soru: Havaya bırakırsanız önce hangi balon patlar.

Easy Game 128

129. Soru: Sanatçı ne çizecek.

Easy Game 129

130. Soru: Barbarı durdurun.

Easy Game 130

131. Soru: Eksik sayı nedir?

Easy Game 131

132. Soru: Bir balık tut.

Easy Game 132

133. Soru: Siyah ve beyaz tavşanların yerini değiştir.

Easy Game 133

134. Soru: Karınca istilasını durdur!

Easy Game 134

135. Soru: Deniz kızının lanetini kaldır.

Easy Game 135

136. Soru: Tam olarak 3 litre su al.

Easy Game 136

137. Soru: 5. saat hangi zamanı gösteriyor.

Easy Game 137

138. Soru: Mars’a git.

Easy Game 138

139. Soru: Tüccardan indirimli bir yüzük satın al.

Easy Game 139

140. Soru: Polis memuru bu suçluyu neden tutukladı?

Easy Game 140

141. Soru: Evinin anahtarını kaybettin. Ne yapacaksın?

Easy Game 141

142. Soru: Bulutta ne kadar su var?

Easy Game 142

143. Soru: Yeniden elektrik sağla.

Easy Game 143

144. Soru: Barbarı durdur.

Easy Game 144

145. Soru: Bu içecekleri hazırla.

Easy Game 145

146. Soru: Çocuk dondurmasını düşürdü. onu güldür!

Easy Game 146

147. Soru: Bu adamı kurtar.

Easy Game 147

148. Soru: Çiçeğe ulaş.

Easy Game 148

149. Soru: Barbar neden kokuyor?

Easy Game 149

150. Soru: İlk denemede bir mücevher bul.

Easy Game 150

151. Soru: Bu partideki en uzun kişi kimdir?

Easy Game 151

152. Soru: Zamanı sonsuza kadar uzat.

Easy Game 152

153. Soru: Tutuklu sandığı korkuyor dikkatini nasıl dağıtırsın?

Easy Game 153

154. Soru: Onları mutlu et.

Easy Game 154

155. Soru: Çocuk evinin yolunu bulamıyor, ormanda kaybolmuş.

Easy Game 155

156. Soru: Bil bakalım kapıyı kim çalıyor.

Easy Game 156

157. Soru: Bil bakalım papaz nerde.

Easy Game 157

158. Soru: Dairede kim yaşıyor?

Easy Game 158

159. Soru: Tüm daireleri bul.

Easy Game 159

160. Soru: Salyangoz’un çıkmasını sağlayın.

Easy Game 160

161. Soru: Altın nasıl paylaşılmalı?

Easy Game 161

162. Soru: Köstebeğin hasadı bozmasına izin verme.

Easy Game 162

163. Soru: Kaleye nasıl giriceksin?

Easy Game 163

164. Soru: Polis memuru ne istiyor.

Easy Game 164

165. Soru: Bir saat önce elması kim çaldı?

Easy Game 165

166. Soru: Bir para ağacı dik.

Easy Game 166

167. Soru: Görebiliyor musun?

Easy Game 167

168. Soru: Civciv hangi yumurtada?

Easy Game 168

169. Soru: Sanatçı tablosunu unuttu, ona yardımcı ol!

Easy Game 169

170. Soru: Şapkadan bir tavşan çıkarın.

Easy Game 170

171. Soru: Büyücüyü vur.

Easy Game 171

172. Soru: Göl yatağında ne var?

Easy Game 172

173. Soru: Kuyudan çık.

Easy Game 173

174. Soru: Tüm paraları topladıktan sonra çıkışa ulaş, hareket etmek için kaydır.

Easy Game 174

175. Soru: Bu kim?

Easy Game 175

176. Soru: Küçük karıncaya eve gitmesinde yarımcı ol.

Easy Game 176

177. Soru: Motorcunun tüm dövmelerini bulun.

Easy Game 177

178. Soru: Denklemi doğru hale getir.

Easy Game 178

179. Soru: Tüm suçluları tutukla.

Easy Game 179

180. Soru: Kayıp çıkışı bul.

Easy Game 180

181. Soru: Bu yaşlı kadını atkıyı tamamlamasına yardımcı ol.

Easy Game 181

182. Soru: Barbarın kaçmasına yardım et!

Easy Game 182

183. Soru: Barbarın buluşma randevusu almasına yardım et.

Easy Game 183

184. Soru: Matematik sorusunu çöz.

Easy Game 184

185. Soru: Tüm bu insanlar nereye gidiyor?

Easy Game 185

186. Soru: Siyah küpün üstünden atla!

Easy Game 186

187. Soru: Araba ne renk?

Easy Game 187

188. Soru: Tüm paraları topladıktan sonra çıkışa ulaş. Hareket etmek için kaydır.

Easy Game 188

189. Soru: Tüm elmaları kovaya koy.

Easy Game 189

190. Soru: Çalışanları barıştır.

Easy Game 190
Daha detaylı bilgi sahibi olmak ve daha fazla oyun cevabına ulaşmak için lütfen siteye uğramayı yada hiç değilse yorum yazmayı unutmayın. Sizin için bu alanı güncel tutmaya çalışıyorum. Sayenizde daha fazlasını başaracağımdan adım gibi eminim. Mutlu günler...
submitted by hacibey to Cevaplari [link] [comments]


2020.02.29 21:20 Sethbenja Nemesis

Nyx’in kızı Tanrıça Nemesis, her bireye eylemlerinin hak ettiği kaderi vererek, insan ilişkilerinin dengesini ayarlayan gücü temsil eder. O, mütevazı, onaylanmamış liyakati ödüllendirir, suçu cezalandırır, haksızlığa uğramış iyi bir servetin değersizliğini yitirir, gururlu ve aşırı güçsüz olanı küçük düşürür ve yanıltıcı olana karşı bütün kötülükleri ziyaret eder; Böylece, Yunanların tüm medeni yaşamın zorunlu bir koşulu olarak kabul ettiği şeylerin doğru dengesini koruyarak. Fakat Nemesis, orijinal karakterinde ödüllerin yanı sıra cezaların dağıtıcısı olsa da, dünya günahlarıyla doluydu, ilk kapasitesinde küçük bir iş bulmuştu ve bu nedenle nihayet sadece intikamcı bir tanrıça olarak kabul edildi. İsmi “hak dağıtmak, üleştirmek” anlamlarındaki Yunanca “nemein” (νέμειν) fiilinden türemiş olan Nemesis, insanların mutluluklarını ve mutsuzluklarını tartar, mutluluktan nasibini fazla fazla alanlara ölümlülerin mutluluğunun bir sınırı olması gerektiğini acı biçimde hatırlatır. Nemesis’in adı sık sık “adrasteia” (“elinden kurtulunamayan”) ve “Rhamnousia” (“Rhamnous kentinin tanrıçası”) sıfatlarıyla birlikte anılır. Rhamnous antik kenti, Attika yöresinde, Marathon‘un hemen kuzeyinde kalan, “epheb” denilen genç erkeklerden oluşmuş bir garnizonun bulunduğu, stratejik öneme sahip bir tepenin üzerine kurulmuş bir kentti ve Rhamnous’ta tanrıça Nemesis’e adanmış bir tapınak bulunuyordu. Rhamnous’taki bu tapınak, antik Yunanistan’daki Nemesis tapınaklarının en önemlisi veya büyüğü olarak bilinir. Atina’da, ölülerin yaşayanlardan uzak durmalarını, onlara hınç beslememelerini sağlamak amacıyla düzenlendiği bilinen törenlere Nemeseia adı verilmiştir.Nemesis kültünün Smyrna (İzmir) kökenli olması muhtemeldir. İzmir’de ikili bir Nemesis inanışı görülmüştür. Bu ikilik; tanrıçanın biri iyi, öteki acımasız olan iki ayrı yönünü vurgulamış olabileceği gibi, İskender tarafından yeniden kurulan şehirde eski ve yeni tanrıça kültlerinin birbirine karışmasından kaynaklanmış da olabilir. Klasik dönemin ünlü mitoloji derlemesi Bibliotheca‘nın yazarı Apollodorus‘un Nemesis’in ismini Leda efsanesine karıştırmış olması ilginçtir. Başka her yerde Truvalı Helen‘in Zeus ile Leda’nın kızı olduğu kabul edilirken Apollodorus, Helen’in Nemesis’in kızı olduğunu söyler. Ona göre, Zeus‘tan kaçmak için kaz kılığına giren Nemesis, Zeus da buna karşılık kuğu kılığına girince Zeus’tan hamile kalmaktan kaçınamamış. Nemesis’in bir bataklığa bıraktığı yumurta bir çoban tarafından bulunup Leda’ya götürülmüş, Leda bu yüzden Helen’in annesi sayılmış. Apollodorus, kuğu kılığına giren Zeus ile Leda’nın ilişkisini bir biçimde reddediyor yani veya en azından, ilişkiyi dolaylı hale sokuyor.Homeros, Nemesis’ten hiç bahsetmez; Bu nedenle, Yunan milleti arasında daha yüksek ahlaki görüşler elde edildiğinde, daha sonraki dönemlerde bir anlayış olduğu aşikardır. Nemesis düşünceli ve iyi huylu ve güzel bir kadındır; bir diadem (taç) onun görkemli kaşlarını taçlandırır ve elinde bir dümen, denge ve kibir taşır; tüm insan olaylarını yönlendirdiği, tarttığı ve ölçtüğü tarzın amblemlerini takar. Aynı zamanda, bir adaletle birlikte yürüttüğü çabukluğu simgelemek için bazen bir tekerlek ile de görülür. Kötülüğün intikamcısı olarak kanatlı, elinde ya bir armağanı ya da kılıcını taşıyan ve griffinler tarafından çekilen bir arabaya oturmuş gibi görünüyordu . Nemesis’in sembolleri kılıç, terazi, kamçı, dizgin, çark, çetele, elma dalı ve dişbudak dalıdır. Eski zamanlarda bakire, Afrodit‘e benzer, kanatlı bir tanrıça olarak tasvir edilirken Nemesis tasvirleri zamanla daha ciddi, acımasız bir havaya bürünmüş, çeşitli sembollerle zenginleştirilmiş bir alegorik içerik kazanmıştır. Romalılar, tanrıçanın adını aynen korumuşlarsa da bazen ona Invidia (Kıskançlık) veya Rivalitas da (Rekabet) demişlerdir.Roma’da imparatorluk döneminde Nemesis’e askeri eğitim alanının koruyucu ruhlarından (Nemesis campestris) biri olarak, gladyatörlerin ve arenada vahşi hayvanlarla boğuşan avcıların koruyucu azizesi olarak ve zafer kazanan generaller tarafından da zaman zaman Pax-Nemesis şeklinde tapınılmıştır. Bazen fakat çok nadir olarak da çoğunlukla Claudius ve Hadrian hükmü altındaki imparatorluğun madeni paralarında da Nemesis görülmüştür. M.S 3. yy.’da oldukça güçlü Nemesis-Fortuna olarak bir inanç olduğuna dair kanıt vardır. Nemesis Hadrian’nın kölelikten azat edilmiş adamları isimli bir topluluk tarafından tapılmıştır. Mesomedes M.S. 2. yy.’da ona bir ilahi yazmış ve ona “Nemesis hayatın kanatlı dengeleyicisi, kara yüzlü tanrıça, adaletin kızı” olarak hitap etmiş ve ondan “sarsılmaz dizginler ölümlülerin uçarı saygısızlıklarını” engeller şeklinde bahsetmiştir.
submitted by Sethbenja to KGBTR [link] [comments]


2020.02.06 00:04 mcpolitika Martin eden kitabını bitirdim ve son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim.

Kitap öncelikle otobiyografik bir romandır yani yazar, Jack London, kendi hayatından esinlerek bir kurgu eseri yaratıyor. Hikaye ana karakterimiz Martin Eden'in bir adamı kurtarması ile başlıyor. Martin düşük kesimden hayatı çalışmakla geçmiş sıradan bir insan ve hayatını kurtardığı adamın ailesiyle tanışması bütün hayatını, düşüncelerini etkiliyor. Elit, üst kesim Amerikan ailesi olan kurtardığı adamın kızkardeşi onun gözünde büyüyor, bir yarı tanrıya, bir meleğe, semavi bir varlığa dönüşüyor ve kızı kazanmak için kendini eğitmeye, kitap okumaya, görgü kuralı öğrenmeye anlayacağınız kendini her alanda geliştirmeye çalışıyor. Başarılı oluyor mu peki? Hem de fazlasıyla ki ortaokulu bitiremeyen Martin zeka, özgünlük ve dünya görüşü olarak en iyi profösorlerin bile üstüne çıkıyor.(Arkadaşlar hikayenin buraya kadar verdim çünki zaten Jack London'ın yazar olduğunu ve otobiyografik bir öykü olduğunu demiştim yani spoiler vermemiş oldum). Kitap hakkında çıkarımlarıma gelince ilk olarak Martin'in okumasıyla kendini geliştirmesiyle alt kesimden tiksinmeye başlaması aklıma geliyor ki Martin güzel fakir bir kız gördüğü zaman bu kızın kaba, görgü kurallarından muzdarip, ellerine baktığı zaman ise fabrikadan çalışmaktan nasır tutmuş bir işçi eline baktığını anlıyor. Çalışmak, didinmek, kendini geliştirmemek, bilgiden sanattan yoksun olmak alt kesimin özellikleriydi öyleyse Martin bunlardan kaçınmalıydı, bu kesimden sıyrılıp zengin, üst, entel, soylu üst kesime katılmalıydı. Martin çalışıp didindi kendini felsefe, ekonomi, sanat, edebiyat çoğu anlamda geliştirdi ki bu kadar kısıtlı bir sürede bu kadar fazla alanda geliştirmek için dahi olmak gerekiyordu. Martin artık sevdiği kızın davetlerine gidip orada profosörler ve üst kesimle tanışınca ilk başta onları olduğunu zannettiği yerlerde değillerdi. Muhafazakar, dar kafalı, okumuş ama okumaktan nasibini alamamış, özgün olmayan sığ kalıplara takılmış insanlar olduklarını gördü. Yıllarca okumuş herkesi zekasıyla, görüşleriyle ezebilirdi ki ilk hayal kırıklığını burada yaşadı. Elit, sanattan bilimden anlayan, estetik anlayışının zirvesinin, kibarlığın maskesini takmış olan üst kesim gerçekte acınası durumda sadece kendileriyle böbürlenen, kendini geliştirmemiş insan topluluğuydu. Kız hakkında da görüşlerimi yazardım ama spoiler olur diye paylaşmıyorum. Martin'in kitap yazma serüveni ise insanların karaktere, kabiliyete, edimlere, harcanan emeğe değer vermesi değil modern insanın tamamen insanı metalaştırıp parayla hakkında yargıda bulunmasını içeriyor ki bunu okuyan herkes bulunduğumuz zamanın daha da kötüye gittiğini anlayacaktır. Martin sosyalist değildi çünkü Martin nietszche'nin görüşlerini benimsemiş, alt kesimde hayatta kalmış, üst kesimin de maskelerini düşürmüş bir savaşçıydı, güçlüydü, felsefesine göre zayıfların ölmesi, güçlülerin hayatta kalması vardı. Bence de fakirlere, güçsüzlere yaptığımız bir yardım belki de ileride güçsüz, zayıf insanlar yaratacağı için vicdanımız adına yaptığımız bu davranış aslında kısa dönemli düşünülmüş bencilce bir davranış olacaktır ayrıca sosyalizm insanı yeteneklerini, çalışmasını, emeğini, belki vahşetini, güç arzusunu görmezden gelerek onu sürü hayvanına evirmeye çalışmaktadır, insanlar zaten devletleşerek sürü hayvanı olma yönünde mesafe kat ederken bireyselliğin önemini anladığımız çağımızda sosyalizm düşünülemez bile. Neyse ben de Nietzsche okuduğum için salladım biraz sosyalizme. Son olarak kitabı okumam bana klişe olsa da önemli olanın dürtüler olduğunu, asıl mutluluğu hedefimiz yolunda ilerlerken elde edeceğimizi ve hedefimize vardığımızdıysa yeni hedefler belirlemessek iç buhrana gireceğimizi anlamamı sağladı. Çok uzun oldu ilerideki yazılarımda nasıl kısaltmam gerektiğini söylerseniz sevinirim. Bundan sonra Ahlağın Soykütüğü üzerine incelemesini yazacağım.
submitted by mcpolitika to hergun50sayfakitap [link] [comments]


2019.11.27 17:50 Ruzhdikovl Yardıma ihtiyacı olan biri

Geçen bir video paylaştım bilen bilir başlık olarak da sevdiğim kıza reddedileceğimi düşündüğüm için açılamadığımı yazmıştım kızı sevdiğimi kimse bilmiyor 1 kişi dışında yorumlarda bir arkadaşın yazısı üzerine biraz düşündüm de kıza açılamama sebebimin belki de beni reddettiği zaman düşeceğim durum olduğunu düşünüyorum hani vardır ya içinde bir boşluk olur birilerini sevmeye ihtiyacın vardır belki de o duruma düşmekten korkuyorum o ne yapacağını ne için yaşadığını bilmemek beni korkutan şey olabilir çünkü düşündüğüm zaman hayatıma dönüp baktığımda uzun süredir bu kız dışında yaşamak için başka nedenim olmadığını gördüm her sabah kızı görmek için okula gidiyorum neredeyse tüm günümü onu düşünerek geçiriyorum ama bunun haricinde kendime baktığım zaman görüyorum ki eskisi kadar iyi anlaştığım arkadaşlarımla aram açılmış her şeyi konuşamaz olmuşuz (kızı sevdiğimi de hiç birine söylemedim) aileme baktığım zaman artık hiç bir sevgi olmuyor içimde aileye karşı pek bir sevgi beslemiyorum sanırsam her şeyim bu kız olmuş durumda hayatımda en çok değer verdiğim şeylerde 2. sırada ilk sırada olan da benim zaten kendime daha çok değer vermeseydim bu kadar derin düşünüp beynimi sikeceğimi kıza açılıp reddimi yerdim işin özü baya yazmışım kusura bakmayın buraya kadar okuyanlar için sizden istediğim tek şey bana 2 şey hakkında tavsiye vermeniz 1 kıza açılmayı düşünüyorum (kızı elde etmek gibi bir derdim yok) bunu nasıl yapmalıyım ne konuşmalıyım daha doğrusu hislerimi en doğru şekilde nasıl anlatmalıyım 2 eğer red yersem ki büyük ihtimalle yiyecem hayatıma nasıl devam edebilirim
submitted by Ruzhdikovl to KGBTR [link] [comments]


2019.11.20 11:10 masalokucomtr Evangeline Lilly Kimdir

Evangeline Lilly Kimdir
https://preview.redd.it/9i5sb7kwftz31.jpg?width=728&format=pjpg&auto=webp&s=80fd575cbc0d5cf5c5471b725c36ab2034e10add
Tam adı: Nicole Evangeline Lilly Doğum Tarihi: 03.08.1979 Doğum Yeri: Fort Saskatchewan, Alberta, Kanada Yaşı: 40 Boyu: 1,68 m Ailesi: Eşi: Murray Hone (e. 2003-2004), Norman Kali ( 2010-) Ortak(ları): Norman Kali ( 2010-) Çocuk(ları): Kahekili Kali Mesleği: Oyuncu, Yazar Aktif Olduğu Yıllar: ( 2002-)

Evangeline Lilly Biyografisi

Nicole Evangeline Lilly, ailenin iki kızından ilki olarak Alberta, Kanada’nın Fort Saskatchevan kasabasında dünyaya geldi. Annesi güzellik uzmanı, babası ise ev ekonomisi öğretmeni olarak çalışıyordu. Lilly’nin çocukluk yıllarında, ailenin koyu Hristiyan bir inancı benimsemeleri sebebi ile televizyonları yoktu. Daha çocukluk yıllarında güzel bir kız olan Lilly, 14 yaşına kadar çeşitli çocuk projelerinde gönüllü olarak yer aldı. British Columbia Üniversitesi’nde henüz bir uluslararası ilişkiler bölümü öğrencisiyken, bir dünya kalkınması ve insan hakları komitesi oluşturdu ve bu komiteyi yürütmek gibi önemli işler yaptı. 18 yaşındayken Filipinler’de, kısa bir süre için yapmış olduğu misyonerlik sırasında, otlardan yapılmış bir kulübede yaşadı.
İngiliz Kolombiyası’nda, Kelowna caddelerinde Ford Modellik Ajansı tarafından keşfedildi. Lilly, modellik yapmak istemediğinden bu fikre olumlu bakmasa da daha sonra üniversite masraflarını karşılayabilmek için Ford’un oyunculukla ilgilenen bir koluyla iletişime geçerek anlaşma imzaladı. Bir video oyunları programı olan Judgemet Day’de yer aldı. Çok sayıda LiveLinks Chatline televizyon reklamında boy gösterdi. 2003 yılında, Liseli bir kıza hayat verdiği Freddy vs. Jason’da ekran karşısına çıktı. Smallville’in bir bölümündeki havuz sahnesinde ve 2004’te ABC’de yayında olan korku dizisi Kingdom Hospital’de oynadı. Güzel oyuncu konuştuğu ilk rolünü ise Lost dizisinde yakaladı.
Lilly, uzun süre çalışma vizesi alamadığı için Lost dizisinde oynaması kararlaştırılmasına rağmen Amerika’ya giriş yapamadı. Lilly yerine başka bir oyuncu düşünülmeye başlandığı sırada Evangeline bu sorunu aştı ve 1 gün gecikmeli olarak çekimlerde bulunabilmeyi başardı. Lost dizisi için seçmelere katıldığı zaman, rolü elde edeceğini hiç düşünmedi. Sonrasında ise 2004 yılında başlamış olan bu dizide 6 sezon 2010 yılına kadar kesintisiz bir şekilde yer aldı. Kate Austen karakteri ile birlikte pek çok farklı ödül için adaylıklar elde etti ve bunların büyük bir kısmını da kazanmayı başardı. Entartainment Weekly tarafından 2004 yılında 80.000 dolar kazanarak 2004’ün çıkış yapan yıldızı olarak seçildi. Çekimleri Hawaii’de yapılan Lost dizisinin çekimleri sırasında, önceden yüzme bilmeyen ünlü aktriste yüzmeyi öğrenerek tutku haline getirmiştir.
Bir zamanlar uçuş görevlisi olan ve çok iyi Fransızca bilen Evangeline, Kanadalı hokey oyuncusu Murray Hone ile 2003-2004 yılları arası evli kaldı. Başarılı oyuncu bir süredir birliktelik yaşadığı kendisi gibi oyuncu olan Lost dizisindeki rol arkadaşı Dominic Monaghan ile nişanlandı ve 2004-2009 yılları arasında birlikte yaşadılar. 2010 yılında Norman Kali ile evlendi ve bu evliliğinden Kahekili adında bir oğlu oldu.

Evangeline Lilly hakkında İlginç bilgiler

  • Çok akıcı bir Fransızca ’ya sahiptir.
  • Doğum günü ve isim gibi şeyleri çok kolay unuttuğunu söylemektedir.
  • Hobileri buz pateni, kano, rafting, snowboard ve dağcılıktır.
  • 2005’te Maxim dergisinin anketinde Yılın En Seksi 100 Kadını listesinde 2. sırayı almıştır.
  • University of British Columbia’da Uluslararası İlişkiler okumuştur.
  • Şu ana kadar 8 tane araba kazası yapmıştır.
  • Boş zamanının büyük bir çoğunluğunu spor yaparak geçirmektedir.
  • Küçüklüğünde suya karşı fobisi vardı.
  • Ağaçlara kolayca tırmanmasından dolayı setteki arkadaşları tarafından Monkey diye çağırılırdı.
  • Oyunculuğu süresinde ise yalnızca Lost’ta rol almadı. Bir taraftan dizilerde rol alırken diğer bir taraftan da pek çok sinema filminde yer aldı.

Evangeline Lilly Filmleri

  • 2003- The Lizzie McGuire Movie (2003)→Polis
  • 2003- Stealing Sinatra →Model
  • 2003- Freddy vs. Jason →Öğrenci
  • 2005- The Long Weekend →Simone
  • 2008- Afterwards→Claire
  • 2008- The Hurt Locker →Connie James
  • 2011- Real Steel (2011)……..Bailey Tallet
  • 2013- The Hobbit: An Unexpected Journey (2013)→Tauriel
  • 2014- Hobbit: Beş Ordunun Savaşı (2014) – Part 3 (The Hobbit: The Battle of The Five Armies) →Tauriel

Evangeline Lilly Televizyon & Dizi

  • 2007- Punk’d
  • 2004–2005-2006-2007-2008-2009-2010- Lost →Kate Austen
  • 2004– Kingdom Hospital (misafir) →Benson’ın Kızarkadaşı rolünde
  • 2003–Tru Calling (misafir)→ Parti Görevlisi
  • 2002–Smallville → (misafir) Wade’in Kızarkadaşı rolünde (Sezon 1, Bölüm 13 “Kinetic”)
  • 2002- Judgment Day →(misafir) JD Kızı
  • Elisha Cuthbert Kimdir
  • Biyografi
  • Ebru Polat Kimdir
  • https://masaloku.com.tr

kaynak: https://masaloku.com.tevangeline-lilly-kimdir.html
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.11.19 22:47 fragmanlife Babil Dizisi Oyunculari ve Karakterleri

Babil Dizisi Oyuncuları ve Karakterleri The Choice ismi ile dünyaya tanıtılan Babil dizisi BeIN Connect’te tüm dünya ile aynı anda Türkiye’de de yayında olacak.
Ay Yapım’dan 2019 2020 yeni sezonunda harika bir aşk dizisi daha izleyeceğiz. Şimdilik ismi Babil olarak geçen yeni dizi için Star TV ve dijital platformalar ile görüşmeler devam ediyor. Efsane bir senaryo ile yola çıkan Ay Yapım Babil dizisinin senaryosunu Nükhet Bıçakçı ile Özlem Yücel’e zimmetledi. Nükhet Bıçakçı ile Özlem Yücel’in taçlandırdıkları Babil dizisi senaryosu ise ünlü yönetmen Uluç Bayraktar tarafından çekilecek. Uluç Bayraktar bilindiği üzere son olarak Türkiye’nin yakın geçmişine damga vuran dizilerden İçerde ve Karadayı’da da yönetmen olarak yer almıştı.
Babil Dizisi Konusu Babil dizisinde İrfan büyük bir üniversitede Ekonomi hocası olarak çalışmaktadır. İdealist bir profesör olan İrfan öyle bir zaman gelir ki düşünceleri yüzünden işinden atılır ve hiç bir yerde iş bulamaz. Kötü olaylar üst üste gelir İşsiz kalan İrfan’ın oğlu ise pahalı bir tedavi gerektiren ölümcül bir hastalığa yakalanır. Çaresiz durumda kalan İfan yakın arkadaşı Egemen ile emlak sektörüne atılır ve yaptıkları bir sahtekarlıkta yakayı ele verirler. Mafya ellerinde ki her şeyi alınca bu sefer iki kafadar Türkiye’nin en büyük saadet zincirini kurarlar ve çok para kazanırlar. Kazanılan bu para İrfan, İrfan’ın eşi, yakın arkadaşı Egemen ve eski nişanlısı arasında gizlenen sırların ortaya çıkmasına neden olur.
Babil Dizisi Oyuncuları Aslı Enver Aslı Enver denilince tüm dünyada akılara İstanbul’lu Gelin dizisi gelmektedir. 10 Mayıs 1984 de İngilitere’nin başkenti Londra’da doğan aslı Enver Aslen Kuzey Kıbrıslıdır. 12 yaşındayken istanbul’a gelen ve eğitimine devam eden Aslı Enver oyunculuk hayali ile Pera Güzel Sanatlar Lisesi’ni ve sonrasında İstanbul Haliç Üniversitesinin Tiyatro Bölümünü bitirdi. İlk olarak Hayat Bilgisi dizisinde oyunculuğa başlayan Aslı Enver Suskunlar ve Bana Artık Hicran De gibi dizilerde rol almıştır. Sevgilisi murat boz ile 2016 da Kardeşim Benim filminde yer alan Aslı Enver İstanbul’lu Gelin’den önce Kış Güneşi dizisinde yer almıştır.
Halit Ergenç (İrfan) Halit Ergenç 30 Nisan 1970 de İstanbul’da dünyaya gelmiştir ve şuanda 49 yaşının içindedir. 2007 de Gizem Soysaldı ile 1 yıl evli kalan Halit Ergenç eşinden ayrılmış ve 2009 da kendisi gibi oyuncu Bergüzar Korel ile evlenmiştir. Ünlü çiftin taktir edilen ve mutlu bir evlilikleri vardır. 1996 yılından beri 23 yıldır sanat camiasında aktif olan Halit Ergenç Mimar Sinan Üniversitesi Opera ve Tiyatro bölümü mezunudur. Aslında başarılı bir öğrenci olan Halit Ergenç İstanbul Teknik Üniversitesinde Gemi İnşaat Mühendisliği bölümünü kazansa da bu işin kendine göre olmadığını anlamış ve yetenekli olduğunu fark ettiği tiyatroya geçmiştir.
Halit Ergenç’in tiyatrodan sonda büyük bir çıkış yakaladığı iki dizisi vardır Biri Aliye diğeri de Binbir Gece dizisidir. Daha sonra 2011-2014 Muhteşem Yüzyıl dizisinde Kanuni Sultan Süleyman rolü ile dünyanın önünde saygı ile eğildiği bir isim halien gelmiştir. Sın olarak Vatanım Sensin dizisinde Cevdet karakteri ile yer almış ve yine başarısını ispat etmiştir. Oldukça yüksek bir bölüm başı ücret isteyen Halit Ergenç her projeye evet demeyen yer aldığı projede de başarısızlık yüzü görmeyen bir deneyimdir.
İrfan haksızlıkların karşısında dimdik durabilen; kararlı ve inatçı bir akademisyendir.
Ozan Güven Ozan Güven son olarak Baba Sahne’nin DonKişot oyununda Yüsra Geyik ile birlikte rol almıştır. Ozan Güven yğne 2018 de Meryem Uzerli ile Annemin Yarası filminde başrolde yer almıştı. 1975 yılında Almanya’da gurbetçi bir ailenin evladı olarak doğan Ozan Güven Mimar Sinan Üniversitesinde Modern Dans eğitimi almıştır. Daha sora Şahika Tekand tiyatrosunda sahne tozu yutan Ozan Güven son dönemde dizilerde yer almasa da daha önce döneme damga vurmuş Muhteşem Yüzyıl ve Bir İstanbul Masalı gibi dizilerde yer almıştır. 2010 yılında yönetmen eşi Türkan Derya’dan boşanmıştır. 1 çocuk babası bekar bir adamdır. Şuanda Ece Önen ile sevgilidir. Ozan Güven denilince akıllara ayrılmaz ikililer Cem Yılmaz’da gelmektedir. Son dönemde Arog, Gora ve Yahşi Batı gibi yapımlara birlikte imza atmışlardır.
Birce Akalay Birce Akalay son dönemde Benimle Söyle isimli şarkı yarışmasında jüri olarak yer almıştır. Daha önce de 2019 da Ağlama Anne dizisinde yer almış ama dizisi tutmamıştır. Son dönemlerin dizi tutturamayan ama ününden de hiç bir şey kaybetmeyen isimlerinden biri olan Birce Akalay 1984 İstanbul doğumludur. 35 yaşının içinde olan Birce Akalay Haliç Üniversitesi Konservatuvar bölümü mezunudur. Birce Akalay ilk olarak Tv8 de spor spikerliği yapar. Kader dizisi ile oyunculuğa geçen Birce Akalay Küçük Ağa dizisi ile büyük bir çıkış yakalamış aynı zamanda rol arkadaşı Sarp Levendoğlu ile de evlenmiştir. Evli ve Öfkeli dizisi ile tutunamayan Birce akalay sonrasında Esra Hayat Bazen Tatlıdır dizisinde Hayat öğretmen olarak yer almış dizi beğenilse de yine uzun ömürlü olamamıştır. 2017 de ise Siyah Beyaz Aşk dizisinde Doktor Aslı karakteri ile dünyada tanınan bir oyuncu olmuştur. Murat Ünalmış ile de bir evlilik geçirmiştir.
Nur Fettahoğlu
Nur Fettahoğlu son olarak Kardeş Çocukları dizisinde Umay Karay karakteri ile efsaneleşmiştir. Daha dizisi final yapmadan yeni dizisi Babil ile anlaşmıştır. 1980’de Almanya’da dünyaya gelen Nur Fettahoğlu 29 yaşındadır. Aşk-ı Memnu dizisinde hayat verdiği Peyker karakteri ile çok sevilen genç oyuncu Haliç Üniversitesi Moda Tasarım mezunudur. Nur Fettahoğlu haber spikeri olarak sektöre girmiştir. Nur Fettahoğlu Muhteşem Yüzyıl dizisindeki Mahidevran Sultan karakterine hayat vererek dünyada tanınan ve sevilen bir isim haline gelmiştir. 2017 ve 2018 de Hayat Yolunda ve Filinta dizilerinde yer almıştır. Filinta dizisinde Süreyya ve Fi dizisinde Billur karakterlerine hayat vermiştir.
Fuat Fatih Odabaşı Fuat Fatih Odabaşı Muhteşem İkili dizisinin Kaan’ı olarak tanınmış çocuk oyuncudur. 4 Kasım 2011’de doğan Fuat Fatih Odabaşı 8 yaşındadır. İlker Ayrık’ın Çocuk Programı 10 Numara 5 Yıldız’a konuk olmuştur kardeşi ile birlikte
Mesut Akusta Mesut Akusta Karagül dizisinde hayat verdiği Kendal Şamverdi karakteri ile tanınmıştır. 1964 Konya doğumlu olan doğan Mesut Akusta 26 yıllık oyunculuk kariyerinde sayısız projede yer almıştır. 55 yaşının içinde olan Mesut Akusta 2018 de Yıldızlar Şahidim dizisinde yer almış dizisi tutmamıştır. Son olarak 2019 da Yüzleşme dizisinde Battal karakteri ile yer almıştır ama dizi izlenmemiştir. 2019’un sonunda ise 7. Koğuştaki Mucize filminde kendine yer bulmuştur.
Babil Dizisinden Gelen Teklifi Redden Oyuncular Babil dizisi için ünlü oyuncu Neslihan Atagül’e de teklif gitmişti; ancak Neslihan Atagül Star TV’nin merakla beklenen dizisi Sefer’in Kızı dizisi ile anlaştı. Bu durumda Babil dizisinden Halit Ergenç ile Neslihan Atagül partner olamayacak.
Neslihan ATAGÜL Neslihan Atagül 1992 İstanbul doğumludur ve şuanda 27 yaşının içindedir. Yeditepe Üniversitesinde aldığı oyunculuk eğitiminden sonra dönemin önemli işlerinden Yaprak Dökümü dizisi deneme çekimlerine katılmış ve dizide Deniz karakterine hayat verme şansı elde etmiştir. Yaprak Dökümü dizisinde yeteneğini ve güzelliği ile dikkat çeken Neslihan Atagül daha sonra Fatih Harbiye dizisi ile çocuk oyunculuktan sonra kadın başrol olarak yer almıştır. Neslihan Atagül son olarak Kara Sevda dizisi ile dünyanın tanıyıp kabul ettiği bir kadın başrol olmuştur. Kendisi gibi oyuncu Kadir Doğulu ile evlidir.
Babil dizisi ile ilgili gelişmeleri bu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Dizinin kadrosuna yeni dahil olan oyuncular olduğunda sayfamıza eklenecektir.
Yasak Elma Fragman Kadın Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Elimi Bırakma Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Dizi Fragmanlar Yeni Fragmanlar Sesli Chat Zalim İstanbul Fragman Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Çocuk Fragman Güvercin Fragman Ferhat İle Şirin Fragman Sevgili Geçmiş Fragman Aşk Ağlatır Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.11.19 12:40 fragmanlife Limit Dizisi Oyunculari Kadrosu ve Karakterleri

Limit Dizisi Oyunculari Kadrosu ve Karakterleri Türk dizileri ile ilgili çok önemli yatırımlar yapan Beın Connect daha önce Babil dizisini çekmiş ve Babil dizisi için Aslı Enver, Halit Ergenç, Ozan Güven, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu ve Mesut Akusta gibi isimler ile anlaşma imzalamıştı. Babil dizisinden çok önemli olumlu tepkiler alan Beın Connect daha Babil dizisini yayınlamadan şimdi de Limit dizisi için çalışmalara başladı. Limit dizisinin senaryosunu okuyan ve çok beğenen Beın Connect yönetimi kesinlikle bu senaryonun çekilmesini istedi.
Limit dizisinin senaryosu çok gizli tutulsa da başrollerinde Keren Bursin ve Afra Saraçoğlu’nun ismi geçiyor. Aynı zamanda Türkiye’de sporun önemli kanallarından olan Beın Connect spor yayınlarının yanı sıra Türkiye’de ki üyelerine orijinal içeriklerde sunmayı düşünüyor. Dünyada da bir çok üyesi bulunan Beın Connect Netflix gibi bir platform kurarak internet televizyonu piyasasından pay almak istiyor.
Bir aylık ücretsiz deneme özelliği de bulunan Beın Connect platformunda televizyonda yayınlanan tüm dizilerin tekrarını reklamsız izleme seçeneği sunarken; bir çok belgesel ve spor kanalını da ücretsiz üyelerine sunuyor.
Limit Dizisi Konusu
Limit dizisi aksiyon içerikli bir dizi olacak aynı zamanda içinde romantizmi de barındıracak.
Limit Dizisi Oyuncuları Birkan Sokullu 1985 İstanbul doğumlu olan Birkan Sokullu 34 yaşındadır. İlk olarak basketbol ile ilgilenen Birkan Sokullu profesyonel basketbol oynamış daha sonra manken olarak sektör değiştirmiştir. Maltepe Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı eğitimi alan Birkan Sokullu 2003 yılında yapılan Best Model of Turkey yarışmasında 3. olmayı başarmıştır. Ünlü oyuncu Aslı Enver ile bir evlilik geçiren Birkan Sokullu Aslı Enver’den ayrıldıktan sonra Berrak Tüzünataç ile bir ilişkiye başlamıştır.
Dolunay Soysert’in keşfetmesi ile oyunculuğa başlayan Birkan Sokullu Kurt Seyit ve Şura dizisinde hayat verdiği Petro karakteri tanınmış daha sonra Hayat Şarkısı dizisinde hayat verdiği Kerem karakteri ile ünlenmiştir. Son dönemde Yüz Yüze ve Yaşamayanlar isimli internet dizilerinde başrol de yer almıştır. Birkan Sokullu olarak Bir Aile Hikayesi dizisinde Berk karakteri ile yer almıştır.
Kerem Bursin Keren Bursin 4 Haziran 1987 İstanbul doğumludur ve 32 yaşının içindedir. 71 kg olan Kerem Bursin 179 cm boyu olan Kerem Bursinb fit ve kaslı bir vücuda sahiptir. Spor yapmayı çok seven Kerem Bursin aynı zamanda iyi bir boksördür. 2006 yılından beri sanat hayatı içinde yer alan Kerem Bursin 2014 yılunda GQ Men Of The year ödülünü kazanmıştır. 12 yaşında Amerika’ya giden Kerem Bursin Dünyanın bir çok bölgesinde yaşamıştır. Amerika da pazarlama ve iletişim eğitimi alan Kerem Bursin Amerika’da ek olarak oyunculuk eğitimleri almış ve tiyatro çalışmaları yapmıştır.
İlk olarak Kanal D’de yayınlanan Güneşi Beklerken dizisinde hayat verdiği Kerem Sayer karakteri ile tanınan Kerem Bursin daha sonra da Şeref Meselesi dizisinde yer almış ve çok sevilmiştir. 2017 yılına gelindiğinde Bu Şehir Arkandan Gelecek dizisinde Ali Smith karakteri ile başrolde yer alan Kerem Bursin son olarak 2018 de Muhteşem İkili dizisinde Mustafa Kerim Can karakteri ile yer almıştır. Türkiye de ve dünyada milyonlarca hayranı olsa da Kerem Bursin’in sinema ve dizi hayatı ne yazık ki başarısızlıklarla doludur. Türkiye’de oyunculuğa başladığı Güneşi Beklerken dizisi ile başarıyı yakalayan Kerem Bursin diğer dizileri ne yazık ki tutmamıştır. Kerem Bursin bence şansız bir oyuncudur. Oyunculuğu konusunda kimsenin tereddütü yoktur. Ünlü oyuncu Serenay Kaya ile uzun süreli bir ilişkisi olmuştur.
Kerem Bursin Limit dizisi ile bir kez daha bir aksyion dizisinde yer alacak ve güçlü bir karaktere hayat verecektir.
Afra Saraçoğlu 2 Aralık 1997 İstanbul doğumlu olan Afra Saraçoğlu 22 yaşının içindedir Türkiye’nin en güzel kızlarından biri olan Ara Saraçoğlu Eskişehir Anadolu Üniversitesi mezunudur. Güzelliği ile dikkat çeken Afra Saraçoğlu ilk olarak 2016 da Özcan Deniz’in İkinci Şans filminde oynamış ve yeteneğini gösterme şansı bulmuştur. Afra Saraçoğlu’nu Özcan Deniz Sosyal Medyada görmüş ve güzelliği ile dikkat çekeceğini düşündüğü için İkinci Şans filminde ona yer vermiştir.
Fazilet Hanım ve Kızları isimli Star Tv dizisinde Ece Çamkıran karakteri ile bir anda kendisini başrolde bulan Afra Saraçoğlu aynı yıl içinde Tolga Sarıtaş’ın da dikkatini çekince Tolga Sarıtaş’la da Kötü Çocuk filminde oynama şansı elde etmişti. Afra Saraçoğlu son olarak Kardeş Çocukları dizisinde Hayat karakteri ile bir kez daha izleyicinin karşısına çıkmıştır. Şuanda açık ara Türkiye’nin en güzel kızı olarak gösterilmektedir. Ünlü oyuncu Mert Yazıcıoğlu ile aşk yaşamaktadır.
Afra Saraçoğlu Limit dizisi ile ilk defa bir internet projesinde yer alacak ve ilk defa Limit dizisi ile bir aksiyion dizisinde yer alacaktır.
Yasak Elma Fragman Kadın Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Elimi Bırakma Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Dizi Fragmanlar Yeni Fragmanlar Sesli Chat Zalim İstanbul Fragman Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.11.03 22:10 31_kebab_31 At hırsızlığı

At hırsızlığı
At çalma ya da at hırsızlığı, başkasına ait olan at ya da atları çalıp kendine mal etmektir.
Çerkesler (Adığeler) ve Abazalar ile Abhazlarda at çalmak yiğitlik göstergesi olup delikanlılar için kızlarla evlenebilmenin bir koşuludur. Kafkas-Rus savaşlarında, Çerkesler için en büyük prestij, akınlarla Rus askerlerinin bulunduğu yerleri basıp, oradan onların atlarını almaktır; bu baskınlarda elde edilen ve getirilen atlardan dolayı, zamanla evlenmek isteyen delikanlıların Rus birliklerine baskın yapıp at getirmesi istenmiş; bu yüzden de Türkiye’de böyle bir algı oluşmuştur; biraz da espri konusu yapılarak, “Çerkesler, at hırsızı” denilmiştir; halbuki bu at çalma meselesi, Çerkeslerin cesaretinin bir göstergesidir. Çerkeslerde başlık, Kafkasya'da evlenecek gencin sınırı aşıp Ruslardan bir at çalıp getirmesi ve atı kızın dayısı, amcası ya da oğullarından birine vermesi ve böylece yiğitliğini ispat etmesi şekli ile başlamıştır.
Geleneklere göre bir çerkes kızı almanın en onurlu yolu müstakbel gelin hanımın babasına ait atı çalmaktır. Dolayısıyla soyunun devam edebilmesi için kaygı duyan her çerkes erkeği talimli ve potansiyel bir at hırsızı olmak zorundadır. Bu folklorik bu mecburiyettir.
Buna dair bir kaç fıkra vardır*:
Çerkesin biri nehrin kenarında oturmuş, dua ediyordur. Tatar atıyla oradan geçerken Çerkesi farkeder. Onun yanına gelip "ne yapıyorsun çerkes?"der. Çerkes "bu nehir kutsaldır, dua edilirse kabul olunur mutlaka" yanıtını verir. Tatar tabi şaşırır ama ilgisini çeker. O da atından inip çerkesin yanına oturup duaya başlar. Fırsat bu fırsat diyen çerkes bir anda fırlar ve atın üzerindedir artık. Tatar olanı anlamaz, "ne yapıyorsun çerkes?" diye sorar. Çerkes de "eee benim duam kabul oldu, seninki de kabul olur inşallah" deyip atla çekip gider.

Hakim,at hırsızı Çerkes"e sormuş: "Niye çaldın adamın atını?" Çerkes yanıtlamış: "Hakim bey, yanlış biliyosunuz. O at benim. Allah deveyi araplara, eşşeği acemlere, Atıda biz çerkeslere yarattı. Allahın bana yarattığı atı bir başkasında görünce geri alıyorum.
Siz malınızı başkasında bırakırmısınız?"...
submitted by 31_kebab_31 to kopyamakarna [link] [comments]


Bir kızı çok sevmiştim tofaşk klip - YouTube Kenan Adil ‐ Göçmen Kızı (Türküler Mix) - YouTube Kadınları Kendine Aşık Etmenin 10 Yolu - YouTube Melihat Gülses - Göçmen Kızı Hoşlandığınız Birini İmkansız Gibi Gözükse de Kendinize ... Göçmen Kızı  Türkçe Olimpiyatları Eğer Bunu Söylerseniz Kadınların %99.9'unu Elde Edersiniz ... Bir Kızı Çok Sevmiştim - BESTE Taylan Kaya - Gelme Sakın / SÖZLERİYLE - YouTube Tek Kelime Etmeden Bir Kızı Etkilemenin 10 Yolu - YouTube

Bir Kızı Aşık Etme Büyüsü medyumege.com

  1. Bir kızı çok sevmiştim tofaşk klip - YouTube
  2. Kenan Adil ‐ Göçmen Kızı (Türküler Mix) - YouTube
  3. Kadınları Kendine Aşık Etmenin 10 Yolu - YouTube
  4. Melihat Gülses - Göçmen Kızı
  5. Hoşlandığınız Birini İmkansız Gibi Gözükse de Kendinize ...
  6. Göçmen Kızı Türkçe Olimpiyatları
  7. Eğer Bunu Söylerseniz Kadınların %99.9'unu Elde Edersiniz ...
  8. Bir Kızı Çok Sevmiştim - BESTE
  9. Taylan Kaya - Gelme Sakın / SÖZLERİYLE - YouTube
  10. Tek Kelime Etmeden Bir Kızı Etkilemenin 10 Yolu - YouTube

Bir Kızı Çok Sevmiştim - BESTE YUNUS YILMAZ. Loading... Unsubscribe from YUNUS YILMAZ? ... Karanlik sisli bir izmit gecesi - Duration: 1:08. #furkan #yildiray 123 3,821,978 views. Kız kaçırma Online Atölye/Seans/Eğitim ve Pdf Setimiz için: [email protected] Tuncay Yeşilpınar Sosyal Medya Hesapları: https://www.tuncayyesilpinar.com https://ww... Bir kızı nasıl etkilersiniz? Hoşlandığınız kızı şiirsel sözlerle ve becerikli iltifatlarla etkilemek, bugünlerde pek de basit bir iş değil. Etkilenme genelli... Birçok ilişki uzmanı size çekiciliğin ve yakınlığın bir ilişkide çok önemli olduğu tavsiyesini verecektir. Ancak onlar büyük resmi kaçırmaktadırlar. Çünkü bu... Bosna Hersek Slovenya Göçmen Kızı Ben bir göçmen kızı gördüm tuna boyunda Elinde bir deste gül var, hasret koynunda Elinde bir deste gül var, hasret koynun... Söyle söyle göçmen kızı annen var mıdır ? 'Ne annem var ne babam var kalmışım öksüz' Sen bir öksüz ben bir garip alayım seni Alayım da gurbet elde sarayım seni Telgrafın ... Taylan Kaya - Gelme Sakın / SÖZLERİYLE Ben bir de hayalerim Bindik bi gemiye, kaptansa ben yine Dalmışım o eski günlere Söylenen sözlere içim acıdı yine Hang... Kenan Adil - Göçmen Kızı Turkuler mix. Kaynak - Fethiye İşçiler Aranjiman - Nihad Melikov Mix - Rabil Seferli Kaman - Cahandar Mikaylov Videographer - Novruz... Merhaba, bu videoda kadınları yanlışa düşmeden kendinize nasıl bağlarsınız on adımda anlatıyorum. Bu maddelere uyanların aşama kaydedeceğine garanti veriyoru...